Ali İmran suresi 87. ayeti okunuşu , Ayet kelimesinin türkçe karşılığı.
﴿اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ ﴾ [آل عمران: 87]
ayet arapça & türkçe okunuşuUlâ-ike cezâuhum enne ‘aleyhim la’neta(A)llâhi velmelâ-iketi ve-nnâsi ecme’în(e) [Ali İmran: 87]
Meal Kur'an-ı Kerim - Diyanet
İşte bunların cezası, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin lanetine uğramalarıdır. [Ali İmran: 87]
Ali İmran Suresi 87. ayet tefsiri
Bu âyetler, önceleri iman edip sonra dinden dönerek Mekkelilere sığınan ve onlarla birlikte Fahr-i Kâinat ( s.a.s. )’in başına zamanın belâ ve musîbetlerinin gelmesini bekleyen on kişilik bir grup hakkında inmiştir. Bunlar arasında tevbe edenler olduğu için “ bundan sonra tevbe edenler… ” ( Âl-i İmrân 3/89 ) istisnâsı yapılmıştır. ( Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, VIII, 111 ) Yine bu âyetlerin Ehl-i kitap, özellikle de yahudi Kurayza ve Nadîr oğulları hakkında nâzil olduğu söylenmektedir. Onlar, peygamber olarak gönderilmeden önce Hz. Muhammed’e inanıp peygamberliğine şehadette bulunuyorlardı. Fakat peygamber olarak gönderilip, kendilerine apaçık delil ve mûcizeler getirince, sırf haset ve kıskançlıklarından dolayı ona inanmamışlardır. ( Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, VIII, 111 ) Bu hususta gelen rivayetler değerlendirildiği zaman, bu âyetlerin irtidad edip de sonra tekrar İslâm’a dönmek isteyen herkese ve bu arada Ehl-i kitaba da şâmil olduğunu söylemek doğruya en yakın olandır. ( Taberî, Câmi‘u’l-beyân, III, 462 )
Bu âyet-i kerîmelerde, kendilerine Allah’ın hidâyet kapılarını tamamen kapatan nasipsizlerin üç mühim özelliği sayılıp sonra bunlara takdir edilen cezanın büyüklüğü gözler önüne serilmektedir. Söz konusu üç özellik şunlardır:
› Önce iman edip sonra tekrar inkâra saplanmak,
› Gelen peygamberin gerçekten peygamber olduğunu kabul edip buna gönülden şehâdette bulunduktan sonra inkâr etmek,
› Kendilerine apaçık deliller ve mûcizeler geldikten sonra inkâr etmek.
Böyle bir inkâr, ilâhî gerçeklere karşı bilerek cephe almak, inat ve ısrarla onları yok saymak demek olduğundan buna takdir edilecek cezanın da o nispette büyük olmasını gerektirmiştir. Bunların cezası Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lânetine uğramaları, bu lânet içinde veya bunun tabii neticesi olan cehennem içinde ebedi olarak kalmaları, azaplarının hiçbir zaman hafifletilmemesi ve cezalarının vaktinden başka bir vakte geciktirilmemesidir. Ancak sonsuz merhamet sahibi olan Yüce Mevlâmız, günahkâr kullarına tekrar bir umut kapısı aralamakta ve tevbe edip amel-i sâlih işleyerek hallerini düzeltenlere af ve merhametini müjdelemektedir. Küfürde ısrar edenleri ise şöyle ikaz buyurmaktadır:
Ömer Çelik Tefsiri
Ali İmran suresi 87 ayeti anlamı - okunuşu
Onların cezası, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lânetine uğramaktır.
Mokhtasar tefsiri
Batılı tercih eden o zalimlerin cezası, Allah`ın meleklerin ve bütün insanların lanetinin onların üzerine olmasıdır. Onlar, Allah`ın rahmetinden uzaklaştırılmışlar, kovulmuşlardır.
Ali Fikri Yavuz
İşte dinden çıkanlar (var ya), onların cezası şu: Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti gerçekten üzerlerindedir
İngilizce - Sahih International
Those - their recompense will be that upon them is the curse of Allah and the angels and the people, all together,
Ali İmran suresi okuAbdulbaki Gölpınarlı meali
Onlar, o kişilerdir ki şüphesiz yaptıklarına karşılık Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onlaradır.
Azerice Bunyadov Memmedeliyev
Onların cəzası, həqiqətən, Allahın, mələklərin və bütün insanların lə’nətinə düçar olmaqdır!
Kuran Araştırmaları Vakfı
İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramalarıdır.
Ali İmran suresi (Al Imran) 87 ayeti arapça okunuşu
﴿أُولَٰئِكَ جَزَاؤُهُمْ أَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللَّهِ وَالْمَلَائِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ﴾
[ آل عمران: 87]
أولئك جزاؤهم أن عليهم لعنة الله والملائكة والناس أجمعين
سورة: آل عمران - آية: ( 87 ) - جزء: ( 3 ) - صفحة: ( 61 )English | Türkçe | Indonesia |
Русский | Français | فارسی |
تفسير | انجليزي | اعراب |
Türkçe Kur'an-ı Kerim ayetler
- And olsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik; insanların doğru (adaletli) hareket etmeleri için peygamberlere kitap ve
- Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu
- Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
- Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz,
- Malları ve çocukları seni hayrete düşürmesin; Allah bunlarla onlara dünyada azabetmek ve canlarının inkarcı olarak
- Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi?
- İnanan ve yararlı iş işleyen kimseler için hoş bir hayat ve dönülecek güzel bir yer
- Ey Kitap ehli! Sizler göz göre göre Allah'ın ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?
- Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında;
- "Hayat, ancak bu dünyadaki hayatımızdır. Ölürüz ve yaşarız; bizi ancak zamanın geçişi yokluğa sürükler" derler.
türkçe Kuran sureleri :
En ünlü Kur'an okuyucularının sesiyle surah Ali İmran indirin:
Ali İmran Suresi mp3 : Ali İmran suresini dinlemek ve indirmek için okuyucuyu seçin Yüksek kalitede tamamlayın
Ahmed Al Ajmy
Bandar Balila
Khalid Al Jalil
Saad Al Ghamdi
Saud Al Shuraim
Abdul Basit
Ammar Al-Mulla
Abdullah Basfar
Abdullah Al Juhani
Fares Abbad
Maher Al Muaiqly
Al Minshawi
Al Hosary
Mishari Al-afasi
Yasser Al Dosari
Bizim için dua et, teşekkürler