Şuara suresi 180. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ﴾ [الشعراء: 180]
ayet arapça & türkçe okunuşuVemâ es-elukum ‘aleyhi min ecr(in)(s) in ecriye illâ ‘alâ rabbi-l’âlemîn(e) [Şuara: 180]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi. [Şuara: 180]
Şuara Suresi 180. ayet tefsiri
Yedinci ibretli kıssa “ Eyke halkı ”nın durumudur. “ Eyke ”, sık ağaçlık, ormanlık yer demektir. “ Ashâbü’l-Eyke ” de orada yaşayan insanlardır. Hz. Şuayb hem kendi kavminin yaşadığı Medyen’e ( bk. A‘râf 7/85 ), hem de burada beyân buyrulduğu üzere Eyke halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Medyen’e gönderilişinden bahsedildiğinde “ kardeşleri Şuayb ” ifadesi kullanılırken ( bk. Hûd 11/84 ), “ Ashâbü’l-Eyke ”ye gönderilişi söz konusu edildiğinde bu kayıt düşülmez. Çünkü o, nesep itibariyle Medyenlilerin kardeşi idi, fakat Ashâb-ı Eyke’nin kardeşi değildi.
Tüm peygamberler gibi doğru sözlü, emin ve ihlâslı bir elçi olan Şuayb ( a.s. )’ın tebliğde bulunduğu insanlardan istediği hususlar şunlardı:
› Ölçeği tam ölçmek, onu eksik tutup kul hakkı yememek. Bunu başarabilmek için de doğru terazi ile tartmak. Ölçerken cömert davranarak fazla fazla ölçüp vermenin bir fazilet olduğunda ise şüphe yoktur.
› İnsanların mallarını eksiltmemek ve onları haklarından mahrum etmemek. Onların mallarının değerini meşrû olmayan yollarla düşürmeye çalışıp kimseye zulmetmemek.
› Yol kesmek, baskın yapmak, fitne çıkarmak, ekinleri çiğneyip yok etmek gibi yeryüzünde bozgunculuk yapmamak, karışıklık çıkarmamak.
› Onları da, onlardan önce gelip geçmiş nesilleri de yaratan Allah’tan korkmak; O’na karşı gelmekten sakınmak. İnsan nesli bir zincirin halkaları şeklinde devam etmektedir. Bu açıdan bakıldığında önceki nesillerin yaratılmasının, sonraki nesillerin dünyaya gelişi bakımından bir ilâhî lutuf olduğu anlaşılacaktır.
Güzel ve tesirli konuşması itibariyle “ Hatîbü’l-Enbiyâ ”[ 1 ] ünvanıyla anılan Hz. Şuayb’ın bu nasihatleri kâr etmedi:
[ 1 ] Hatîbu’l-Enbiyâ: Peygamberler arasında hitabetiyle ve güzel konuşmasıyla ün yapmış peygamber.
Ömer Çelik Tefsiri
Şuara suresi 180 ayeti anlamı - okunuşu
“Ben tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak Âlemlerin Rabbi Allah’tır.”
Mokhtasar tefsiri
"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."
Ali Fikri Yavuz
Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim mükâfatım ancak âlemlerin Rabbine aiddir
İngilizce - Sahih International
And I do not ask you for it any payment. My payment is only from the Lord of the worlds.
Şuara suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Mən bunun (Allahın hökmlərini, risaləti təbliğ etməyin) müqabilində sizdən heç bir muzd (əvəz) istəmirəm. Mənim mükafatım ancaq aləmlərin Rəbbinə aiddir!
Kuran Araştırmaları Vakfı
Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir.
Şuara suresi (Ash-Shuara) 180 ayeti arapça okunuşu
﴿وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ﴾
[ الشعراء: 180]
وما أسألكم عليه من أجر إن أجري إلا على رب العالمين
سورة: الشعراء - آية: ( 180 ) - جزء: ( 19 ) - صفحة: ( 374 )| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan
- "Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi
- Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
- Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve
- Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, "Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni
- Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak
- Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
- Sizin inandığınız gibi inanmış olsalar, doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz onlar çıkmazdadırlar. Onlara
- Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa
- Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini,
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Şuara indirin:
Şuara Suresi mp3 : Şuara suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




