Kur'an-ı Kerim'de Azap (Ceza) ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(7) Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azab onlar içindir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 7  - Cüz: 1 - Sayfa: 3
(24) Yapamazsanız ki yapamayacaksınız o takdirde, inkar edenler için hazırlanan ve yakıtı insanlarla taş olan ateşten sakının.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 24  - Cüz: 1 - Sayfa: 4
(39) İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 39  - Cüz: 1 - Sayfa: 7
(81) Hayır öyle değil; kötülük işleyip suçu kendisini kuşatmış olan kimseler; cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada temellidirler.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 81  - Cüz: 1 - Sayfa: 12
(174) Gerçekten, Allah'ın indirdiği Kitap'tan bir şeyi gizlemede bulunup onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve onları günahlardan arıtmaz. Onlara elem verici azab vardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 174  - Cüz: 2 - Sayfa: 26
(217) Sana hürmet edilen ayı, o aydaki savaşı sorarlar. De ki: "O ayda savaşmak büyük suçtur. Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, Mescidi Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne çıkarmak ise öldürmekten daha büyüktür". Güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 217  - Cüz: 2 - Sayfa: 34
(12) İnkar edenlere: "Yenileceksiniz, toplanıp cehenneme sürüleceksiniz, orası ne kötü döşektir" de.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 12  - Cüz: 3 - Sayfa: 51
(23) Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.
(24) Bu, onların: "Bize ateş sadece sayılı birkaç gün değecektir" demelerindendir. Uydurup durdukları şeyler, onları dinlerinde yanıltmıştır.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 23-24 - Cüz: 3 - Sayfa: 53
(151) Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmalarından ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür!
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 151  - Cüz: 4 - Sayfa: 69
(196) İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
(197) İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 196-197 - Cüz: 4 - Sayfa: 76
(14) Kim Allah'a ve Peygamberine baş kaldırır ve yasalarını aşarsa, onu, temelli kalacağı cehenneme sokar. Alçaltıcı azab onadır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 14  - Cüz: 4 - Sayfa: 79
(30) Bunu kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 30  - Cüz: 5 - Sayfa: 83
(37) Onlar cimrilik ederler, insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar, Allah'ın bol nimetinden kendilerine verdiğini gizlerler. Kafirlere aşağılık bir azab hazırlamışızdır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 37  - Cüz: 5 - Sayfa: 84
(55) Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 55  - Cüz: 5 - Sayfa: 87
(115) Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 115  - Cüz: 5 - Sayfa: 97
(121) İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 121  - Cüz: 5 - Sayfa: 97
(145) Doğrusu münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara yardımcı bulamayacaksın.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 145  - Cüz: 5 - Sayfa: 101
(151) Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 151  - Cüz: 6 - Sayfa: 102
(161) Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 161  - Cüz: 6 - Sayfa: 103
(29) Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur".
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 29  - Cüz: 6 - Sayfa: 112
(86) İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 86  - Cüz: 7 - Sayfa: 122
(27) Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, "keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 27  - Cüz: 7 - Sayfa: 130
(128) Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der, insanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 128  - Cüz: 8 - Sayfa: 144
(18) Allah, "Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, hepinizi cehenneme dolduracağım" dedi.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 18  - Cüz: 8 - Sayfa: 152
(36) Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 36  - Cüz: 8 - Sayfa: 154
﴿ قَالَ ٱدۡخُلُواْ فِيٓ أُمَمٖ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ فِي ٱلنَّارِۖ كُلَّمَا دَخَلَتۡ أُمَّةٞ لَّعَنَتۡ أُخۡتَهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعٗا قَالَتۡ أُخۡرَىٰهُمۡ لِأُولَىٰهُمۡ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمۡ عَذَابٗا ضِعۡفٗا مِّنَ ٱلنَّارِۖ قَالَ لِكُلّٖ ضِعۡفٞ وَلَٰكِن لَّا تَعۡلَمُونَ  * وَقَالَتۡ أُولَىٰهُمۡ لِأُخۡرَىٰهُمۡ فَمَا كَانَ لَكُمۡ عَلَيۡنَا مِن فَضۡلٖ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ  * إِنَّ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسۡتَكۡبَرُواْ عَنۡهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمۡ أَبۡوَٰبُ ٱلسَّمَآءِ وَلَا يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ ٱلۡجَمَلُ فِي سَمِّ ٱلۡخِيَاطِۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُجۡرِمِينَ  * لَهُم مِّن جَهَنَّمَ مِهَادٞ وَمِن فَوۡقِهِمۡ غَوَاشٖۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلظَّٰلِمِينَ [Al-A‘rāf: 38-41]
(38) Allah, " Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin" der. Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına lanet eder. Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için, "Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver" derler, Allah, "Hepsinin kat kattır, ama bilmezsiniz" der.
(39) Öncekiler sonrakilere, "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktu, kazandığınıza karşılık azabı tadın" derler.
(40) Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.
(41) Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 38-39-40-41 - Cüz: 8 - Sayfa: 155
(44) Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 44  - Cüz: 8 - Sayfa: 156
(50) Cehennemlikler cennetliklere, "Bize biraz su veya Allah'ın size verdiği rızıktan gönderin" diye seslenirler, onlar da, "Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir" derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 50  - Cüz: 8 - Sayfa: 156
(16) Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah'dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür!
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 16  - Cüz: 9 - Sayfa: 178
(36) Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.
(37) Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 36-37 - Cüz: 9 - Sayfa: 181
(17) Puta tapanların kendilerinin inkarcı olduklarını itiraf edip dururken Allah'ın mescidlerini onarmaları gerekmez. Onların işledikleri boşa gitmiştir, cehennemde temelli kalacaklardır.
Sure: At-Taubah - Ayet: 17  - Cüz: 10 - Sayfa: 189
(49) Onlardan, "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" diyen vardır. Bilin ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdi. Cehennem, inkar edenleri şüphesiz kuşatacaktır.
Sure: At-Taubah - Ayet: 49  - Cüz: 10 - Sayfa: 195
(63) Allah'a ve Peygamberine karşı koymağa kalkışana, ebedi kalacağı cehennem ateşi bulunduğunu bilmezler mi? Büyük rezillik budur.
Sure: At-Taubah - Ayet: 63  - Cüz: 10 - Sayfa: 197
(68) Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkarcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır. O, onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir (rahmetinden uzak kılmıştır). Onlara devamlı azab vardır.
Sure: At-Taubah - Ayet: 68  - Cüz: 10 - Sayfa: 197
(73) Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.
Sure: At-Taubah - Ayet: 73  - Cüz: 10 - Sayfa: 199
(8) Bizimle karşılaşmayı ummayan ve dünya hayatından hoşnut olup ona bağlananların ve ayetlerimizden habersiz bulunanların, işte bunların kazandıklarına karşılık varacakları yer cehennemdir.
Sure: Yūnus - Ayet: 8  - Cüz: 11 - Sayfa: 209
(106) Bedbaht olanlar cehennemdedirler. Onlar orada ah edip inlerler.
Sure: Hūd - Ayet: 106  - Cüz: 12 - Sayfa: 233
(5) Şaşacaksan, onların: "Biz toprak olunca mı yeniden yaratılacağız?" demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır. İşte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 5  - Cüz: 13 - Sayfa: 249
(35) Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen cennetin altından ırmaklar akar; oranın yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, sakınanların elde edeceği sonuçtur, inkarcıların varacağı sonuç ise ateştir.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 35  - Cüz: 13 - Sayfa: 254
(26) Çirkin bir söz de, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 26  - Cüz: 13 - Sayfa: 259
(30) Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: "Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır."
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 30  - Cüz: 13 - Sayfa: 259
(50) Gömlekleri katrandan olacak, yüzlerini ateş bürüyecektir.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 50  - Cüz: 13 - Sayfa: 261
(43) "Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 43  - Cüz: 14 - Sayfa: 264
(62) Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 62  - Cüz: 14 - Sayfa: 273
(97) Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 97  - Cüz: 15 - Sayfa: 292
(127) İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 127  - Cüz: 16 - Sayfa: 321
(98) Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız; oraya gireceksiniz.
(99) Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır.
(100) Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 98-99-100 - Cüz: 17 - Sayfa: 330
(19) İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
(20) İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 19-20 - Cüz: 17 - Sayfa: 334
(22) Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 22  - Cüz: 17 - Sayfa: 334
(57) İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 57  - Cüz: 17 - Sayfa: 339
(103) Tartıları hafif gelenler, işte onlar, kendilerine yazık edendir, cehennemde temellidirler.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 103  - Cüz: 18 - Sayfa: 348
(108) Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 108  - Cüz: 18 - Sayfa: 349
(57) İnkar edenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayasın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüştür!
Sure: An-Nūr - Ayet: 57  - Cüz: 18 - Sayfa: 357
(11) Zaten onlar, kıyamet saatini de yalanladılar. O saatin geleceğini yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırlamışızdır.
(12) Bu ateş, onlara uzak bir yerden gözükünce, onun kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
(13) Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.
(14) "Bir kere yok olmayı değil, birçok defa yok olmayı isteyin" denir.
(15) De ki: "Bu mu iyidir, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara mükafat ve gidilecek yer olarak söz verilen ebedi cennet mi daha iyidir?"
Sure: Al-Furqān - Ayet: 11-12-13-14-15 - Cüz: 18 - Sayfa: 360
(34) Cehennemde yüzü koyun toplanacak olanlar, işte onların yerleri en kötü ve yolları da en sapıktır.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 34  - Cüz: 19 - Sayfa: 363
(65) Onlar, "Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler.
(66) Onlar, "Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 65-66 - Cüz: 19 - Sayfa: 365
(90) Kötülük getiren kimseler, yüzükoyun ateşe atılırlar. "Yaptıklarınızdan başka bir şeyle mi cezalandırılacaksınız?" denir.
Sure: An-Naml - Ayet: 90  - Cüz: 20 - Sayfa: 385
(41) Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Sure: Al-Qaṣaṣ - Ayet: 41  - Cüz: 20 - Sayfa: 390
(68) Allah'a karşı yalan uydurandan veya hak kendisine gelmişken onu yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde inkarcılar için durak yok mudur?
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 68  - Cüz: 21 - Sayfa: 404
(24) Onları az bir süre geçindiririz, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.
Sure: Luqmān - Ayet: 24  - Cüz: 21 - Sayfa: 413
(20) Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 20  - Cüz: 21 - Sayfa: 416
(8) Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkarcılara can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 8  - Cüz: 21 - Sayfa: 419
(64) Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 64  - Cüz: 22 - Sayfa: 427
(68) "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.", "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat" derler.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 68  - Cüz: 22 - Sayfa: 427
(32) Büyüklük taslayanlar, Güçsüz sayılanlara: "Size doğruluk rehberi geldikten sonra ondan sizi biz mi alıkoyduk? Hayır; zaten suçlu kimselerdiniz" derler.
Sure: Saba’ - Ayet: 32  - Cüz: 22 - Sayfa: 432
(36) İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez. Her inkarcıyı böylece cezalandırırız.
(37) Orada; "Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, yararlı iş işleyelim" diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: "Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mi? Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz."
Sure: Fāṭir - Ayet: 36-37 - Cüz: 22 - Sayfa: 438
(60) İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 60  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(70) Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 70  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(27) Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline!
Sure: Ṣād - Ayet: 27  - Cüz: 23 - Sayfa: 455
(55) Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.
Sure: Ṣād - Ayet: 55  - Cüz: 23 - Sayfa: 456
(64) İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir.
Sure: Ṣād - Ayet: 64  - Cüz: 23 - Sayfa: 457
(8) İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin."
Sure: Az-Zumar - Ayet: 8  - Cüz: 23 - Sayfa: 459
(24) Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: "Kazandıklarınızın karşılığını tadın" denir.
(25) Onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı da farkına varmadıkları yerden onlara bir azap çatmıştı.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 24-25 - Cüz: 23 - Sayfa: 461
(32) Allah'a karşı yalan uydurandan, kendisine gelmiş gerçeği yalan sayandan daha zalim olan kimdir? İnkarcılar için cehennemde dur durak olmaz olur mu?
Sure: Az-Zumar - Ayet: 32  - Cüz: 24 - Sayfa: 462
(40) De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."
Sure: Az-Zumar - Ayet: 40  - Cüz: 24 - Sayfa: 462
(47) Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olmuş olsa, kıyamet günündeki kötü azap için fidye verseler kabul edilmez. Allah katından onlara, hiç hesaplamadıkları şeyler beliriverir.
(48) Onlara, işledikleri kötü şeyler belli olur; alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarar.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 47-48 - Cüz: 24 - Sayfa: 463
(60) Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün. Böbürlenenler için cehennemde bir durak olmaz olur mu?
Sure: Az-Zumar - Ayet: 60  - Cüz: 24 - Sayfa: 465
(6) İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
Sure: Ghāfir - Ayet: 6  - Cüz: 24 - Sayfa: 467
(43) "Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah'a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur."
Sure: Ghāfir - Ayet: 43  - Cüz: 24 - Sayfa: 472
(46) Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, "Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun"denir.
Sure: Ghāfir - Ayet: 46  - Cüz: 24 - Sayfa: 472
(50) Bekçiler: "Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?" derler. Onlar da: "Evet, gelmişti" derler. Bekçiler: "O halde kendiniz yalvarın" derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.
Sure: Ghāfir - Ayet: 50  - Cüz: 24 - Sayfa: 473
(70) Kitap'ı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette bileceklerdir.
Sure: Ghāfir - Ayet: 70  - Cüz: 24 - Sayfa: 475
(72) Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.
Sure: Ghāfir - Ayet: 72  - Cüz: 24 - Sayfa: 475
(19) Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 19  - Cüz: 24 - Sayfa: 478
(24) İster sabretsinler ister etmesinler, onların durağı ateştir. Hoş tutulmalarını isteseler de artık hoş tutulmazlar.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 24  - Cüz: 24 - Sayfa: 479
(74) Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.
(75) Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.
(76) Biz onlara zulmetmedik, ama onlar zalim kimselerdi.
(77) Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der.
(78) And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 74-75-76-77-78 - Cüz: 25 - Sayfa: 495
(43) Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 43  - Cüz: 25 - Sayfa: 498
(50) "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 50  - Cüz: 25 - Sayfa: 498
(34) Onlara denir ki: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi Biz de sizi unuttuk; varacağınız yer ateştir, yardımcılarınız da yoktur."
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 34  - Cüz: 25 - Sayfa: 502
(20) İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 20  - Cüz: 26 - Sayfa: 504
(34) İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: "Bu, gerçek değil miydi?" denir, onlar: "Rabbimize and olsun ki evet gerçekti" derler. Allah: "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 34  - Cüz: 26 - Sayfa: 506
(13) O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.
(14) Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 13-14 - Cüz: 26 - Sayfa: 521
(11) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
(12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
Sure: Aṭ-Ṭūr - Ayet: 11-12 - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(28) Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."
Sure: Al-Qamar - Ayet: 28  - Cüz: 27 - Sayfa: 530
(37) Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 37  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(44) Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 44  - Cüz: 27 - Sayfa: 533
(41) Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
Sure: Al-Wāqi‘ah - Ayet: 41  - Cüz: 27 - Sayfa: 535
(56) İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.
Sure: Al-Wāqi‘ah - Ayet: 56  - Cüz: 27 - Sayfa: 536
(15) Bugün sizden ve inkar edenlerden fidye kabul edilmez; varacağınız yer ateştir, layığınız orasıdır; ne kötü bir dönüştür!
Sure: Al-Ḥadīd - Ayet: 15  - Cüz: 27 - Sayfa: 539
(3) Allah onlara sürülmeyi yazmamış olsaydı, dünyada başka şekilde azap verecekti. Ahirette onlara ateş azabı vardır.
Sure: Al-Ḥashr - Ayet: 3  - Cüz: 28 - Sayfa: 545
(17) İkisinin sonucu da, içinde temelli kalacakları ateş olacaktır. Zalimlerin cezası budur.
Sure: Al-Ḥashr - Ayet: 17  - Cüz: 28 - Sayfa: 548
(20) Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Kurtuluşa ermiş kimseler cennetliklerdir.
Sure: Al-Ḥashr - Ayet: 20  - Cüz: 28 - Sayfa: 548
(10) İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da ateşliklerdir, orada temellidirler. Ne kötü bir dönüştür!
Sure: At-Taghābun - Ayet: 10  - Cüz: 28 - Sayfa: 557
(6) Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
(7) "Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.
Sure: At-Taḥrīm - Ayet: 6-7 - Cüz: 28 - Sayfa: 560
(10) Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısıyla Lut'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: "Cehenneme girenlerle beraber siz de girin" dendi.
Sure: At-Taḥrīm - Ayet: 10  - Cüz: 28 - Sayfa: 561
(8) Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
(9) Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.
(10) "Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler.
(11) Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!
Sure: Al-Mulk - Ayet: 8-9-10-11 - Cüz: 29 - Sayfa: 562
(23) "Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 23  - Cüz: 29 - Sayfa: 573
(26) İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 26  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(37) Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 37  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(4) Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.
Sure: Al-Insān - Ayet: 4  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(21) Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
Sure: An-Naba’ - Ayet: 21  - Cüz: 30 - Sayfa: 582
(30) Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."
Sure: An-Naba’ - Ayet: 30  - Cüz: 30 - Sayfa: 582
(1) İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 1  - Cüz: 30 - Sayfa: 587
(16) Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
(17) Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 16-17 - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(11) Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
(12) Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Sure: Al-Inshiqāq - Ayet: 11-12 - Cüz: 30 - Sayfa: 589
(20) Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Sure: Al-Balad - Ayet: 20  - Cüz: 30 - Sayfa: 595
(6) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 6  - Cüz: 30 - Sayfa: 599
(11) O, kızgın bir ateştir.
Sure: Al-Qāri‘ah - Ayet: 11  - Cüz: 30 - Sayfa: 600
(1) Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
(2) Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
(3) Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır.
(4) Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır.
(5) Hutame'nin ne olduğunu sen bilir misin?
(6) O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Sure: Al-Humazah - Ayet: 1-2-3-4-5-6 - Cüz: 30 - Sayfa: 601
(9) Onlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır.
Sure: Al-Humazah - Ayet: 9  - Cüz: 30 - Sayfa: 601
(1) Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da!
(2) Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.
(3) Alevli ateşe yaslanacaktır.
Sure: Al-Masad - Ayet: 1-2-3 - Cüz: 30 - Sayfa: 603


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler