Kur'an-ı Kerim'de Tevekkül ve İ'tisam ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(101) Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'ın Kitabına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 101  - Cüz: 4 - Sayfa: 63
(122) Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 122  - Cüz: 4 - Sayfa: 66
(173) İnsanlar onlara: "Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler. Bu, onların imanını artırdı da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 173  - Cüz: 4 - Sayfa: 72
(81) "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 81  - Cüz: 5 - Sayfa: 91
(146) Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 146  - Cüz: 5 - Sayfa: 101
(175) Allah kendisine inananları ve Kitabına sarılanları rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları Kendisine götüren doğru yola eriştirecektir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 175  - Cüz: 6 - Sayfa: 105
(102) İşte Rabbiniz, Allah budur. O'ndan başka tanrı yoktur, her şeyin yaratanıdır. Öyleyse O'na kulluk edin; O her şeye de vekildir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 102  - Cüz: 7 - Sayfa: 141
(89) Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız" dediler. Şuayb, onlara: "İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın" dedi.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 89  - Cüz: 9 - Sayfa: 162
(2) İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 2  - Cüz: 9 - Sayfa: 177
(49) İkiyüzlüler ve kalblerinde hastalık bulunanlar "Müslümanları dinleri aldattı" diyorlardı; oysa, kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 49  - Cüz: 10 - Sayfa: 183
(61) Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 61  - Cüz: 10 - Sayfa: 184
(51) De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim Mevlamızdır, inananlar Allah'a güvensin."
Sure: At-Taubah - Ayet: 51  - Cüz: 10 - Sayfa: 195
(129) Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter; O'ndan başka tanrı yoktur, yalnız O'na güveniyorum; O büyük arşın Rabbidir."
Sure: At-Taubah - Ayet: 129  - Cüz: 11 - Sayfa: 207
(84) Musa: "Ey milletim! Allah'a inanıyorsanız ve teslim olmuşsanız O'na güvenin" dedi.
Sure: Yūnus - Ayet: 84  - Cüz: 11 - Sayfa: 218
(108) De ki: "Ey insanlar! Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve sapıtan da kendi zararına olarak sapıtmıştır. Ben sizin üzerinize vekil değilim."
Sure: Yūnus - Ayet: 108  - Cüz: 11 - Sayfa: 221
(123) Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Sure: Hūd - Ayet: 123  - Cüz: 12 - Sayfa: 235
(30) Sana vahyettiğimizi okuman için, seni de onlardan önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik; o ümmet merhametli olan Allah'ı inkar eder; de ki: "O benim Rabbim'dir, O'ndan başka Tanrı yoktur, yalnız O'na güvenirim, dönüşüm de O'nadır."
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 30  - Cüz: 13 - Sayfa: 253
(42) Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 42  - Cüz: 14 - Sayfa: 271
(2) Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 2  - Cüz: 15 - Sayfa: 282
(65) Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 65  - Cüz: 15 - Sayfa: 288
(58) Ölümsüz, diri olan Allah'a güven, O'nu överek tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 58  - Cüz: 19 - Sayfa: 365
(217) Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 217  - Cüz: 19 - Sayfa: 376
(79) Allah'a güven, şüphesiz sen apaçık gerçek üzerindesin.
Sure: An-Naml - Ayet: 79  - Cüz: 20 - Sayfa: 384
(59) İnanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetteki köşklere yerleştiririz. Sabredip, Rablerine güvenerek iş görenlerin ecri ne güzeldir!
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 59  - Cüz: 21 - Sayfa: 403
(3) Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 3  - Cüz: 21 - Sayfa: 418
(48) İnkarcılara, ikiyüzlülere itaat etme; eziyetlerine aldırma; Allah'a güven, güvenilecek olarak Allah yeter.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 48  - Cüz: 22 - Sayfa: 424
(38) And olsun ki, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan: "Allah'tır" derler. De ki: "Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmetdilerse, O'nun rahmetini önleyebilir mi?" De ki: "Allah bana yeter; güvenenler O'na güvenir."
Sure: Az-Zumar - Ayet: 38  - Cüz: 24 - Sayfa: 462
(10) Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir; "İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O'na güvenirim ve O'na yönelirim." (demek gerekir)
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 10  - Cüz: 25 - Sayfa: 483
(36) Size verilen herhangi bir şey, sadece dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 36  - Cüz: 25 - Sayfa: 487
(50) De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 50  - Cüz: 27 - Sayfa: 522
(4) İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah'a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir." -Yalnız, İbrahim'in, babasına: "And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez" sözü bu örneğin dışındadır- "Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır."
Sure: Al-Mumtaḥanah - Ayet: 4  - Cüz: 28 - Sayfa: 549
(13) Allah vardır, O'ndan başka tanrı yoktur. İnananlar yalnız Allah 'a güvensinler.
Sure: At-Taghābun - Ayet: 13  - Cüz: 28 - Sayfa: 557
(3) Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Sure: Aṭ-Ṭalāq - Ayet: 3  - Cüz: 28 - Sayfa: 558
(29) De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz."
Sure: Al-Mulk - Ayet: 29  - Cüz: 29 - Sayfa: 564
(9) O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 9  - Cüz: 29 - Sayfa: 574


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler