Maide suresi 80. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ ﴾ [المائدة: 80]
ayet arapça & türkçe okunuşuTerâ keśîran minhum yetevellevne-lleżîne keferû(c) lebi/se mâ kaddemet lehum enfusuhum en saḣita(A)llâhu ‘aleyhim vefî-l’ażâbi hum ḣâlidûn(e) [Maide: 80]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Çoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdüğü ne kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir, onlar azabta temellidirler. [Maide: 80]
Maide Suresi 80. ayet tefsiri
Din ve iman iddiasında bulunan Kitap ehlinden bir çoğu, Allah Resûlü’ne ve mü’minlere kinlerinden dolayı kâfirleri, müşrikleri dostlar ediniyorlar ve onların tarafını tutuyorlardı. Resûl-i Ekrem ( s.a.s. )’e karşı savaşmak konusunda ittifak kurmak için Mekke müşriklerinin yanına gitmişlerdi. Hatta müşrikler kendilerine, “ Bizim dinimiz mi yoksa Muhammed’in dini mi haktır, hangimiz doğru yoldayız? ” diye sorduklarında “ Siz doğru yoldasınız ” diye cevap veriyorlardı. ( bk. Nisâ 4/51 ) Bu tavır ve davranışlarıyla onlar âhiretleri için son derece kötü bir amel işlemekte; Allah’ın gazabına uğramalarına ve kâfir olarak ölerek ebediyen azap içinde kalmalarına sebep olacak işler yapmakta idiler. Eğer onlar Allah’a, Peygamber’e ve kitaplara gerçekten inanmış olsalardı, müslümanlar aleyhine kâfirleri ve müşrikleri dost edinemezlerdi. Çünkü bunun haram olduğu kendi peygamberlerinin şeriatinde ve ona indirilen kitapta da açıkça bildirilmişti. Hâsılı hakiki iman, müşrikleri dost edinmeye mânidir. Fakat onlar mü’min değil, dinden; Allah’a, peygamberlerine ve kitaplarına imandan çıkmış fâsık kimselerdir. Bunlar içinde özellikle yahudiler ve müşrikler, mü’minlere karşı pek şiddetli bir düşmanlık beslemektedirler:
Ömer Çelik Tefsiri
Maide suresi 80 ayeti anlamı - okunuşu
Onların çoğunun kâfirleri dost ve sırdaş edindiklerini görürsün. Nefislerinin bizzat kendilerinin geleceği için işleyip gönderdikleri şey gerçekten ne kötüdür ki, bu yüzden Allah’ın gazabına uğramışlardır. Onlar cehennem azabı içinde ebedî olarak kalacaklardır.
Mokhtasar tefsiri
-Ey Resul!- Bu kâfir Yahudilerin çoğunun, kâfirleri dost edindiklerini, onlara meylettiklerini, sana ve Allah`ı birleyen muvahhitlere karşı düşman olduklarına şahit olursun. Küfredenleri dost edinmeleri ne kadar da kötü bir iştir. Bu Allah`ın onlara gazaplanmasına, onları ebedî cehenneme girdirmesine ve orada kalıp ebediyen çıkamamalarına sebep olur.
Ali Fikri Yavuz
Ehl-i Kitabdan çoğunu görürsün ki, müminlere olan kinlerinden ötürü, müşriklere (Mekke kâfirlerine) dostluk ederler. Elbette nefislerinin kendileri için, âhiret hesabına, ileri sürdüğü şeyler ne kötü! Allah, onlara gazâb etti ve onlar azâb içerisinde devamlı olarak kalıcıdırlar
İngilizce - Sahih International
You see many of them becoming allies of those who disbelieved. How wretched is that which they have put forth for themselves in that Allah has become angry with them, and in the punishment they will abide eternally.
Maide suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Onların çoğunu görürsün ki kafirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah'ın gazabına uğrayacaklardır ve azap içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Onların (kitab əhlinin) bir çoxunun kafirlərlə dostluq etdiyini görürsən. Gör nəfslərinin əvvəlcədən onlar üçün hazırladığı şey (küfr) necə pisdir ki, Allahın onlara qəzəbi tutmuşdur. Onlar əbədi əzaba düçar olanlardır!
Kuran Araştırmaları Vakfı
Onlardan çoğunun, inkar edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret hayatları için) önceden hazırladığı şey ne kötüdür: Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!
Maide suresi (Al-Maidah) 80 ayeti arapça okunuşu
﴿تَرَىٰ كَثِيرًا مِّنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ أَنفُسُهُمْ أَن سَخِطَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ﴾
[ المائدة: 80]
ترى كثيرا منهم يتولون الذين كفروا لبئس ما قدمت لهم أنفسهم أن سخط الله عليهم وفي العذاب هم خالدون
سورة: المائدة - آية: ( 80 ) - جزء: ( 6 ) - صفحة: ( 121 )| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün
- Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki
- Onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?" derler.
- İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle.
- Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
- Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol
- Musa'nın ardından milleti, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler.
- Bu, Allah için güç değildir.
- Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır.
- Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik."
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Maide indirin:
Maide Suresi mp3 : Maide suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




