İbrahim suresi 8. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.

  1. Ayet
  2. mp3
  3. Sayfada
İbrahim suresi 8 ayeti okunuşu - Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Resmi Kur'an-ı Kerim Sayfasıdır , Abdulbaki Gölpınarlı meali, Kuran Araştırmaları Vakfı & ayet nasıl okunur : İbrahim suresi - Ibrahim aya 8 (Abraham).
  
   

﴿وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ ﴾ [إبراهيم: 8]

ayet arapça & türkçe okunuşu

Vekâle mûsâ in tekfurû entum vemen fî-l-ardi cemî’an fe-inna(A)llâhe leġaniyyun hamîd(un) [İbrahim: 8]


Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet

Musa: "Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz nankörlük etseniz, Allah yine de müstağni ve övülmeğe layık olandır" demişti. [İbrahim: 8]


İbrahim Suresi 8. ayet tefsiri

Şükür, nimet vereni tanımak, ona saygı duymak ve verilen nimeti, o nimetin yaratılış gayesi ve veriliş hikmeti istikâmetinde kullanmaktır. Malın şükrü muhtaçlara yardım etmek, ilmin şükrü bunu bilmeyenlere öğretmek ve insanların faydasına kullanmak, sıhhatin şükrü ise ibâdet ve hizmet etmektir.

Allah Teâlâ’nın kuluna nimeti iki türlüdür: Maddî nimetler, manevî nimetler. Bu nimetlerin her birine, kendilerine münasip bir tarzda şükretmek gerekir. Şükredildiği nispette de bu nimetlerin artacağı müjdesi verilmektedir. Nankörlüğün ise nimetlerin elden gitmesine ve azabın gelmesine sebep olacağı ikazı yapılmaktadır.

Ebû Ali Cürcânî şöyle der: “ İslâm nimetine şükrederseniz buna ilâve olarak imanı veririm. İman üzere bana hamdederseniz buna ilâveten ihsânı veririm. Buna şükrederseniz mârifeti veririm. Mârifete şükrederseniz sizi vuslat makamına eriştiririm. Buna şükrederseniz sizi kurbiyet derecesine eriştiririm. Bu nimete de şükretmeniz sebebiyle sizi üns ve müşâhede halvetgâhına ulaştırırım. Bu ifadelerden anlaşılmaktadır ki şükür, terakkînin merdiveni ve manevî derecelere yükselmenin vâsıtasıdır. ” ( Bursevî, Rûhu’l-Beyân, IV, 512 )

Şu altı şeyden nasibi olan kişi, şu altı şeyden mahrum kalmaz:

  Şükürden nasibi olan nimetin artmasından mahrum kalmaz. Çünkü Allah Teâlâ: “ Şâyet şükrederseniz, size olan nimetlerimi artırır da artırırım ” ( İbrâhim 14/7 ) buyurur.

  Sabırdan nasibi olan sevaptan mahrum kalmaz. Çünkü Allah: “ Ancak hakkiyle sabredenlere mükâfatları hesapsız bir tarzda ödenecektir ” ( Zümer 39/10 ) buyurur.

  Tevbeden nasibi olan tevbesinin kabul edilmesin­den mahrum kalmaz. Nitekim: “ Allah, kullarının tevbesini kabul eder ” ( Şûra 42/25 ) buyrulur.

  İstiğfardan nasibi olan bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Zira “ Rabbinizden bağışlanma dileyin! Çünkü O, günahları çokça bağışlayıcıdır ” ( Nûh 71/10 ) bu­yrulur.

  Duadan nasibi olan duasına icâbetten mahrum bırakılmaz. Çünkü Cenâb-ı Hak: “ Bana dua edin, size cevap vereyim ” ( Mümin 40/60 ) buyurmakta­dır.

  İnfaktan nasibi olan, infak ettiklerinin yerine daha iyilerinin gelmesin­den mahrum olmaz. Çünkü, “ Şunu bilin ki, hayır yolunda ne harcarsanız, Allah onun yerine yenisini verir ” ( Sebe’ 34/39 ) buyrulmaktadır.

Allah Teâlâ hiçbir şeye olmadığını bir hadis-i kudsîde şöyle haber verir:

“ Kullarım! Öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız, cinleriniz en müttakî bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu benim mülkümde herhangi bir şey artırmaz. Kullarım! Öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız, cinleriniz, en günahkâr bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu benim mülkümden en küçük bir şey eksiltmez. Kullarım! Öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız, cinleriniz bir yerde toplanıp benden istekte bulunacak olsalar, ben de her birine istediğini versem, bu benim mülkümden ancak, iğne denize daldırılıp çıkarıldığında denizden ne kadar eksiltebilirse işte o kadar azaltır. ” Müslim, Birr 55)

Şâir de bu mânaları şöyle terennüm eder:

Darr ü nef’-i küfr ü dîn olur âid sana

Sâni’-i âlem ganîdir küfr ü dîninden senin.” ( Münîb, Hoca Mustafa )

“ Senin Allah’a iman edişin de, iman etmeyip küfür ve nankörlük içinde bulunuşun da hep sana ait bir meseledir. Yoksa Allah, senin iman veya küfrüne karşı mutlak sûrette müstağnîdir. Ne imanına ihtiyacı vardır, ne de küfründen bir zarar görür. ”

O halde ey insanlar! Gönül dünyanızı saran gaflet perdelerini yırtıp, kalpleri yerinden sarsan şu dehşetli uyarılara kulak verin:


Ömer Çelik Tefsiri
İbrahim suresi Diyanet

İbrahim'den 8 Ayeti'ni dinle


İbrahim suresi 8 ayeti anlamı - okunuşu

Mûsâ devamla: “Siz ve yeryüzünde bulunan herkes birlikte Allah’a nankörlük etseniz bile bunun Allah’a bir zararı olmaz. Çünkü Allah’ın hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve her türlü övgüye lâyıktır” demişti.


Mokhtasar tefsiri

Musa -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey Kavmim! Siz ve sizinle birlikte bütün yeryüzündekiler inkâr etseniz, bu küfrünüz geri dönüp size zarar verir. Allah zatında zengin olandır. hamt edilmeyi hak edendir. Müminlerin iman etmesi ona fayda vermediği gibi kâfirlerin küfrü de O`na zarar vermez.


Ali Fikri Yavuz

Yine Mûsa şöyle demişti: “- Siz ve bütün yeryüzünde bulunanlar toptan, size verilen nimetlere nankörlük etseniz, şüphe yok ki, Allah şükrünüze muhtaç değildir ve zatında gereği üzere hamde lâyıktır.”


İngilizce - Sahih International


And Moses said, "If you should disbelieve, you and whoever is on the earth entirely - indeed, Allah is Free of need and Praiseworthy."

İbrahim suresi oku

Abdulbaki Gölpınarlı meali


Ve Musa demişti ki: Siz de nankörlük etseniz, yeryüzünde kim varsa hepsi de nankörlük etse şüphe yok ki Allah, müstağnidir ve gerçekten de hamda layıktır.


Azerice Bunyadov Memmedeliyev


Musa dedi: “Əgər siz və bütün yer üzündə olanlar nankorluq etsəniz, (bununla Allaha heç bir zərər yetirə bilməzsiniz). Çünki Allah (heç kimə, heç nəyə) möhtac deyildir. (O, bütün məxluqatı yaratdığına görə onsuz da öz-özlüyündə hər cür) tə’rifə (şükrə) layiqdir!”


Kuran Araştırmaları Vakfı


Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye layıktır."

İbrahim suresi (Ibrahim) 8 ayeti arapça okunuşu

﴿وَقَالَ مُوسَىٰ إِن تَكْفُرُوا أَنتُمْ وَمَن فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا فَإِنَّ اللَّهَ لَغَنِيٌّ حَمِيدٌ﴾
[ إبراهيم: 8]

ve kale musa in tekfüru entüm vemen fil 'ardi cemian feinnel lahe leganiyyün hamid

وقال موسى إن تكفروا أنتم ومن في الأرض جميعا فإن الله لغني حميد

سورة: إبراهيم - آية: ( 8 )  - جزء: ( 13 )  -  صفحة: ( 256 )


English Türkçe Indonesia
Русский Français فارسی
تفسير انجليزي اعراب

Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler

  1. Yarattıklarımızdan bir topluluk hakkı gösterirler ve onunla hükmederler.
  2. "Biliyorsanız söyleyin her şeyin hükümranlığı elinde olan, barındıran fakat himayeye muhtaç olmayan kimdir?"
  3. "Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler.
  4. O gün, cennetliklerin kalacağı yer çok iyi, dinlenecekleri yer çok güzeldir.
  5. Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır.
  6. Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan
  7. De ki: "O'na taktığınız ortakları bana gösterin, yoktur ki! O, güçlü olan, hakim olan Allah'tır."
  8. Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor;
  9. Bazıları: "İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk" deyince, "O halde bunların şahidlik edebilmeleri
  10. İkiyüzlüler, Allah'ın onların sırlarını ve gizli toplantılarını bildiğini, Allah'ın görünmeyenleri bilen olduğunu bilmiyorlar mıydı?

türkçe Kuran sureleri :

Bakara suresi Âl-i İmrân Nisâ suresi
Mâide suresi Yûsuf suresi İbrâhîm suresi
Hicr suresi Kehf suresi Meryem suresi
Hac suresi Kasas suresi Ankebût suresi
As-Sajdah Yâsîn suresi Duhân suresi
fetih suresi Hucurât suresi Kâf suresi
Necm suresi Rahmân suresi vakıa suresi
Haşr suresi Mülk suresi Hâkka suresi
İnşikâk suresi Alâ suresi Gâşiye suresi

En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah İbrahim indirin:

İbrahim Suresi mp3 : İbrahim suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
İbrahim Suresi Ahmed El Agamy
Ahmed Al Ajmy
İbrahim Suresi Bandar Balila
Bandar Balila
İbrahim Suresi Khalid Al Jalil
Khalid Al Jalil
İbrahim Suresi Saad Al Ghamdi
Saad Al Ghamdi
İbrahim Suresi Saud Al Shuraim
Saud Al Shuraim
İbrahim Suresi Abdul Basit Abdul Samad
Abdul Basit
İbrahim Suresi Abdul Rashid Sufi
Abdul Rashid Sufi
İbrahim Suresi Abdullah Basfar
Abdullah Basfar
İbrahim Suresi Abdullah Awwad Al Juhani
Abdullah Al Juhani
İbrahim Suresi Fares Abbad
Fares Abbad
İbrahim Suresi Maher Al Muaiqly
Maher Al Muaiqly
İbrahim Suresi Muhammad Siddiq Al Minshawi
Al Minshawi
İbrahim Suresi Al Hosary
Al Hosary
İbrahim Suresi Al-afasi
Mishari Al-afasi
İbrahim Suresi Yasser Al Dosari
Yasser Al Dosari


Monday, June 17, 2024

Bizim için dua et, teşekkürler