Sure Yâsîn
83 Ayet · Mekki · Türkçe
bismillah
ﭬﭭ
Ya, Sin.
ﭮﭯﭰ
Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ﭱﭲﭳﭴ
Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ﭵﭶﭷﭸ
Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
ﭹﭺﭻﭼ
Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
ﭽﭾﭿﮀﮁﮂﮃﮄ
Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
ﮅﮆﮇﮈﮉﮊﮋﮌﮍ
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.
ﮎﮏﮐﮑﮒﮓﮔﮕﮖﮗﮘ
Boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır.
ﮙﮚﮛﮜﮝﮞﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥ
Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.
ﮦﮧﮨﮩﮪﮫﮬﮭﮮ
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
ﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝ
Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.
ﯞﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩﯪﯫﯬﯭ
Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙ
İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:
ﭚﭛﭜﭝﭞﭟﭠﭡﭢﭣﭤﭥ
Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi.
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲﭳﭴﭵ
"Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler.
ﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼ
Elçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.
ﭽﭾﭿﮀﮁﮂ
Elçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.
ﮃﮄﮅﮆﮇﮈﮉﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐ
"Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır" dediler.
ﮑﮒﮓﮔﮕﮖﮗﮘﮙﮚﮛﮜ
Elçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi.
ﮝﮞﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥﮦﮧ
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun."
ﮨﮩﮪﮫﮬﮭﮮﮯ
"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."
ﮰﮱﯓﯔﯕﯖﯗﯘﯙ
"Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz."
ﯚﯛﯜﯝﯞﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩ
"O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar."
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯ
"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."
ﯰﯱﯲﯳﯴ
"Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."
ﯵﯶﯷﯸﯹﯺﯻﯼﯽ
Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
ﯾﯿﰀﰁﰂﰃﰄﰅ
Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙﭚﭛﭜﭝﭞﭟ
Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
ﭠﭡﭢﭣﭤﭥﭦﭧﭨ
Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
ﭩﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲﭳﭴﭵ
Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.
ﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?
ﮂﮃﮄﮅﮆﮇﮈ
Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.
ﮉﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓ
İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙﮚﮛﮜﮝﮞ
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
ﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥﮦﮧﮨ
Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?
ﮩﮪﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖﯗ
Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.
ﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞﯟﯠﯡ
Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
ﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩﯪﯫ
Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.
ﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳ
Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.
ﯴﯵﯶﯷﯸﯹﯺﯻﯼﯽﯾﯿﰀﰁﰂﰃﰄ
Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
ﭚﭛﭜﭝﭞﭟﭠ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦﭧﭨﭩﭪ
Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.
ﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱ
Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.
ﭲﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼﭽ
Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.
ﭾﭿﮀﮁﮂﮃﮄﮅﮆﮇﮈﮉ
Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.
ﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓﮔﮕﮖﮗﮘﮙﮚﮛﮜﮝﮞﮟﮠﮡﮢ
Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.
ﮣﮤﮥﮦﮧﮨﮩﮪ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
ﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔ
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
ﯕﯖﯗﯘﯙﯚﯛﯜ
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧ
Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.
ﯨﯩﯪﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳﯴﯵﯶ
"Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.
ﯷﯸﯹﯺﯻﯼﯽﯾﯿﰀﰁ
Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
ﰂﰃﰄﰅﰆﰇﰈﰉﰊﰋﰌﰍ
Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘ
Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
ﭙﭚﭛﭜﭝﭞﭟﭠ
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦﭧ
Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.
ﭨﭩﭪﭫﭬﭭ
Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.
ﭮﭯﭰﭱﭲ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼﭽﭾﭿﮀﮁﮂ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ﮃﮄﮅﮆﮇﮈﮉ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
ﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙ
İşte bu, size söz verilen cehennemdir.
ﮚﮛﮜﮝﮞﮟ
Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.
ﮠﮡﮢﮣﮤﮥﮦﮧﮨﮩﮪﮫ
İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.
ﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖ
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?
ﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞﯟﯠﯡ
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.
ﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩﯪ
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?
ﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳﯴﯵﯶﯷﯸ
Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.
ﯹﯺﯻﯼﯽﯾﯿﰀﰁ
Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙﭚﭛﭜﭝ
Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.
ﭞﭟﭠﭡﭢﭣﭤ
Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.
ﭥﭦﭧﭨﭩﭪﭫﭬ
Onlarda daha nice faydalar, içecekler vardır; şükretmezler mi?
ﭭﭮﭯﭰﭱﭲﭳﭴ
Allah'ı bırakıp da, kendilerine yardımı dokunur diye, başka tanrılar edindiler.
ﭵﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼ
Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.
ﭽﭾﭿﮀﮁﮂﮃﮄﮅﮆﮇ
Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.
ﮈﮉﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓ
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙﮚﮛﮜﮝﮞﮟﮠ
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
ﮡﮢﮣﮤﮥﮦﮧﮨﮩﮪﮫﮬ
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."
ﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖﯗﯘﯙ
Yaş ağaçtan size ateş çıkarandır. Ondan ateş yakarsınız.
ﯚﯛﯜﯝﯞﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩ
Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı? Elbette olur; çünkü O, yaratan ve bilendir.
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳﯴ
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye "Ol" demektir, hemen olur.
ﯵﯶﯷﯸﯹﯺﯻﯼﯽ
Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah münezzehtir.

Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler