Kur'an-ı Kerim'de Vahiy ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(118) Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 118  - Cüz: 1 - Sayfa: 18
(163) Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
(164) Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
(165) Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 163-164-165 - Cüz: 6 - Sayfa: 104
(7) Sana Kitap'ı kağıtta yazılı olarak indirmiş olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, "Bu apaçık bir büyüdür" derlerdi.
(8) "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Bir melek indirmiş olsaydık iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.
(9) Biz onu melek kılsaydık, bir insan şeklinde yapardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 7-8-9 - Cüz: 7 - Sayfa: 128
(20) "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
Sure: Yūnus - Ayet: 20  - Cüz: 11 - Sayfa: 210
(109) Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.
Sure: Yūnus - Ayet: 109  - Cüz: 11 - Sayfa: 221
(49) Bunlar sana vahyettiğimiz bilinmeyen olaylardır. Sen de, milletin de daha önce bunları bilmezdiniz. Sabret, sonuç, Allah'tan sakınanlarındır.
Sure: Hūd - Ayet: 49  - Cüz: 12 - Sayfa: 227
(102) Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.
Sure: Yūsuf - Ayet: 102  - Cüz: 13 - Sayfa: 247
(109) Senden önce kasabalar halkından şüphesiz, kendilerine vahyettiğimiz bir takım insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Sure: Yūsuf - Ayet: 109  - Cüz: 13 - Sayfa: 248
(32) And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı?
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 32  - Cüz: 13 - Sayfa: 253
(123) Şimdi sana, "Doğruya yönelen, puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine uy" diye vahyettik.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 123  - Cüz: 14 - Sayfa: 281
(39) Bunlar Rabbinin sana bildirdiği hikmetlerdir. Sakın Allah'la beraber başka tanrı edinme. Yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 39  - Cüz: 15 - Sayfa: 286
(45) De ki: "Ben ancak sizi vahy ile uyarıyorum" Uyarıldıkları zaman, sağırlar çağrıyı duymazlar.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 45  - Cüz: 17 - Sayfa: 326
(108) De ki: "Doğrusu tanrınızın tek bir Tanrı olduğu bana şüphesiz vahyolundu. Artık müslüman olacak mısınız?"
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 108  - Cüz: 17 - Sayfa: 331
(2) Sana Rabbinden vahyolunana uy; şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 2  - Cüz: 21 - Sayfa: 418
(70) "Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Sure: Ṣād - Ayet: 70  - Cüz: 23 - Sayfa: 457
(6) Onlara söyle: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana, tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Artık O'na yönelin, O'ndan bağışlanma dileyin; vay ortak koşanlara!"
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 6  - Cüz: 24 - Sayfa: 477
(3) Güçlü olan, Hakim olan Allah, sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 3  - Cüz: 25 - Sayfa: 483
(51) Allah bir insanla ancak vahiy suretiyle veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderir; izniyle, dilediğini vahyeder. Doğrusu O yücedir, Hakim'dir.
(52) İşte sana da buyruğumuzla Cebrail'i gönderdik; sen Kitap nedir, iman nedir önceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen de insanlara, göklerde ve yerde ne varsa kendisininolan Allah'ın yolunu, doğru yolu göstermektesin. İyi bilin ki işler sonunda Allah'a döner.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 51-52 - Cüz: 25 - Sayfa: 488
(4) Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.
Sure: An-Najm - Ayet: 4  - Cüz: 27 - Sayfa: 526
(10) Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.
(11) Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.
Sure: An-Najm - Ayet: 10-11 - Cüz: 27 - Sayfa: 526
(1) De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 1  - Cüz: 29 - Sayfa: 572


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler