📖 0/604 sayfa okundu
📄 581
أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ  ۝٢٠ فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ  ۝٢١ إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعۡلُومٍ  ۝٢٢ فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ  ۝٢٣ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٢٤ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا  ۝٢٥ أَحۡيَآءً وَأَمۡوَٰتًا  ۝٢٦ وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا  ۝٢٧ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٢٨ ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ  ۝٢٩ ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٍ  ۝٣٠ لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ  ۝٣١ إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرٍ كَٱلۡقَصۡرِ  ۝٣٢ كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفۡرٌ  ۝٣٣ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٣٤ هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ  ۝٣٥ وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ  ۝٣٦ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٣٧ هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ  ۝٣٨ فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٌ فَكِيدُونِ  ۝٣٩ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٠ إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ  ۝٤١ وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ  ۝٤٢ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ  ۝٤٣ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ  ۝٤٤ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٥ كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ  ۝٤٦ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٧ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ  ۝٤٨ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٩ فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ  ۝٥٠
77:20
أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ  ۝٢٠
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
77:21
فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ  ۝٢١
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
77:22
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعۡلُومٍ  ۝٢٢
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
77:23
فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ  ۝٢٣
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
77:24
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٢٤
O gün yalanlamış olanların vay haline!
77:25
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا  ۝٢٥
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
77:26
أَحۡيَآءً وَأَمۡوَٰتًا  ۝٢٦
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
77:27
وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا  ۝٢٧
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
77:28
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٢٨
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
77:29
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ  ۝٢٩
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
77:30
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٍ  ۝٣٠
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
77:31
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ  ۝٣١
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
77:32
إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرٍ كَٱلۡقَصۡرِ  ۝٣٢
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
77:33
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفۡرٌ  ۝٣٣
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
77:34
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٣٤
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
77:35
هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ  ۝٣٥
Bu, onların konuşamayacakları gündür.
77:36
وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ  ۝٣٦
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
77:37
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٣٧
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
77:38
هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ  ۝٣٨
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
77:39
فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٌ فَكِيدُونِ  ۝٣٩
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
77:40
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٠
Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
77:41
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ  ۝٤١
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
77:42
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ  ۝٤٢
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
77:43
كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ  ۝٤٣
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
77:44
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ  ۝٤٤
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
77:45
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٥
O gün yalanlamış olanların vay haline
77:46
كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ  ۝٤٦
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
77:47
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٧
O gün yalanlamış olanların vay haline!
77:48
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ  ۝٤٨
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
77:49
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٤٩
O gün yalanlamış olanların vay haline!
77:50
فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ  ۝٥٠
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?


📚Juz 29 📄581 / 604



Mishary Rashid Alafasy
Mahmoud Khalil Al-Husary
Abdurrahman As-Sudais
Mohamed Siddiq Al-Minshawi
Abdul Basit Abdul Samad
Ali Al-Hudhaify
Ahmed ibn Ali al-Ajamy
Abu Bakr Ash-Shaatree
Muhammad Ayyoub
Abdullah Basfar
Abdullah Al-Juhani
Maher Al Muaiqly
0:00
0:00
-

Tuesday, September 1, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler