Kur'an-ı Kerim'de İstiğfar ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(17) Onlar ki, "Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, bunun için günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyen, sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarfeden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 17  - Cüz: 3 - Sayfa: 52
(135) Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 135  - Cüz: 4 - Sayfa: 67
(64) Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allah'ın tevbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 64  - Cüz: 5 - Sayfa: 88
(106) Allah'tan mağfiret dile. Allah bağışlar ve merhamet eder.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 106  - Cüz: 5 - Sayfa: 96
(110) Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 110  - Cüz: 5 - Sayfa: 96
(74) Allah'a tevbe etmezler, O'ndan mağfiret dilemezler mi? Oysa Allah Bağışlayan'dır, merhamet edendir.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 74  - Cüz: 6 - Sayfa: 120
(80) Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah'ı ve Peygamberini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasık topluluğu doğru yola eriştirmez.
Sure: At-Taubah - Ayet: 80  - Cüz: 10 - Sayfa: 200
(52) "Ey milletim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın; suçlular olarak yüz çevirmeyin."
Sure: Hūd - Ayet: 52  - Cüz: 12 - Sayfa: 227
(90) "Rabbinizden mağfiret dileyin; O'na tevbe edin; doğrusu Rabbim merhamet eder ve çok sever."
Sure: Hūd - Ayet: 90  - Cüz: 12 - Sayfa: 232
(114) Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın zamanlarında namaz kıl. Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt kabul edenlere bir öğüttür.
Sure: Hūd - Ayet: 114  - Cüz: 12 - Sayfa: 234
(50) Cömertçe verilmiş rızık ve mağfiret, inanan ve yararlı iş işleyenleredir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 50  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(55) Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.
Sure: Ghāfir - Ayet: 55  - Cüz: 24 - Sayfa: 473
(5) Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Rablerini överek tesbih eder ve yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah Şüphesiz bağışlayandır, merhametli olandır.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 5  - Cüz: 25 - Sayfa: 483
(19) Bil ki, Allah'tan başka tanrı yoktur; kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız ve duracağınız yerleri bilir.
Sure: Muḥammad - Ayet: 19  - Cüz: 26 - Sayfa: 508
(18) Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 18  - Cüz: 26 - Sayfa: 521
(4) İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah'a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir." -Yalnız, İbrahim'in, babasına: "And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez" sözü bu örneğin dışındadır- "Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır."
Sure: Al-Mumtaḥanah - Ayet: 4  - Cüz: 28 - Sayfa: 549
(5) Onlara: "Gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
(6) Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.
Sure: Al-Munāfiqūn - Ayet: 5-6 - Cüz: 28 - Sayfa: 555
(10) Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin."
Sure: Nūḥ - Ayet: 10  - Cüz: 29 - Sayfa: 570
(20) Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 20  - Cüz: 29 - Sayfa: 575
(3) Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
Sure: An-Naṣr - Ayet: 3  - Cüz: 30 - Sayfa: 603


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler