Zuhruf suresi 40. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ ﴾ [الزخرف: 40]
ayet arapça & türkçe okunuşuEfe-ente tusmi’u-ssumme ev tehdî-l’umye vemen kâne fî dalâlin mubîn(in) [Zuhruf: 40]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Sağırlara sen mi duyuracaksın? Yoksa körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi eriştireceksin? [Zuhruf: 40]
Zuhruf Suresi 40. ayet tefsiri
Tebliğ, davete kulak veren ve gerçeği anlamak isteyen kimselere fayda verecektir. O halde gerçeği görmek istemeyen körlere ve onu işitmek istemeyen sağırlara üzülmeye gerek yoktur. Çünkü onlar Allah’ın azabına uğramak için inadına ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. Onlara verilecek dünyevi cezaları Peygamber ( s.a.s. )’in görüp görmemesi önemli değildir; Allah onları mutlaka cezalandıracak ve mü’minlerin intikamını onlardan alacaktır. Nitekim Medine döneminde bunlardan bir kısmı gerçekleşmiştir. Dolayısıyla din düşmanlarının bir an önce cezalandırılması gibi tamamen Cenâb-ı Hakk’ın takdirine bağlı hususlara takılmaktan ziyade, kul olarak bize gereken vazifelere yönelmemiz, bunun başında da Allah’ın kelamına sımsıkı sarılmamız istenmektedir. Çünkü Kur’an’da ne yapıp ne yapmayacağımız açık bir şekilde haber verilmektedir. Problemlerimizi çözecek, dünya ve âhiret huzurumuzu temin edecek tüm hükümler ve kâideler onda mevcuttur. Allah bizi âhirette Kur’an’da beyân ettiği bu ölçülere göre hesaba çekecektir. O halde en büyük gayemiz, Kur’an’ın gösterdiği dosdoğru yolda istikâmet üzere yürümek olmalıdır. En büyük mesaimizi bu hususta vermemiz gereklidir. Böyle yaptığımız zaman Kur’an bizim için aynı zamanda en büyük şeref ve izzet kaynağı olacaktır. Nitekim Hz. Ömer ile Nâfi b. Abdi’l-Hâris arasında geçen şu konuşma bu açıdan ne kadar ibretlidir:
Nâfi b. Abdi’l-Hâris, Usfan’da Hz. Ömer’e rastlamıştı. Ömer ( r.a. ) onu Mekke’ye vâli tâyin etmiş olduğu için:
“ −Mekkelilerin başına kimi bıraktın? ” diye sordu. O:
“ −İbn Ebzâ’yı! ” dedi. Hz. Ömer:
“ −İbn Ebzâ kimdir? ” diye sorunca Nâfî:
“ −Âzâd ettiğimiz kölelerden birisidir ” dedi. Ömer ( r.a. )’ın:
“ −Yerine bir âzatlıyı mı bıraktın? ” sorusu karşısında ise şu ibretli cevâbı verdi:
“ −O, Allah’ın kitabını okur ve farzlarını da iyi bilir. ” Bunun üzerine Hz. Ömer hayrânlık içerisinde:
“ –Resûlullah ( s.a.s. ): «Allah şu Kur’ân ile birtakım kimselerin kıymetini yükseltir; bazılarını da alçaltır» buyurmuştu! ” dedi. ( Müslim, Müsâfirîn 269 )
Allah Teâlâ’nın birliğine inanıp yalnız O’na kullukta bulunmak, bütün peygamberlerin tebliğ ettiği dinin esasını oluşturur. Bu sebeple buyruluyor ki:Ömer Çelik Tefsiri
Zuhruf suresi 40 ayeti anlamı - okunuşu
Rasûlüm! Sağırlara gerçeği sen mi duyuracaksın? Yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola eriştireceksin?
Mokhtasar tefsiri
Şüphesiz bunlar hakkı duymaktan sağırlar ve görme hususunda da körlerdir. -Ey Resul!- Sen mi o sağırlara işittirebileceksin veya kör olan veya dosdoğru yoldan apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi hidayet edeceksin?
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm), sen mi sağırlara işittireceksin, yahud körlere ve açık bir sapıklıkta olanlara hidayet vereceksin
İngilizce - Sahih International
Then will you make the deaf hear, [O Muhammad], or guide the blind or he who is in clear error?
Zuhruf suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
(Ya Peyğəmbər!) Məgər sən karlara (sözmü) eşitdirə bilərsən?! Yaxud korları, haqq yoldan açıq-aşkar azanları doğru yolamı yönəldə bilərsən?!
Kuran Araştırmaları Vakfı
(Resulüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?
Zuhruf suresi (Az-Zukhruf) 40 ayeti arapça okunuşu
﴿أَفَأَنتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ أَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَن كَانَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ﴾
[ الزخرف: 40]
أفأنت تسمع الصم أو تهدي العمي ومن كان في ضلال مبين
سورة: الزخرف - آية: ( 40 ) - جزء: ( 25 ) - صفحة: ( 492 )English | Türkçe | Indonesia |
Русский | Français | فارسی |
تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.
- Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
- Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın, aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
- "Ey Musa! Sağ elindeki nedir?"
- Süleyman: "Ey cemaat! Bana teslim olmalarından önce, hanginiz o kraliçenin tahtını yanıma getirebilir?" dedi.
- Onların izleri üzerinden peygamberlerimizi ard arda gönderdik; Meryem oğlu İsa'yı da ardlarından gönderdik ve ona
- "Bize yalnız Allah'a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen
- "Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın."
- Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.
- Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Zuhruf indirin:
Zuhruf Suresi mp3 : Zuhruf suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler