Ankebut suresi 34. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ ﴾ [العنكبوت: 34]
ayet arapça & türkçe okunuşuİnnâ munzilûne ‘alâ ehli hâżihi-lkaryeti riczen mine-ssemâ-i bimâ kânû yefsukûn(e) [Ankebut: 34]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, "Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz" dediler. [Ankebut: 34]
Ankebut Suresi 34. ayet tefsiri
Hz. Lût’un endîşe duymasını sebebi, meleklerin yakışıklı, genç delikanlılar suretinde gelmiş olmasıydı. Lût ( a.s. ), halkının ahlâkî durumunu çok iyi biliyor ve tanımadığı bu misafirlerine zarar vermelerinden korkuyordu. Misafirleri evine kabul ettiği takdirde, onları ahlâksız insanlardan korumasını çok güç olacağını düşünüyor; kabul etmediği takdirde bunun bir peygamberin şeref ve asaletine yakışmayan bir davranış olacağını biliyordu. Hatta bu misafirleri barındırmadığı zaman, onlar herhangi bir yerde geceleyeceklerinden, o zaman da onları kendi eliyle azgın insanlara teslim etmiş olacaktı. Hûd ve Hicr sûrelerinde anlatıldığına göre şehrin insanları Hz. Lût’un kapısına dayanmışlar ve misâfirlerin, kötü niyetleri için kendilerine teslim edilmesi hususunda diretmişlerdir. ( bk. Hûd 11/78-79; Hicr 15/67-70 ) Bunun üzerine melekler kimliklerini açıklayarak, korkmasına ve üzülmesine gerek olmadığını bildirdiler ve: “ Ey Lût! Şüphesiz ki biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar senin kılına bile dokunamayacaklar… ” dediler. ( Hûd 11/81 )
Lût kavminden geriye kalan açık nişâneler, Ölü Deniz kıyısında bulunan Sodom ve Gomore harâbeleridir. Buradan geçerek Mısır ve Filistin’e gidip gelen Hicaz kâfileleri, bu harâbeleri görürlerdi. Nitekim âyet-i kerîmede Mekke’li müşriklere hitâben şöyle buyrulur:
“ Siz, yolculuğunuz esnâsında sabahları yıkılmış şehirlerinin harabelerine uğruyorsunuz. Geceleri de. Hâla aklınızı kullanıp bunlardan ibret almayacak mısınız? ” ( Saffât 37/137-138 )
İnsanlık târihinde sergilenen daha nice ibret levhaları bulunmaktadır. İşte kısa kısa kesitler hâlinde onlardan bazıları:
Ömer Çelik Tefsiri
Ankebut suresi 34 ayeti anlamı - okunuşu
“Biz büsbütün yoldan çıkmaları yüzünden bu şehrin halkı üzerine gökten dehşetli bir azap indireceğiz.”
Mokhtasar tefsiri
Biz, bu kentin ahlaksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hak etmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır.
Ali Fikri Yavuz
Doğrus biz, bu memleket halkının yaptıkları fenalıklar (küfür ve isyan) yüzünden, üzerlerine gökten bir azab indireceğiz.”
İngilizce - Sahih International
Indeed, we will bring down on the people of this city punishment from the sky because they have been defiantly disobedient."
Ankebut suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azap indireceğiz.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Biz etdikləri pozğunluğa (günahlara) görə bu məmləkət əhlinin başı üstünə göydən bir əzab endirəcəyik!”
Kuran Araştırmaları Vakfı
"Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz."
Ankebut suresi (Al-Ankabut) 34 ayeti arapça okunuşu
﴿إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰ أَهْلِ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ﴾
[ العنكبوت: 34]
إنا منـزلون على أهل هذه القرية رجزا من السماء بما كانوا يفسقون
سورة: العنكبوت - آية: ( 34 ) - جزء: ( 20 ) - صفحة: ( 400 )| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir
- De ki: "Hamd Allah'a mahsustur, seçtiği kullarına selam olsun. Allah mı daha iyidir, yoksa O'na
- Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belli bir
- O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
- Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz
- "Kadınları bırakıp, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz; evet, siz cahil bir milletsiniz."
- Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"
- Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.
- And olsun ki, senden önce nice peygamberler gönderdik; onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni
- Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Ankebut indirin:
Ankebut Suresi mp3 : Ankebut suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




