Mürselât · 28/50
Meal Okunuş — Mürselât
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝٢٨
Wailuny yawma `izil lilmukazzibeen
📖 Türkçe Anlam
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Veyl (وَيْلٌ): Azap, helak, şiddetli ceza ve pişmanlık anlamlarına gelir. Bu kelime, Kur'an'da genellikle azabı hak edenler için bir tehdit ve uyarı olarak kullanılır.
  • Yevmeizin (يَوْمَئِذٍ): O gün, yani kıyamet günü.
  • Mükezzibîn (لِلْمُكَذِّبِينَ): Yalanlayanlar, inkâr edenler, Allah'ın nimetlerini ve ayetlerini yalanlayan kimseler.

Tefsir:

Bu ayet, Allah'ın kullarına verdiği sayısız nimetleri ve bunları hatırlatan uyarıları yalanlayanlar için kıyamet gününde hazırlanmış olan büyük bir azabı ve helaki haber vermektedir. O gün, bu nimetleri inkâr edenler, yalanlayanlar için vay haline! Onlar, dünyada kendilerine gösterilen bunca delil ve rahmete rağmen inatla gerçeği reddettiler. İşte o gün, bu inkârlarının karşılığı olarak şiddetli bir azap ve pişmanlık onları beklemektedir.

Bu ayet, aynı zamanda müminler için bir teselli ve uyarı niteliğindedir. Çünkü Allah, nimetlerini inkâr edenlerin cezasız kalmayacağını, adaletin mutlaka tecelli edeceğini bildirmektedir. Ey insan! Etrafına bir bak; göklerin, yerin, rızkının, sağlığının, aklının ve saymakla bitiremeyeceğin bunca nimetin sahibi Allah'tır. Bu nimetleri görmezden gelip, onları yalanlamak, insanın kendi aleyhine işlediği en büyük zulümdür. O halde, bu uyarıyı ciddiye al ve Rabbine şükreden, O'nun ayetlerini tasdik eden kullardan ol. Unutma ki, dünya hayatı geçicidir; asıl olan, o büyük günde kurtuluşa ermektir. Allah'ın rahmeti, O'na iman eden ve salih amel işleyenleredir. Bu ayet, hem bir korkutma hem de bir davettir; davete icabet edenler için kurtuluş, yüz çevirenler için ise veyl (azap) vardır. Rabbimiz bizleri, o gün azaba uğrayanlardan değil, rahmetine nail olanlardan eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 26-30 — Mürselât

26أَحۡيَآءً وَأَمۡوَٰتًا 
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
27وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا 
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
28وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ 
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
29ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ 
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
30ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٍ 
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
MürselâtKuran Fihrist
50Ayet
MekkiRevelation
28Ayet

Meal — Mürselât 28

Sure Ayet 28/50 — Mürselât المرسلات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mürselât Dinle, Mürselât Meal, Mürselât mp3, Mürselât pdf. Ayet 26–30. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler