Kur'an-ı Kerim'de İmanın Hakikati ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(2) Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren Kitap'dır.
(3) Onlar, gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.
(4) Onlar, sana indirilen Kitap'a da, senden önce indirilenlere de inanırlar; ahirete de yalnız onlar kesinlikle inanırlar.
(5) İşte Rab'lerinin yolunda olanlar ve saadete erişenler bunlardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 2-3-4-5 - Cüz: 1 - Sayfa: 2
(82) İnanıp yararlı işler yapan kimseler cennetlik olanlardır, onlar da orada temellidirler.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 82  - Cüz: 1 - Sayfa: 12
(108) Yoksa, daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? İmanı inkarla değiştiren, şüphesiz doğru yoldan sapmış olur.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 108  - Cüz: 1 - Sayfa: 17
(153) Ey İnananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 153  - Cüz: 2 - Sayfa: 23
(193) "Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızi iyilerle beraber al".
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 193  - Cüz: 4 - Sayfa: 75
(146) Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 146  - Cüz: 5 - Sayfa: 101
(175) Allah kendisine inananları ve Kitabına sarılanları rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları Kendisine götüren doğru yola eriştirecektir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 175  - Cüz: 6 - Sayfa: 105
(6) Ey İnananlar! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip- topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz yıkanıp temizlenin; şayet hasta veya yolculukta iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 6  - Cüz: 6 - Sayfa: 108
(63) Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
(64) Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük başarıdır.
(65) İnkarcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah'ındır. O, işitir ve bilir.
Sure: Yūnus - Ayet: 63-64-65 - Cüz: 11 - Sayfa: 216
(105) (Muhammed'e) "Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun" denildi.
(106) (Muhammed'e) "Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun" denildi.
Sure: Yūnus - Ayet: 105-106 - Cüz: 11 - Sayfa: 220
(28) Onlar inanmışlar, kalbleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
(29) İnanan ve yararlı iş işleyen kimseler için hoş bir hayat ve dönülecek güzel bir yer vardır.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 28-29 - Cüz: 13 - Sayfa: 252
(23) İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: "Selam!"dır.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 23  - Cüz: 13 - Sayfa: 258
(30) İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer!
Sure: Al-Kahf - Ayet: 30  - Cüz: 15 - Sayfa: 297
(44) İşte burada kudret ve hakimiyet, varlığı gerçek olan Allah'ındır. Mükafatlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma yönünden hayırlı olan da O'dur.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 44  - Cüz: 15 - Sayfa: 298
(103) "Size, amelce en çok kayıpta bulunanları haber verelim mi?" de.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 103  - Cüz: 16 - Sayfa: 304
(108) Orada temelli kalırlar, başka bir yere gitmek istemezler.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 108  - Cüz: 16 - Sayfa: 304
(60) Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
Sure: Maryam - Ayet: 60  - Cüz: 16 - Sayfa: 309
(96) İnanıp yararlı iş işleyenleri Rahman sevgili kılacaktır.
Sure: Maryam - Ayet: 96  - Cüz: 16 - Sayfa: 312
(112) İnanmış olarak, yararlı işler işleyen kimse, haksızlıktan ve hakkının yeneceğinden korkmaz.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 112  - Cüz: 16 - Sayfa: 319
(94) İnanmış olarak yararlı iş işleyenin ameli inkar edilmeyecektir. Biz onu yazmaktayız.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 94  - Cüz: 17 - Sayfa: 330
(15) Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 15  - Cüz: 21 - Sayfa: 405
(43) İnsanların fırka fırka olacağı, Allah katından kaçınılmaz o günün gelmesinden önce, kendini dosdoğru dine yönelt.
(44) Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhine olur. Yararlı iş işleyen kimseler, kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar.
(45) Çünkü Allah inanıp yararlı iş işleyenlere lütfundan karşılık verecektir. Doğrusu O, inkarcıları sevmez.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 43-44-45 - Cüz: 21 - Sayfa: 409
(15) Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.
(16) Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 15-16 - Cüz: 21 - Sayfa: 416
(19) İnanıp yararlı iş işleyenlere gelince, onların yaptıklarına karşılık, varacakları cennet konakları vardır.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 19  - Cüz: 21 - Sayfa: 416
(70) Ey inananlar! Allah'tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 70  - Cüz: 22 - Sayfa: 427
(37) Ey insanlar! Sizi Bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, inanıp yararlı iş işleyen kimselerin, işte onların yaptıklarına karşılık mükafatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedirler.
Sure: Saba’ - Ayet: 37  - Cüz: 22 - Sayfa: 432
(10) Şöyle de: "Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir."
Sure: Az-Zumar - Ayet: 10  - Cüz: 23 - Sayfa: 459
(17) Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.
(18) Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 17-18 - Cüz: 23 - Sayfa: 460
(84) Şiddetli azabımızı gördüklerinde: "Yalnız Allah'a inandık; O'na koştuğumuz eşleri inkar ettik" dediler.
(85) Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.
Sure: Ghāfir - Ayet: 84-85 - Cüz: 24 - Sayfa: 476
(8) Doğrusu inanıp yararlı iş işleyenlere, onlara kesintisiz bir ecir vardır.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 8  - Cüz: 24 - Sayfa: 477
(15) "İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır."
(16) De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir, Allah her şeyi bilendir."
(17) Müslüman oldular diye seni minnet altında bırakmak isterler; de ki: "Müslüman olmanızla beni minnet altında tutmayın, hayır; eğer doğru kimselerseniz, sizi imana eriştirmekle Allah sizi minnet altında bırakır."
(18) Doğrusu Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Sure: Al-Ḥujurāt - Ayet: 15-16-17-18 - Cüz: 26 - Sayfa: 517
(1) Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran, çok kutsal, güçlü ve Hakim olan Allah'ı tesbih ederler.
(2) Kitapsız (okuma-yazma bilmeyen) kimseler arasından, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderen O'dur. Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler.
(3) Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap ve hikmeti öğretmek üzere, Peygamberi gönderen Allah'tır. O, güçlüdür, Hakim'dir.
(4) Bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütfüdür. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Sure: Al-Jumu‘ah - Ayet: 1-2-3-4 - Cüz: 28 - Sayfa: 553
(8) Öyleyse Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz nura, Kuran'a inanın; Allah işlediklerinizden haberdardır.
Sure: At-Taghābun - Ayet: 8  - Cüz: 28 - Sayfa: 556
(1) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.
(2) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.
(3) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.
(4) Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.
(5) Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.
(6) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.
(7) Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 1-2-3-4-5-6-7 - Cüz: 30 - Sayfa: 598


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler