📖 0/604 sayfa okundu
📄 585
Abese Suresi
bismillah
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ  ۝١ أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ  ۝٢ وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ  ۝٣ أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ  ۝٤ أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ  ۝٥ فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ  ۝٦ وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ  ۝٧ وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ  ۝٨ وَهُوَ يَخۡشَىٰ  ۝٩ فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ  ۝١٠ كـَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٌ  ۝١١ فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ  ۝١٢ فِي صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ  ۝١٣ مَّرۡفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةِۭ  ۝١٤ بِأَيۡدِي سَفَرَةٍ  ۝١٥ كِرَامِۭ بَرَرَةٍ  ۝١٦ قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ  ۝١٧ مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ  ۝١٨ مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ  ۝١٩ ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ  ۝٢٠ ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ  ۝٢١ ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ  ۝٢٢ كـَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ  ۝٢٣ فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ  ۝٢٤ أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبًّا  ۝٢٥ ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقًّا  ۝٢٦ فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبًّا  ۝٢٧ وَعِنَبًا وَقَضۡبًا  ۝٢٨ وَزَيۡتُونًا وَنَخۡلًا  ۝٢٩ وَحَدَآئِقَ غُلۡبًا  ۝٣٠ وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا  ۝٣١ مَّتَٰعًا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ  ۝٣٢ فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ  ۝٣٣ يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ  ۝٣٤ وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ  ۝٣٥ وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ  ۝٣٦ لِكُلِّ ٱمۡرِيٍٕ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٍ شَأۡنٌ يُغۡنِيهِ  ۝٣٧ وُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ مُّسۡفِرَةٌ  ۝٣٨ ضَاحِكَةٌ مُّسۡتَبۡشِرَةٌ  ۝٣٩ وَوُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٌ  ۝٤٠ تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ  ۝٤١ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ  ۝٤٢
Abese Suresi
bismillah
80:1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ  ۝١
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
80:2
أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ  ۝٢
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
80:3
وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ  ۝٣
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
80:4
أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ  ۝٤
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
80:5
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ  ۝٥
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
80:6
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ  ۝٦
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
80:7
وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ  ۝٧
Arınmak istememesinden sana ne?
80:8
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ  ۝٨
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
80:9
وَهُوَ يَخۡشَىٰ  ۝٩
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
80:10
فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ  ۝١٠
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
80:11
كـَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٌ  ۝١١
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.
80:12
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ  ۝١٢
Dileyen onu öğüt kabul eder.
80:13
فِي صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ  ۝١٣
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
80:14
مَّرۡفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةِۭ  ۝١٤
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
80:15
بِأَيۡدِي سَفَرَةٍ  ۝١٥
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
80:16
كِرَامِۭ بَرَرَةٍ  ۝١٦
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
80:17
قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ  ۝١٧
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!
80:18
مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ  ۝١٨
Allah onu hangi şeyden yaratmış?
80:19
مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ  ۝١٩
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;
80:20
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ  ۝٢٠
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
80:21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ  ۝٢١
Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
80:22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ  ۝٢٢
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
80:23
كـَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ  ۝٢٣
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
80:24
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ  ۝٢٤
İnsan, yiyeceğine bir baksın;
80:25
أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبًّا  ۝٢٥
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
80:26
ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقًّا  ۝٢٦
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:27
فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبًّا  ۝٢٧
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:28
وَعِنَبًا وَقَضۡبًا  ۝٢٨
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:29
وَزَيۡتُونًا وَنَخۡلًا  ۝٢٩
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:30
وَحَدَآئِقَ غُلۡبًا  ۝٣٠
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:31
وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا  ۝٣١
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:32
مَّتَٰعًا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ  ۝٣٢
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
80:33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ  ۝٣٣
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
80:34
يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ  ۝٣٤
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ  ۝٣٥
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:36
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ  ۝٣٦
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:37
لِكُلِّ ٱمۡرِيٍٕ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٍ شَأۡنٌ يُغۡنِيهِ  ۝٣٧
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
80:38
وُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ مُّسۡفِرَةٌ  ۝٣٨
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
80:39
ضَاحِكَةٌ مُّسۡتَبۡشِرَةٌ  ۝٣٩
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
80:40
وَوُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٌ  ۝٤٠
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
80:41
تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ  ۝٤١
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
80:42
أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ  ۝٤٢
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.


📚Juz 30 📄585 / 604



Mishary Rashid Alafasy
Mahmoud Khalil Al-Husary
Abdurrahman As-Sudais
Mohamed Siddiq Al-Minshawi
Abdul Basit Abdul Samad
Ali Al-Hudhaify
Ahmed ibn Ali al-Ajamy
Abu Bakr Ash-Shaatree
Muhammad Ayyoub
Abdullah Basfar
Abdullah Al-Juhani
Maher Al Muaiqly
0:00
0:00
-

Tuesday, September 1, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler