Rum suresi 42. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.

  1. Ayet
  2. mp3
  3. Sayfada
Rum suresi 42 ayeti okunuşu - Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Resmi Kur'an-ı Kerim Sayfasıdır , Abdulbaki Gölpınarlı meali, Kuran Araştırmaları Vakfı & ayet nasıl okunur : Rum suresi - Ar-Rum aya 42 (Rome - Byzantium).
  
   

﴿قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ ﴾ [الروم: 42]

ayet arapça & türkçe okunuşu

Kul sîrû fî-l-ardi fenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kabl(u)(c) kâne ekśeruhum muşrikîn(e) [Rum: 42]


Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden çoğu ortak koşan (müşrik) olanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın." [Rum: 42]


Rum Suresi 42. ayet tefsiri

İnsanların işlediği kötülüklerin, yaptıkları günah, haksızlık ve yanlışların hem dünyada hem de âhirette fenâ neticeleri olmaktadır. Burada sadece olayın dünya kısmından söz edilir. Ancak ibret olsun diye dünyada iken verilen cezalar için “ bir kısmı ” denmekle, esas cezanın âhirette olacağına işaret edilir. Cezanın bir kısmının dünyada verilmesi, zâhiren musîbet gibi gözükse de bir ilâhî rahmet tecellisidir. Çünkü Allah, bu vesileyle kullarının günahları terk edip doğru yola gelmelerini istemektedir.

“ Kara ve deniz ” lafızları umûmi bir mâna ifade etmekte olup, yeryüzünde, denizde, havada; ferdî, ailevî ve içtimâî hayatta; devletler arası iktisâdî, siyâsi ve askerî münâsebetlerde; bilim ve teknoloji ile alakalı gelişmelerin hayata menfi yansımalarında tezâhür eden tüm bozulmaları ve çürümeleri içine almaktadır. Buna göre insanların yaptıkları yanlış uygulamalar neticesinde dünya hayatında karşımıza çıkan bozulma ve çürümeye şu misalleri verebiliriz:

    Karada ve denizde tufan çıkması endişesi; bazı arazilerin bitki bitirmez duruma gelmesi, tatlı suların tuzlu su haline dönüşmesi ve kaynak sularının azalması.

    Gerek şehirlerde gerekse kırsal kesimde bozulmanın yaşanması; kıtlık, yangın, sel gibi felâketlerin ve ölümlerin çoğalması; geçim sıkıntısının artması ve her şeyin bereketinin kaçması.

    Tamamen maddeci bir anlayışa dayanan teknolojik gelişmelerin ve çılgınca faaliyetlerin insanlığı daha önce hayal bile edemediği çevresel felâketlerle karşı karşıya getirmesi. Bu bağlamda toprağın, havanın ve suyun sanayi atıkları ve şehir çöpleri yüzünden dizginlenemeyen bir şekilde kirlenmesi; bitki örtüsü ve denizlerin artan bir şekilde zehirlenip yok olması.

    Dehşet verici sonuçlarıyla dünya gündeminden düşmeyen bir husus olan ozon tabakasının delinmesi.

    Yaygın uyuşturucu ve görünürde faydalı gibi gözüken ilaç kullanımı sebebiyle insanın kendi bedeninde ortaya çıkan her türlü genetik bozukluklar ve insanlara yararlı birçok hayvan türünün giderek yok olması. Bütün bunlara, insanın sosyal hayatındaki hızlı bozulma ve çürüme, cinsî sapıklıklar, suçlar ve şiddet ve son safhada nükleer dehşet de ilave edilebilir.

Bunların tümü, netice itibariyle insanın Allah’a ve manevî ve ahlâkî değerlere karşı umursamazlığının ve bunun yerine, “ maddî ilerleme ”yi tek mühim hedef sayan telakkilere mahkûmiyetinin fecî bir âkıbetidir.

Eğer insanlar Allah Teâlâ’nın tâlimatları istikâmetinde bir hayat sürebilseler ve dünya imkânlarını, onları yaratıp meccânen hizmetlerine âmâde kılan Yüce Yaratıcı’nın emir ve yasakları doğrultusunda yerli yerince kullanabilecek olsalar, şüphesiz ki bu yöndeki başarıları nispetinde bozulmanın daha az olması ve dünya hayatının bir cennet hayatına dönüşmesi ihtimalden uzak değildir. Yoksa buradan Kur’an’ın bilim, teknoloji ve maddî ilerlemeye karşı olduğu tarzında bir netice çıkarmak doğru değildir. Eğer insanlar bu dünyada yaşayacaklarsa, dünyanın her türlü imkânını kullanacaklardır. Kur’an’ın onlardan istediği, ister maddî ister manevî olsun hayatın her sahasıyla alakalı ilâhî ölçülere dikkat etmeleri, günümüzde karşımıza çıkan acı manzaralar gibi, ölçüleri tanımayıp bir bozgunluk ve çürümeye sebebiyet vermemeleridir. Bunun faydası kendilerine döneceği gibi, attığı taş dönüp kafasına çarpan kişi misâlinde olduğu üzere, bunun zararı da yine dünyada kısmen, âhirette ise bütünüyle kendilerine dönecektir. Dolayısıyla tek kurtuluş yolu, tüm insanlık olarak Allah’a dönmek, Allah’ın dinine sarılmak, tüm varlığı O’nun bir emâneti olarak algılamak ve her birini yaratılış gâyesi istikâmetinde yerli yerince kullanmaktır. Ancak daha önce gelip geçmiş toplumlara baktığımızda pek müspet sonuçlarla karşılaşmak mümkün olmamaktadır. Onların çoğunun müşrik oldukları, kâinattaki ilâhî nizamı görmezden gelen çok yanlış bir anlayışa saptıkları ve bu sebeple hem dünya hem de âhiretlerini mahvettikleri görülmektedir. Günümüz insanına ve bundan sonra geleceklere düşen onların bu hazin âkıbetlerinden gereken dersi alabilmek ve Hakk’ın nizamına tâbi olabilmektir:
Ömer Çelik Tefsiri
Rum suresi Diyanet

Rum'den 42 Ayeti'ni dinle


Rum suresi 42 ayeti anlamı - okunuşu

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da, daha öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş ibretle bakın! Onların çoğu Allah’a orta koşan kimselerdi.”


Mokhtasar tefsiri

-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: "Yeryüzünde dolaşın, sizden önce yalanlamış olan kavimlerin akıbeti nasıl oldu bir düşünün? Onların akıbetleri çok kötü olmuştu. Onların çoğunluğu Allah`a şirk koşan ve O`nunla birlikte başkasına ibadet eden kimselerdi. Bu kimseler, Yüce Allah`a şirk koşmalarından dolayı helak edildiler."


Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, Mekke’lilere) de ki: Yer yüzünde gezib dolaşın da, bundan evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş, bir bakın (ve nasıl helâk edildiklerini bir düşünün). Onların çoğu müşrikler idi


İngilizce - Sahih International


Say, [O Muhammad], "Travel through the land and observe how was the end of those before. Most of them were associators [of others with Allah].

Rum suresi oku

Abdulbaki Gölpınarlı meali


De ki: Gezin yeryüzünde de bakın, görün önce gelip geçenlerin sonları neye varmış; onların çoğu müşrikti.


Azerice Bunyadov Memmedeliyev


(Ya Rəsulum! Məkkə əhlinə) de: “Yer üzünü gəzib-dolaşın və (sizdən) əvvəlkilərin axırının necə olduğuna baxın. Onların əksəriyyəti müşrik idi.


Kuran Araştırmaları Vakfı


(Resulüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin akıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi.

Rum suresi (Ar-Rum) 42 ayeti arapça okunuşu

﴿قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِن قَبْلُ ۚ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ
[ الروم: 42]

kul siru fil 'ardi fenzuru keyfe kane akibetül lezine min kabl kane ekseruhüm müşrikin

قل سيروا في الأرض فانظروا كيف كان عاقبة الذين من قبل كان أكثرهم مشركين

سورة: الروم - آية: ( 42 )  - جزء: ( 21 )  -  صفحة: ( 409 )


English Türkçe Indonesia
Русский Français فارسی
تفسير انجليزي اعراب

Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler

  1. Ama sabredip bağışlayanın işi, işte bu, azmedilmeye değer işlerdendir.
  2. Musa: "O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım"
  3. Bedeviler: "İnandık" dediler, de ki: "İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer
  4. Ama onlar: "Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl" deyip kendilerine yazık ettiler. Biz de onları efsane
  5. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak
  6. Davud ve Süleyman da milletin koyunlarının yayıldığı bir ekin hakkında hüküm veriyorlarken, Biz onların hükmüne
  7. Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir?
  8. Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların
  9. Tur dağını, gölgelik gibi onların üzerlerine yükseltmiştik, onlar tepelerine düşeceğini sanmışlardı. Onlara: "Size verdiğimiz Kitap'a
  10. Allah'a eş koşan kadınlarla onlar imana gelinceye kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse de

türkçe Kuran sureleri :

Bakara suresi Âl-i İmrân Nisâ suresi
Mâide suresi Yûsuf suresi İbrâhîm suresi
Hicr suresi Kehf suresi Meryem suresi
Hac suresi Kasas suresi Ankebût suresi
As-Sajdah Yâsîn suresi Duhân suresi
fetih suresi Hucurât suresi Kâf suresi
Necm suresi Rahmân suresi vakıa suresi
Haşr suresi Mülk suresi Hâkka suresi
İnşikâk suresi Alâ suresi Gâşiye suresi

En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Rum indirin:

Rum Suresi mp3 : Rum suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Rum Suresi Ahmed El Agamy
Ahmed Al Ajmy
Rum Suresi Bandar Balila
Bandar Balila
Rum Suresi Khalid Al Jalil
Khalid Al Jalil
Rum Suresi Saad Al Ghamdi
Saad Al Ghamdi
Rum Suresi Saud Al Shuraim
Saud Al Shuraim
Rum Suresi Abdul Basit Abdul Samad
Abdul Basit
Rum Suresi Abdul Rashid Sufi
Abdul Rashid Sufi
Rum Suresi Abdullah Basfar
Abdullah Basfar
Rum Suresi Abdullah Awwad Al Juhani
Abdullah Al Juhani
Rum Suresi Fares Abbad
Fares Abbad
Rum Suresi Maher Al Muaiqly
Maher Al Muaiqly
Rum Suresi Muhammad Siddiq Al Minshawi
Al Minshawi
Rum Suresi Al Hosary
Al Hosary
Rum Suresi Al-afasi
Mishari Al-afasi
Rum Suresi Yasser Al Dosari
Yasser Al Dosari


Wednesday, July 24, 2024

Bizim için dua et, teşekkürler