📖 0/604 sayfa okundu
📄 582
Nebe' Suresi
bismillah
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ  ۝١ عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ  ۝٢ ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ  ۝٣ كـَلَّا سَيَعۡلَمُونَ  ۝٤ ثُمَّ كـَلَّا سَيَعۡلَمُونَ  ۝٥ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدًا  ۝٦ وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادًا  ۝٧ وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجًا  ۝٨ وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتًا  ۝٩ وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسًا  ۝١٠ وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا  ۝١١ وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعًا شِدَادًا  ۝١٢ وَجَعَلۡنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا  ۝١٣ وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا  ۝١٤ لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا  ۝١٥ وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا  ۝١٦ إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتًا  ۝١٧ يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجًا  ۝١٨ وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبًا  ۝١٩ وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا  ۝٢٠ إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادًا  ۝٢١ لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا  ۝٢٢ لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابًا  ۝٢٣ لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدًا وَلَا شَرَابًا  ۝٢٤ إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا  ۝٢٥ جَزَآءً وِفَاقًا  ۝٢٦ إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابًا  ۝٢٧ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا  ۝٢٨ وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبًا  ۝٢٩ فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا  ۝٣٠
Nebe' Suresi
bismillah
78:1
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ  ۝١
Neyi soruşturuyorlar?
78:2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ  ۝٢
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
78:3
ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ  ۝٣
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
78:4
كـَلَّا سَيَعۡلَمُونَ  ۝٤
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
78:5
ثُمَّ كـَلَّا سَيَعۡلَمُونَ  ۝٥
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
78:6
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدًا  ۝٦
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
78:7
وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادًا  ۝٧
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
78:8
وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجًا  ۝٨
Sizi çift çift yarattık;
78:9
وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتًا  ۝٩
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;
78:10
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسًا  ۝١٠
Geceyi bir örtü yaptık;
78:11
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا  ۝١١
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;
78:12
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعًا شِدَادًا  ۝١٢
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;
78:13
وَجَعَلۡنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا  ۝١٣
Parlak ışık veren güneşi varettik;
78:14
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا  ۝١٤
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
78:15
لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا  ۝١٥
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
78:16
وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا  ۝١٦
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
78:17
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتًا  ۝١٧
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.
78:18
يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجًا  ۝١٨
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
78:19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبًا  ۝١٩
Gökler kapı kapı açılacaktır.
78:20
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا  ۝٢٠
Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
78:21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادًا  ۝٢١
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
78:22
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا  ۝٢٢
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
78:23
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابًا  ۝٢٣
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
78:24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدًا وَلَا شَرَابًا  ۝٢٤
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
78:25
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا  ۝٢٥
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
78:26
جَزَآءً وِفَاقًا  ۝٢٦
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
78:27
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابًا  ۝٢٧
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
78:28
وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا  ۝٢٨
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
78:29
وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبًا  ۝٢٩
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
78:30
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا  ۝٣٠
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."


📚Juz 30 📄582 / 604



Mishary Rashid Alafasy
Mahmoud Khalil Al-Husary
Abdurrahman As-Sudais
Mohamed Siddiq Al-Minshawi
Abdul Basit Abdul Samad
Ali Al-Hudhaify
Ahmed ibn Ali al-Ajamy
Abu Bakr Ash-Shaatree
Muhammad Ayyoub
Abdullah Basfar
Abdullah Al-Juhani
Maher Al Muaiqly
0:00
0:00
-

Tuesday, September 1, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler