Şuara suresi 110. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ ﴾ [الشعراء: 110]
ayet arapça & türkçe okunuşuFettekû(A)llâhe veatî’ûn(i) [Şuara: 110]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi. [Şuara: 110]
Şuara Suresi 110. ayet tefsiri
Sûrede anlatılan üçüncü kıssa Hz. Nûh’un kıssasıdır. Nûh ( a.s. ), kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğu hususunda iki delil ileri sürmektedir:
› O, peygamber olmadan evvel de halkı arasında doğru ve güvenilir bir insandı. İnsanları kandırmayan, onlara yalan söylemekten çekinen bir insan, nasıl olur da kalkıp Allah adına yalan söyleyebilir?
› Belki onun dünyalık bir menfaat elde etmek için böyle bir yola girmiş olabileceği düşünülebilir. Nitekim Hz. Nûh hakkında kavmi: “ Fakat o, peygamberlik iddiasıyla size üstünlük kurup, başınıza geçmek istiyor ” ( Mü’minûn 23/24 ) suçlamasında bulunmuşlardı. Buna karşı Nûh ( a.s. )’ın ileri sürdüğü ikinci delil de, tebliğine karşı insanlardan hiçbir ücret talep etmemesi ve mükâfatını sadece Allah Teâlâ’dan beklemesidir. Bu iki hususiyet, bütün peygamberlerin ortak vasfıdır. Zaten bundan sonra kıssaları anlatılacak peygamberler için de aynı hususiyetler tekrar tekrar beyân edilecektir.
Doğruluk ve güvenilirlik vasıfları Resûlullah ( s.a.s. ) Efendimiz’de zirve noktadaydı. Henüz genç yaşlarında iken Mekkeliler ona “ Muhammedü’l-Emîn ” vasfını vermişlerdi. O ( s.a.s. ) aynı zamanda İslâm yolunda bütün varlığını ve imkânlarını fedâ eden, her türlü fedakârlıkta bulunan ve fakat şahsî hiçbir menfaatin peşinde olmayan müstesnâ bir insandı. Dolayısıyla onun da Allah’ın seçkin bir peygamberi olduğunda şüphe yoktur. O’na inanmak ve davet ettiği dini kabul etmek gerekir.
Hz. Nûh’un tebliğine karşı kavminin tepkisi oldukça sert ve inkar yanlısıydı:
Ömer Çelik Tefsiri
Şuara suresi 110 ayeti anlamı - okunuşu
“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
Mokhtasar tefsiri
"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah`tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."
Ali Fikri Yavuz
O halde, Allah’dan korkun ve bana itaat edin.”
İngilizce - Sahih International
So fear Allah and obey me."
Şuara suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Artıq Allahdan qorxun və mənə itaət edin!”
Kuran Araştırmaları Vakfı
Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
Şuara suresi (Ash-Shuara) 110 ayeti arapça okunuşu
﴿فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ﴾
[ الشعراء: 110]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, "Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi; diğeri
- Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
- And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
- Hayır; yine de öncekilerin dediklerini derler.
- İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca
- Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
- Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
- Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi.
- Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit
- "Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Şuara indirin:
Şuara Suresi mp3 : Şuara suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




