Saffat suresi 43. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِۙ ﴾ [الصافات: 43]
ayet arapça & türkçe okunuşuFî cennâti-nna’îm(i) [Saffat: 43]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur. [Saffat: 43]
Saffat Suresi 43. ayet tefsiri
اَلْمُخْلَصُ ( muhlas ), ihlâsa erdirilmiş kimse demektir. Bunlar, şirkin açık ve gizli her türlüsünü terk edip ibâdetlerini sırf Allah rızâsı için yapan mü’minlerdir. İnsanın bu mertebeye yükselebilmesi için, kendi gayretleriyle beraber Allah’ın hususi bir yardımının da yetişmesi gerekir. Zira “ muhlas ” kelimesinde bu mânaya işaret vardır. Cenâb- Hak, böyle olan kullarını cennetlere yerleştirecek, onları orada çeşitli nimetlerle ağırlayacaktır. Cennet nimetlerinden burada şunlar zikredilir:
✺ Naîm cennetleri; yani ebedi nimetlerle tıklım tıklım dolu cennetler,
✺ Türlü türlü cennet meyveleri,
✺ Başka âyetlerden de öğrendiğimize göre çeşitli mücevheratla işlenmiş, süslenmiş koltuklar. Cennetlikler, onlar üzerinde dostâne bir şekilde karşılıklı oturup sohbet edecekler.
✺ Akıp çağıldayan tertemiz kaynaklardan doldurulmuş, son derece berrak, içenlere doyumsuz lezzet ve haz veren içecekler. Bunlar ne dünyadaki alkollü içecekler gibi insanı sersemletir, ne bir zararı olur, ne de sarhoş yapar. “ Akan kaynak ”tan olması, onların bolluğunu gösterir. Nitekim Muhammed ( s.a.s. ) sûresinde haber verildiğine göre, cennette sudan, sütten, şaraptan ve süzme baldan ırmaklar akmaktadır. ( Muhammed 47/15 )
✺ Hanımlar. Bakışlarını yalnızca beylerine çevirmiş, başka erkeklere bakmayan, iffetli, hayalı, yumuşak bakışlı, güzel gözlü dilberler. Renkleri, toz ve topraktan korunmuş, tüyler içinde saklanmış deve kuşu yumurtası gibi; beyazla çok hafif kırmızı karşımı gül rengi gibi. Beyaz, pürüzsüz, güzel tenli eşler. Bunlar her türlü lekeden uzaktır ve kendilerine hiçbir el değmemiştir.
Şimdi size cennetliklerin doyumsuz sohbetlerinden bir kesit sunuluyor:Ömer Çelik Tefsiri
Saffat suresi 43 ayeti anlamı - okunuşu
Nimetlerle dopdolu cennetlerde.
Mokhtasar tefsiri
Zikredilen bütün bu nimetler ebedî ikamet edilip, hiç kesintiye uğramayan Naim cennetlerindedir.
Ali Fikri Yavuz
Naîm Cennetlerinde
İngilizce - Sahih International
In gardens of pleasure
Saffat suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Ebedi Naim cennetlerinde.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Nəim cənnətlərində.
Kuran Araştırmaları Vakfı
Naim cennetlerinde.
Saffat suresi (As-Saaffat) 43 ayeti arapça okunuşu
﴿فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ﴾
[ الصافات: 43]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz.
- Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.
- Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na
- Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nice olur?
- De ki: "Allah'a ve Peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez.
- And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah'a
- Yaratan bilmez olur mu? O, Latif'tir, haberdardır.
- Göklerin ve yerin hükümranlığı elbette Allah'ındır; dirilten ve öldüren O'dur. Allah'tan başka dost ve yardımcınız
- Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri bir yana, göklerde olanlar da yerde olanlar da, korku içinde
- "Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy, seni doğru yola eriştireyim."
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Saffat indirin:
Saffat Suresi mp3 : Saffat suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




