Mümin suresi 72. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ ﴾ [غافر: 72]
ayet arapça & türkçe okunuşuFî-lhamîmi śümme fî-nnâri yuscerûn(e) [Mümin: 72]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar. [Mümin: 72]
Mümin Suresi 72. ayet tefsiri
Bunların varacağı yer cehennem olacaktır. Burada onların cehennemdeki acıklı hallerinden bir manzara sunulur: Boyunlarında demir halkalar, el ve ayaklarında zincirler… Susadıklarında zorunlu olarak su isteyecekler. Zebânîler onları zincirlerinden sürükleyerek kaynar sular akan çeşmelere götürecekler. Kaynar sudan içtikten sonra tekrar ateşe götürülüp orada cayır cayır yanmaya devam edecekler. 72. âyette geçen يُسْجَرُونَ ( yüscerûn ) kelimesi, tandırın odunla doldurulup tutuşturulması mânasına gelir. Zaten ateşe girip ateş tarafından çepeçevre kuşatılan ve karınları ateşle doldurulan kimseler, en acı ve en yakıcı bir azapla azaba uğratılmışlardır. Burada cehennemliklerin ateşin içinde oldukları halde her defasında onun ateşle doldurulup yakılacakları haber veriliyor. Bu durum, cehennemliklerin birbirinden beter türlü türlü azaplara uğratılacaklarını ve bir renkten diğerine girip duracaklarını gözler önüne sermektedir.
Onlar için bir diğer azap sebebi de taptıkları putlar olacak. Çünkü dünyada umutlarını bağladıkları putlarından orada bir fayda göremeyecekler. Sonunda putların asla tapılmaya değer varlıklar olmadığını ve onlara yaptıkları ibâdetin boş olduğunu itiraf edecekler.
Bütün bunların altında yatan mânevî hastalık ise, âhireti unutarak dünya nimetleriyle şımarmak, mal ve evladın çokluğuna bel bağlayıp aşırı sevinmek ve böbürlenmektir. Azgınlaşıp haddi aşarak peygamberlerin çağırdığı gerçeklere boyun eğmemektir. Neticesi ise cehennem kapılarından ebedî azaba giriş yapmaktır.
Burada dünyevi arzu ve isteklerden her birinin gerek dünyadaki nefis cehenneminin kapılarından gerekse âhiretteki ateş cehenneminin kapılarından bir kapı olduğuna bir işaret vardır. Bu bakımdan, nefsânî arzuların, dünyalık süslerin ve dünyanın yaldızlı, cafcaflı şeyleriyle böbürlenmenin bırakılması gerekir ki böylece cehennemin kapıları kesin olarak yüzümüze kapanabilsin.
Yine burada kibirlenmek tenkid ediliyor. Öyle ise bunun muhakkak zıddıyla tedavi edilmesi gerekir ki o da tevazudur. Hikmet ehli bir zat, tevazuun ehemmiyetini bir misalle şöyle anlatır:
Çayırdaki otlar: “ Bizi, bir an bile Allah’a karşı gelmeyen hayvanlar yiyor, dolayısıyla ben senden daha hayırlıyım ” diyerek ağaca karşı böbürlenmiş. O da “ Hayır ben daha hayırlıyım. Baksana benden de meyveler çıkıyor ve müminler bunları yiyor ” demiş. Kamış ise tevazu göstererek: “ Bende hiç hayır yok. Beni ne hayvanlar ne de insanlar yiyebiliyor! ” demiş. İşte böyle tevazu göstermesi üzerine Allah da onun içinde en tatlı şey olan şekeri yaratmış. Ancak kamış, Allah’ın içine koyduğu bu tada bakarak kendinde bir büyüklük vehmedince Allah da ondan kamış başı çıkarmış ve insanoğlu bundan süpürge yapmış ve pisliklerini onunla süpürüp temizlemeye başlamış. İşte ilâhî teklife muhatap olmayan varlıkların durumu böyle olursa, insan gibi mükellef varlıkların halini teemmül etmek gerekir.
O halde:Ömer Çelik Tefsiri
Mümin suresi 72 ayeti anlamı - okunuşu
Kaynar suyun içine! Sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklar.
Mokhtasar tefsiri
Kaynaması şiddetli olan suya doğru sürüklenirler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
Kaynar suda... Sonra ateşte yakılacaklar
İngilizce - Sahih International
In boiling water; then in the Fire they will be filled [with flame].
Mümin suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Sıcak su içinde, sonra cehenneme atıldıkları zaman.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Cəhənnəmə (qaynar suya) tərəf, sonra odda yandırılacaqlar,
Kuran Araştırmaları Vakfı
Kaynar suda, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Mümin suresi (Ghafir) 72 ayeti arapça okunuşu
﴿فِي الْحَمِيمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَ﴾
[ غافر: 72]
English | Türkçe | Indonesia |
Русский | Français | فارسی |
تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- "Allah'ındır" diyecekler, "Öyleyse ders almaz mısınız?" de.
- Allah'ın mescidlerini sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekat veren ve ancak Allah'tan
- İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra
- Allah'ın Peygamber'e farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın öteden beri, gelmiş geçmişlere
- Bu arada, İbrahim'in ayakta duran karısı gülünce, "Ona İshak'ı ardından Yakub'u müjdeleriz" dediler.
- Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ
- "Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rüku edenlerle birlikte rüku et."
- Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden
- İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.
- Güzel güzel sabret;
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Mümin indirin:
Mümin Suresi mp3 : Mümin suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler