Mürselat suresi 8. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ ﴾ [المرسلات: 8]
ayet arapça & türkçe okunuşuFe-iżâ-nnucûmu tumiset [Mürselat: 8]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Yıldızların ışığı giderildiği zaman, [Mürselat: 8]
Mürselat Suresi 8. ayet tefsiri
Kıyâmetle birlikte gökte ve yerde büyük bir yıkım olacak; yıldızlar silinecek, gökyüzü yarılacak ve dağlar yerlerinden sökülecek, darmadağın olup savrulacaklardır. Peygamberlere, gönderildikleri toplumlar hakkında lehte veya aleyhte şâhitlik yapmaları için vakitleri tâyin edilecektir. O da mahşerde toplanma günüdür. Nitekim âyet-i kerîmelerde buyrulur:
“ Allah kıyamet günü peygamberleri toplayacak ve: «Tebliğinize karşılık ümmetlerinizden nasıl bir mukâbele gördünüz?» buyuracak, onlar da: «Bizim bu hususta hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz bütün gizlilikleri hakkiyle bilen ancak sensin» diyecekler. ” ( Mâide 5/109 )
“ Kıyâmet günü her ümmetten bir şâhit getirip, Rasûlüm, seni de bunlar üzerine şâhit kıldığımız vakit o kâfirlerin halleri nice olacak? ” ( Nisâ 4/41 )
“ Yeryüzü Rabbinin nûruyla aydınlanır. Kitap ortaya konur. Peygamberler ve şâhitler getirilir. İnsanların arasında hak ve adâletle hüküm verilir. Kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz. ” ( Zümer 39/69 )
Kıyâmetin bir ismi de “ fasıl günü ”dür. Bu, “ hüküm günü ” demektir. Çünkü o günde insanlar arasında adâletle hükmedilecek, haklı ile haksız, iyi ile kötü, cennetlikle cehennemlik birbirinden ayrılacaktır.
Bu bakımdan dini yalanlayanlar şöyle uyarılır:Ömer Çelik Tefsiri
Mürselat suresi 8 ayeti anlamı - okunuşu
Yıldızlar silindiği zaman,
Mokhtasar tefsiri
Yıldızların parıltısı silinip ışığı kaybolduğu zaman.
Ali Fikri Yavuz
Yıldızlar yok edildiği zaman
İngilizce - Sahih International
So when the stars are obliterated
Mürselat suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Yıldızların ışıkları sönünce.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Ulduzlar sönəcəyi;
Kuran Araştırmaları Vakfı
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Mürselat suresi (Al-Mursalat) 8 ayeti arapça okunuşu
﴿فَإِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ﴾
[ المرسلات: 8]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- (Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir
- "Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.
- Ama biz onu yakın görmekteyiz.
- Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
- İnananlara rastladıkları zaman, "İnandık" derler, elebaşılarıyla baş başa kaldıklarında, "Biz şüphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay
- Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin
- Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
- Bahsettikleri şeyler Bize kalacaktır, kendisi Bize tek olarak gelecektir.
- Diğerlerini yerle bir ettik.
- Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim;
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Mürselat indirin:
Mürselat Suresi mp3 : Mürselat suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




