Kur'an-ı Kerim'de Kaza ve Kader (Allah’ın takdiri ve hükmü) ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(145) Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 145  - Cüz: 4 - Sayfa: 68
(154) Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. "Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?" diyorlardı; De ki: "Buyruğun hepsi Allah'ındır". Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. "Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah'ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 154  - Cüz: 4 - Sayfa: 70
(34) Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca ne bir saat gecikebilir ne de öne geçebilirler.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 34  - Cüz: 8 - Sayfa: 154
(51) De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim Mevlamızdır, inananlar Allah'a güvensin."
Sure: At-Taubah - Ayet: 51  - Cüz: 10 - Sayfa: 195
(49) De ki: "Allah'ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir süre vardır; süreleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar."
Sure: Yūnus - Ayet: 49  - Cüz: 11 - Sayfa: 214
(6) Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah'a aittir. O, canlıları babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta iken de bilir. Her şey apaçık bir Kitaptadır.
Sure: Hūd - Ayet: 6  - Cüz: 12 - Sayfa: 222
(39) Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ana Kitap O'nun katındadır.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 39  - Cüz: 13 - Sayfa: 254
(4) Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
(5) Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 4-5 - Cüz: 14 - Sayfa: 262
(21) Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 21  - Cüz: 14 - Sayfa: 263
(43) Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 43  - Cüz: 18 - Sayfa: 345
(2) Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 2  - Cüz: 18 - Sayfa: 359
(35) Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 35  - Cüz: 19 - Sayfa: 368
(57) Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 57  - Cüz: 19 - Sayfa: 369
(96) Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 96  - Cüz: 19 - Sayfa: 371
(74) Şüphesiz Rabbin onların gönüllerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
(75) Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.
Sure: An-Naml - Ayet: 74-75 - Cüz: 20 - Sayfa: 383
(3) İnkar edenler: "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap'tadır."
Sure: Saba’ - Ayet: 3  - Cüz: 22 - Sayfa: 428
(11) Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde varetmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap'dadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır.
Sure: Fāṭir - Ayet: 11  - Cüz: 22 - Sayfa: 435
(4) Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 4  - Cüz: 25 - Sayfa: 496
(51) And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
(52) İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
(53) Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
Sure: Al-Qamar - Ayet: 51-52-53 - Cüz: 27 - Sayfa: 531
(22) Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce o, Kitap'da bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır.
Sure: Al-Ḥadīd - Ayet: 22  - Cüz: 27 - Sayfa: 540
(3) Allah onlara sürülmeyi yazmamış olsaydı, dünyada başka şekilde azap verecekti. Ahirette onlara ateş azabı vardır.
Sure: Al-Ḥashr - Ayet: 3  - Cüz: 28 - Sayfa: 545
(11) Başa gelen hiçbir musibet Allah'ın izni olmaksızın olamaz; Allah'a kim inanırsa onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah herşeyi bilendir.
Sure: At-Taghābun - Ayet: 11  - Cüz: 28 - Sayfa: 557
(3) Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Sure: Aṭ-Ṭalāq - Ayet: 3  - Cüz: 28 - Sayfa: 558
(4) "Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!"
Sure: Nūḥ - Ayet: 4  - Cüz: 29 - Sayfa: 570
(25) De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem."
(26) Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz.
(27) Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.
(28) Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.
Sure: Al-Jinn - Ayet: 25-26-27-28 - Cüz: 29 - Sayfa: 573


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler