📖 0/604 sayfa okundu
📄 588
كـَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٍ  ۝٧ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ  ۝٨ كِتَٰبٌ مَّرۡقُومٌ  ۝٩ وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝١٠ ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ  ۝١١ وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ  ۝١٢ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ  ۝١٣ كـَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ  ۝١٤ كـَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذٍ لَّمَحۡجُوبُونَ  ۝١٥ ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ  ۝١٦ ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ  ۝١٧ كـَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ  ۝١٨ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ  ۝١٩ كِتَٰبٌ مَّرۡقُومٌ  ۝٢٠ يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ  ۝٢١ إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ  ۝٢٢ عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ  ۝٢٣ تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ  ۝٢٤ يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخۡتُومٍ  ۝٢٥ خِتَٰمُهُۥ مِسۡكٌۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ  ۝٢٦ وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ  ۝٢٧ عَيۡنًا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ  ۝٢٨ إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ  ۝٢٩ وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ  ۝٣٠ وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ  ۝٣١ وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ  ۝٣٢ وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ  ۝٣٣ فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ  ۝٣٤
83:7
كـَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٍ  ۝٧
Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
83:8
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ  ۝٨
Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
83:9
كِتَٰبٌ مَّرۡقُومٌ  ۝٩
O, yazılmış bir kitaptır.
83:10
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ  ۝١٠
Yalanlayanların o gün vay haline!
83:11
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ  ۝١١
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
83:12
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ  ۝١٢
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
83:13
إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ  ۝١٣
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
83:14
كـَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ  ۝١٤
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
83:15
كـَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذٍ لَّمَحۡجُوبُونَ  ۝١٥
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
83:16
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ  ۝١٦
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
83:17
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ  ۝١٧
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
83:18
كـَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ  ۝١٨
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.
83:19
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ  ۝١٩
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
83:20
كِتَٰبٌ مَّرۡقُومٌ  ۝٢٠
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
83:21
يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ  ۝٢١
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
83:22
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ  ۝٢٢
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
83:23
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ  ۝٢٣
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
83:24
تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ  ۝٢٤
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
83:25
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخۡتُومٍ  ۝٢٥
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
83:26
خِتَٰمُهُۥ مِسۡكٌۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ  ۝٢٦
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
83:27
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ  ۝٢٧
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
83:28
عَيۡنًا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ  ۝٢٨
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
83:29
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ  ۝٢٩
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
83:30
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ  ۝٣٠
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
83:31
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ  ۝٣١
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
83:32
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ  ۝٣٢
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
83:33
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ  ۝٣٣
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
83:34
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ  ۝٣٤
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.


📚Juz 30 📄588 / 604



Mishary Rashid Alafasy
Mahmoud Khalil Al-Husary
Abdurrahman As-Sudais
Mohamed Siddiq Al-Minshawi
Abdul Basit Abdul Samad
Ali Al-Hudhaify
Ahmed ibn Ali al-Ajamy
Abu Bakr Ash-Shaatree
Muhammad Ayyoub
Abdullah Basfar
Abdullah Al-Juhani
Maher Al Muaiqly
0:00
0:00
-

Tuesday, September 1, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler