Kur'an-ı Kerim'de İnatçılık ve Azabın Çabuk Getirilmesini İstemek ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(108) Yoksa, daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? İmanı inkarla değiştiren, şüphesiz doğru yoldan sapmış olur.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 108  - Cüz: 1 - Sayfa: 17
(118) Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 118  - Cüz: 1 - Sayfa: 18
(153) Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri aşırı gitmeyin" dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 153  - Cüz: 6 - Sayfa: 102
(57) De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."
(58) De ki: "Acele istediğiniz şey elimde olsaydı, benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu." Allah zulmedenleri en iyi bilendir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 57-58 - Cüz: 7 - Sayfa: 134
(203) Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane yapsaydın ya" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu Kitap inanan millete Rabbinizden açık belgeler, yol gösterme ve rahmettir."
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 203  - Cüz: 9 - Sayfa: 176
(20) "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
Sure: Yūnus - Ayet: 20  - Cüz: 11 - Sayfa: 210
(50) De ki: "Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse, ne yaparsınız? Suçlular neye bunda acele ediyorlar?"
(51) Vuku bulduktan sonra mı O'na inanacaksınız? İnanmayanlar azabı görünce, "şimdi miydi?" derler. "Elbette, siz onu acele istiyordunuz" denir.
Sure: Yūnus - Ayet: 50-51 - Cüz: 11 - Sayfa: 214
(6) Puta tapanlar senden, iyilikten önce kötülük isterler, oysa onlardan önce nice ibret alınacak cezalar verilmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması çetindir.
(7) İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 6-7 - Cüz: 13 - Sayfa: 250
(27) İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir."
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 27  - Cüz: 13 - Sayfa: 252
(59) Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 59  - Cüz: 15 - Sayfa: 288
(90) Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 90  - Cüz: 15 - Sayfa: 291
(96) De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır."
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 96  - Cüz: 15 - Sayfa: 291
(133) "Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya" derler. Onlara, önceki Kitablarda bulunan belgeler gelmedi mi?
(134) Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
(135) De ki: "Herkes gözlemektedir, siz de gözleyin. Şüphesiz düz yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu bileceksiniz."
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 133-134-135 - Cüz: 16 - Sayfa: 321
(37) İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size ayetlerimi göstereceğim, bunu Benden acele istemeyin.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 37  - Cüz: 17 - Sayfa: 325
(40) Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 40  - Cüz: 17 - Sayfa: 325
(47) Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 47  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(7) Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
(8) Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
(9) Sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 7-8-9 - Cüz: 18 - Sayfa: 360
(204) Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 204  - Cüz: 19 - Sayfa: 375
(207) Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 207  - Cüz: 19 - Sayfa: 376
(71) Onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?" derler.
(72) De ki: "Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir."
Sure: An-Naml - Ayet: 71-72 - Cüz: 20 - Sayfa: 383
(12) İnkar edenler inananlara: "Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım" derler. Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
(13) Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 12-13 - Cüz: 20 - Sayfa: 397
(50) "Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 50  - Cüz: 21 - Sayfa: 402
(53) Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 53  - Cüz: 21 - Sayfa: 403
(55) Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: "Yaptıklarınızın karşılığını tadın" der.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 55  - Cüz: 21 - Sayfa: 403
(58) And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: "Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız" derler.
(59) Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 58-59 - Cüz: 21 - Sayfa: 410
(48) "Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
(49) Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
(50) O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 48-49-50 - Cüz: 23 - Sayfa: 443
(176) Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
(177) O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
(178) Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
(179) İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 176-177-178-179 - Cüz: 23 - Sayfa: 452
(16) Onlar ise "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver" derler.
Sure: Ṣād - Ayet: 16  - Cüz: 23 - Sayfa: 453
(30) Gerçek kendilerine geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz" dediler.
(31) "Bu Kuran, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
(32) Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 30-31-32 - Cüz: 25 - Sayfa: 491
(7) Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman inkar edenler, kendilerine gelen gerçek için: "Bu, apaçık bir büyüdür" derler.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 7  - Cüz: 26 - Sayfa: 503
(25) "Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler.
(26) De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Sure: Al-Mulk - Ayet: 25-26 - Cüz: 29 - Sayfa: 563
(1) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(2) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(3) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(4) Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.
(5) Güzel güzel sabret;
(6) Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.
(7) Ama biz onu yakın görmekteyiz.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 1-2-3-4-5-6-7 - Cüz: 29 - Sayfa: 568
(52) Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 52  - Cüz: 29 - Sayfa: 577


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler