Kur'an-ı Kerim'de Cin ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(100) Cinleri O yaratmışken kafirler Allah'a ortak koştular. Körü körüne O'na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 100  - Cüz: 7 - Sayfa: 140
(112) Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 112  - Cüz: 8 - Sayfa: 142
(128) Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der, insanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 128  - Cüz: 8 - Sayfa: 144
(184) Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur. O ancak açıkça uyaran bir kimsedir.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 184  - Cüz: 9 - Sayfa: 174
(119) Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin "And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım" sözü yerine gelmiştir.
Sure: Hūd - Ayet: 119  - Cüz: 12 - Sayfa: 235
(27) Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 27  - Cüz: 14 - Sayfa: 263
(88) De ki: "İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar."
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 88  - Cüz: 15 - Sayfa: 291
(50) Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi. Rabbinin buyruğu dışına çıktı. Ey insanoğulları! Siz Beni bırakıp onu ve soyunu dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar size düşmandır. Kendilerine yazık edenler için bu ne kötü değişmedir!
Sure: Al-Kahf - Ayet: 50  - Cüz: 15 - Sayfa: 299
(17) Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil olan ordusu toplandı. Hepsi toplu olarak gidiyorlardı.
Sure: An-Naml - Ayet: 17  - Cüz: 19 - Sayfa: 378
(39) Cinlerden bir ifrit: "Sen yerinden kalkmadan önce sana onu getiririm, buna karşı güvenilir bir güce sahibim" dedi.
Sure: An-Naml - Ayet: 39  - Cüz: 19 - Sayfa: 380
(12) Gündüz estiğinde bir aylık mesafeye gidip, akşam da bir aylık mesafeden gelen rüzgarı Süleyman'ın buyruğu altına verdik. Onun için su gibi erimiş bakır akıttık. Rabbinin izniyle, yanında iş gören cinleri onun buyruğu altına verdik ki, bunlar içinde buyruğumuzdan çıkan olursa ona alevli ateşin azabını tattırırdık.
(13) Süleyman için, o ne dilerse, mabedler, heykeller, büyük havuzlara benzer çanaklar ve taşınması güç kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır."
(14) Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, ancak değneğini yiyen kurt onun ölümünü cinlere farkettirdi. O, ölü olarak yere düşünce, ortaya çıktı ki, şayet cinler görülmeyeni bilmiş olsalardı alçak düşüren bir azap içinde kalmazlardı.
Sure: Saba’ - Ayet: 12-13-14 - Cüz: 22 - Sayfa: 429
(41) Melekler: "Haşa, bizim dostumuz onlar değil, Sensin. Hayır; onlar bize değil cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanıyorlardı" derler.
Sure: Saba’ - Ayet: 41  - Cüz: 22 - Sayfa: 433
(158) Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 158  - Cüz: 23 - Sayfa: 452
(25) Onların yanına bir takım yardakçılar koyarız da geçmişlerini geleceklerini onlara güzel gösterirler. Verilen söz, gerek cinlerden ve gerekse insanlardan, gelip geçmiş ümmetler içinde, onların aleyhine gerçekleşmiştir. Doğrusu onlar hüsranda idiler.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 25  - Cüz: 24 - Sayfa: 479
(29) İnkar edenler: "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan, bizi saptıranları göster, onları ayaklarımızın altına alalım da en altta kalanlardan olsunlar" derler.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 29  - Cüz: 24 - Sayfa: 479
(18) Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 18  - Cüz: 26 - Sayfa: 504
(29) Kuran'ı dinleyecek cinlerden bir takımını sana yöneltmiştik. Onlar Kuran'ı dinlemeğe hazır olunca birbirlerine: "Susun" dediler. Kuran'ın okunması bitince, her biri birer uyarıcı olarak milletlerine döndüler.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 29  - Cüz: 26 - Sayfa: 506
(32) Allah'a çağırana uymayan kimse bilsin ki, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamaz; onların O'ndan başka dostları da bulunmaz; işte onlar apaçık sapıklıktadırlar.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 32  - Cüz: 26 - Sayfa: 506
(56) Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 56  - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(15) Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 15  - Cüz: 27 - Sayfa: 531
(33) Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 33  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(39) O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 39  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(56) Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 56  - Cüz: 27 - Sayfa: 533
(74) Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 74  - Cüz: 27 - Sayfa: 534
(1) De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
(2) De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
(3) "Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir."
(4) "Doğrusu aramızdaki beyinsiz, Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu."
(5) "Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık."
(6) "Gerçekten, bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 1-2-3-4-5-6 - Cüz: 29 - Sayfa: 572
(19) Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.
Sure: Al-Jinn - Ayet: 19  - Cüz: 29 - Sayfa: 573


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler