Taha suresi 95. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ ﴾ [طه: 95]
ayet arapça & türkçe okunuşuKâle femâ ḣatbuke yâ sâmiriyy(u) [Taha: 95]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi. [Taha: 95]
Taha Suresi 95. ayet tefsiri
Sonra Mûsâ ( a.s. ) aynı hiddetle buzağı heykelini yapıp kavmin sapmasına sebep olan Sâmirî’ye döndü. Niçin böyle bir şeye cür’et ettiğini sordu. O da itiraz etmeden suçu kabullendi. Nakledildiğine göre Sâmirî’nin, İsrâiloğulları’nın görmeyip de kendisinin gördüğünü ve izinden bir avuç toprak aldığını söylediği elçi, Hz. Mûsâ’nın huzuruna gelen Cebrâil ( a.s. ) idi. Sâmirî, onun atının bastığı yerlerin yeşerdiğini görmüş, izinin toprağından bir avuç alıp, mücevherâtın eritildiği o ateşe atmıştı. Sâmirî’nin buradaki sözünü mecazi mânaya hamledip, “ Nefsim beni, Allah’ın bana ilham ettiği husûsi bir ilmi böyle kullanmaya sevketti ” şeklinde anlamak da mümkündür.
Rivayete göre Hz. Mûsâ’nın, artık bundan böyle hayatın boyunca “ bana dokunmayın, benden uzak durun ” diyeceksin, şeklindeki bedduasından sonra Sâmirî, hakikaten ağır bir bulaşıcı hastalığa yakalanmış ve ömrü boyunca insanlardan uzak durmak mecburiyetinde kalmıştır.
Hz. Hârûn ve Sâmirî ile bu konuşmaları yaptığı esnâda Mûsâ ( a.s. ) yine aynı hiddet ve öfkeyle yapılan buzağı heykelini ateşte cayır cayır yakacağı, sonra onun küllerini denize atacağı tehdidinde bulundu. Sonra da Allah’ın tek ilâh olduğunu, O’ndan başka ilâh olmadığını, O’nun ilminin her şeyi kuşattığını vurguladı. Böylece tüm kavmini yeniden tevhid akîdesine davet etti.
Bu davranış, ulu’l-azm bir peygamberin Allah’ın birliğine karşı işlenen bir suç karşısında nasıl yüksek bir gayret-i diniyyeye sahip olduğunun açık bir örneğidir. Allah’ın varlığına ve birliğine inanan ve bu inancı insanlara ulaştırma vazifesi olan her mü’minin Mûsâ ( a.s. )’ın bu hâlinden alması gereken çok güzel örnekler vardır. Kur’ân-ı Kerîm geçmiş peygamberlerin kıssalarını işte bu maksatla anlatmaktadır:
Ömer Çelik Tefsiri
Taha suresi 95 ayeti anlamı - okunuşu
Mûsâ, bu kez Sâmirî’ye dönerek: “Nedir bu yaptığın korkunç şey, ey Sâmirî?” diye sordu.
Mokhtasar tefsiri
Musa -aleyhisselam- Samiri`ye şöyle dedi: "Senin bu yaptığın nedir ey Samiri? Seni bunu yapmaya iten nedir?" dedi.
Ali Fikri Yavuz
(Hz. Mûsa, Harûn’un özrünü kabulden sonra Samirî’ye dönüb) dedi ki: “- Senin yaptığın bu iş nedir, ey Samirî?”
İngilizce - Sahih International
[Moses] said, "And what is your case, O Samiri?"
Taha suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Sen ne diye bu işi işledin ey Samiri dedi Musa.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
(Musa:) “Ey Samiri! Sənin (bu pis, əcaib işi görməkdə) məqsədin nə idi?” – deyə soruşdu.
Kuran Araştırmaları Vakfı
Musa: Ya senin zorun nedir, ey Samiri? dedi.
Taha suresi (Ta-Ha) 95 ayeti arapça okunuşu
﴿قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ﴾
[ طه: 95]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
- Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
- Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.
- Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
- Doğrusu insanlar için ilk kurulan ev, Mekke'de, dünyalar için mübarek ve doğru yol gösteren Kabe'dir.
- Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı.
- Gökler kapı kapı açılacaktır.
- Kişinin: "Allah'a karşı aşırı gitmemden ötürü bana yazıklar olsun. Gerçekten ben alaya alanlardandım" diyeceği günden
- Gözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün
- "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz bunlara kulluk etmezdik" derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Taha indirin:
Taha Suresi mp3 : Taha suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




