Buruc suresi 19. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ ﴾ [البروج: 19]
ayet arapça & türkçe okunuşuBeli-lleżîne keferû fî tekżîb(in) [Buruc: 19]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir. [Buruc: 19]
Buruc Suresi 19. ayet tefsiri
Bahsedilen ordular, Hz. Mûsâ’ya karşı azgınlık yapan Firavun ve Hz. Sâlih’e asi olan Semûd ordularıdır. Kendilerini güçlü ve kuvvetli sanarak hadlerini aşıp peygamberlere ve mü’minlere işkence eden bu orduları Allah yerle bir etmiştir. O günün Arap toplumu Firavun’un helak oluş kıssasını biliyor, Semûd kavminin helak izlerini de görüyorlardı. “ Buna rağmen inkârcılar sürekli bir yalanlayış içindeler ” ( Burûc 85/19 ) âyetiyle, geçmiş dönemdeki kâfirlerin halini ifadeden sonra günümüz kâfirlerinin durumuna dikkat çekilmektedir. Bunların da Allah’ın yakalamasından ve azabından kurtulmaları mümkün değildir. Onlar, her yönden düşman kuvvetleriyle çevrilmiş, yolları kapatılmış ve sıkıştırılmış çaresiz bir gruba benzetilmişlerdir. Bu grubun o kuşatmayı yarıp kurtulması zor olduğu gibi, kâfirler de kendilerini arkalarından sıkı sıkıya kuşatan Allah’ın azabından kurtulamayacaklardır.
Netice itibariyle:
Ömer Çelik Tefsiri
Buruc suresi 19 ayeti anlamı - okunuşu
Buna rağmen inkârcılar sürekli bir yalanlayış içindeler.
Mokhtasar tefsiri
Yalanlayan ümmetlerin haberlerinin kendilerine ulaşmaması ve helak olmaları onların iman etmemesine mani değildir. Bilakis onlar, hevâlarına ittiba ederek peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar.
Ali Fikri Yavuz
Fakat o kâfir olanlar, hâlâ inkârdadırlar
İngilizce - Sahih International
But they who disbelieve are in [persistent] denial,
Buruc suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Kafir olanlar, zaten de yalanlamaya dalmışlardır.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Xeyr, kafir olanlar (səni və Qur’anı) elə hey təkzib etməkdədirlər.
Kuran Araştırmaları Vakfı
Doğrusu inkarcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Buruc suresi (Al-Burooj) 19 ayeti arapça okunuşu
﴿بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي تَكْذِيبٍ﴾
[ البروج: 19]
| English | Türkçe | Indonesia |
| Русский | Français | فارسی |
| تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: "Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır" dediler. Hud:
- De ki: "Yeryüzünde gezin, suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
- Allah faizi eksiltir, sadakaları bereketlendirir. Allah pek nankör olan hiçbir günahkarı sevmez.
- Melike: "Doğrusu hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini aşağılık yaparlar. İşte böyle
- Firavun ailesinden olup da, inandığını gizleyen bir adam dedi ki: "Rabbim Allah'tır diyen bir adamı
- Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.
- İşte, haksızlıklarına karşılık çökmüş bulunan evleri! Bunda, bilen bir millet için şüphesiz, ders vardır.
- Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
- Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.
- Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir,
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Buruc indirin:
Buruc Suresi mp3 : Buruc suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler




