Müminun suresi 43. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ ﴾ [المؤمنون: 43]
ayet arapça & türkçe okunuşuMâ tesbiku min ummetin ecelehâ vemâ yeste/ḣirûn(e) [Müminun: 43]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir. [Müminun: 43]
Müminun Suresi 43. ayet tefsiri
Âd kavminden sonra, isimleri burada zikredilmeyip sadece işaretle iktifa edilen Semûd kavmi, Lût kavmi, Şuayb kavmi, Eyyûb ve Yûsuf ( a.s. )’ın kavimleri gibi kavimler geldi. Bunların dışında Kur’an’da kıssaları anlatılan ve anlatılmayan nice nesiller ortaya çıktı. Bunlara da ardı ardına peygamberler gönderildi, fakat peygamberlerini yalanladıkları için helak edildiler. Ancak helakleri, kendileri için tâyin edilen vakitte gerçekleşmiş; bunda herhangi bir öne alma veya erteleme olmamıştır. Sonunda onlardan ne bir şahıs, ne de bir iz kaldı; sadece dillerde ibretle anlatılan birer efsâne haline geldiler.
Gönderilen o peygamberlerden ikisi de Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn’du:
Ömer Çelik Tefsiri
Müminun suresi 43 ayeti anlamı - okunuşu
Hiçbir ümmet ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Mokhtasar tefsiri
Yalanlayan bu ümmetlerden herhangi biri, hangi vesilelere sahip olursa olsun; helak edilmeleri için belirlenmiş olan vaktin önüne geçemez ve onu geciktiremez.
Ali Fikri Yavuz
Hiç bir ümmet, ecelini, (mukadder helâk zamanını) geçip öne alamaz ve geriletemez
İngilizce - Sahih International
No nation will precede its time [of termination], nor will they remain [thereafter].
Müminun suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Hiçbir ümmet, helak edilmesi mukadder olan zamanı ileriye alamayacağı gibi geriye de atamaz.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Heç bir ümmət öz əcəlini (ölüm, yaxud cəza vaxtını) nə qabaqlayar, nə də yubada bilər!
Kuran Araştırmaları Vakfı
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Müminun suresi (Al-Muminun) 43 ayeti arapça okunuşu
﴿مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ﴾
[ المؤمنون: 43]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Kentlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?
- Onlara şöyle deriz: "Bugün feryat etmeyin, doğrusu katımızdan bir yardım görmezsiniz."
- Onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer
- "Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
- Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.
- Orada; "Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, yararlı iş işleyelim" diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle
- İşte onlara, sabırlarından dolayı, ecirleri iki defa verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan
- Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit
- Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı
- İçinde burçları bulunan göğe and olsun;
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Müminun indirin:
Müminun Suresi mp3 : Müminun suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




