Uykudan uyanma duaları - Hisnü'l-Müslim

1/4

الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَمَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ (1).

🔤 Okunuş (Transkripsiyon)

El-hamdü lillâhillezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr.

🌐 Türkçe Meal

Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamdolsun, dönüş O'nadır.

2/4

الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي عَافَانِي فِي جَسَدِي، وَرَدَّ عَلَيَّ رُوحِي، وَأَذِنَ لِي بِذِكْرِهِ (1).

🔤 Okunuş (Transkripsiyon)

El-hamdü lillâhillezî âfânî fî cesedî, ve radde aleyye rûhî, ve ezine lî bi-zikrih.

🌐 Türkçe Meal

Bana vücudumda afiyet veren, ruhumu bana iade eden ve Kendisini zikretmeme izin veren Allah'a hamdolsun.

3/4

لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ، رَبِّ اغْفِرْ لِي (1).

🔤 Okunuş (Transkripsiyon)

Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehul-mulku ve lehul-hamdu, ve huve alâ kulli şey'in kadîr. Sübhanallâh, velhamdülillâh, ve lâ ilâhe illallâh, vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm. Rabbiğfirlî (merraten).

🌐 Türkçe Meal

Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir. Sübhanallah, elhamdülillah, la ilahe illallah, Allahu ekber. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azim olan Allah'tandır. Rabbim, beni bağışla (bir kere).

4/4

﴿إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ ١٩٠ ٱلَّذِينَ يَذۡكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمٗا وَقُعُودٗا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمۡ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ رَبَّنَا مَا خَلَقۡتَ هَٰذَا بَٰطِلٗا سُبۡحَٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ ١٩١ رَبَّنَآ إِنَّكَ مَن تُدۡخِلِ ٱلنَّارَ فَقَدۡ أَخۡزَيۡتَهُۥۖ وَمَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنۡ أَنصَارٖ ١٩٢ رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعۡنَا مُنَادِيٗا يُنَادِي لِلۡإِيمَٰنِ أَنۡ ءَامِنُواْ بِرَبِّكُمۡ فَـَٔامَنَّاۚ رَبَّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرۡ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلۡأَبۡرَارِ ١٩٣ رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخۡزِنَا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ إِنَّكَ لَا تُخۡلِفُ ٱلۡمِيعَادَ ١٩٤ فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ ١٩٥ لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ١٩٦ مَتَٰعٞ قَلِيلٞ ثُمَّ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ١٩٧ لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ جَنَّـٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۗ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لِّلۡأَبۡرَارِ ١٩٨ وَإِنَّ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَمَن يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِمۡ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشۡتَرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنٗا قَلِيلًاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ ١٩٩ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱصۡبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٢٠٠ (1)

🔤 Okunuş (Transkripsiyon)

İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri le âyâtin li ulîl elbâb. Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ardı rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılen subhâneke fekınâ azâben nâr. Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fekad ahzeyteh, ve mâ liz zâlimîne min ensâr. Rabbenâ innenâ semi’nâ münâdiyen yünâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fâgfir lenâ zünûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr. Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh, inneke lâ tuhliful mîâd. Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilin minküm min zekerin ev unsâ, ba’duküm min ba’d, fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve ûzû fî sebîlî ve kâtelû ve kutilû le ukaffiranne anhum seyyiâtihim ve le udhılennehum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru sevâben min indillâh, vallâhu indehû husnus sevâb. Lâ yagurranneke tekallubullezîne keferû fîl bilâd. Metâun kalîlün sümme me’vâhum cehennem, ve bi’sel mihâd. Lâkinillezînettekav rabbehum lehum cennâtün tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ nüzülen min indillâh, ve mâ indallâhi hayrun lil ebrâr. Ve inne min ehlil kitâbi lemen yü’minu billâhi ve mâ ünzile ileyküm ve mâ ünzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne bi âyâtillâhi semenan kalîlâ, ulâike lehum ecruhum inde rabbihim, innallâhe serîul hisâb. Yâ eyyühellezîne âmenus birû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn.

🌐 Türkçe Meal

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için elbette ibretler vardır. Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi ateş azabından koru! Rabbimiz! Şüphesiz sen kimi cehenneme koyarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. Rabbimiz! Doğrusu biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al. Rabbimiz! Peygamberlerin vasıtasıyla bize vaad ettiklerini ver, kıyamet gününde bizi rezil etme. Şüphesiz sen vaadinden caymazsın.” Rableri onlara şöyle cevap verdi: “Ben, erkek olsun kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmem. Siz birbirinizdensiniz. İşte hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenler; onların kötülüklerini elbette örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu, Allah katından bir mükâfattır. Allah, mükâfatın en güzeli O'nun katındadır.” İnkâr edenlerin diyar diyar dolaşması sakın seni aldatmasın. Az bir faydalanmadır. Sonra onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası! Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah katından bir ikram olarak. Allah katında olan ise iyiler için daha hayırlıdır. Şüphesiz kitap ehlinden öyleleri vardır ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın ayetlerini az bir paha karşılığında satmazlar. İşte onların mükâfatı Rableri katındadır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. Ey iman edenler! Sabredin, sabırda yarışın, nöbet bekleyin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

Hisnü'l-Müslim'den Diğer Zikir Bölümleri

القرآن الكريم


سورة البقرة آل عمران سورة النساء
سورة المائدة سورة الكهف سورة يس
سورة الرحمن سورة الواقعة سورة الملك

Friday, August 14, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler