Sure Hicr
99 Ayet · Mekki · Türkçe
bismillah
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘ
Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.
ﭙﭚﭛﭜﭝﭞﭟﭠ
İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦﭧﭨﭩ
Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
ﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲ
Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
ﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀﮁﮂﮃ
Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
ﮄﮅﮆﮇﮈﮉﮊﮋﮌ
Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
ﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓﮔﮕﮖ
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
ﮗﮘﮙﮚﮛﮜﮝﮞ
Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.
ﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥﮦ
And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.
ﮧﮨﮩﮪﮫﮬﮭﮮﮯ
Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.
ﮰﮱﯓﯔﯕﯖ
Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
ﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞ
Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
ﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
ﯩﯪﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘ
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
ﭙﭚﭛﭜﭝﭞ
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
ﭟﭠﭡﭢﭣﭤﭥﭦ
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
ﭧﭨﭩﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲ
Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
ﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺﭻ
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
ﭼﭽﭾﭿﮀﮁﮂﮃﮄﮅﮆﮇ
Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
ﮈﮉﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓﮔ
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.
ﮕﮖﮗﮘﮙﮚﮛ
Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.
ﮜﮝﮞﮟﮠﮡﮢﮣ
And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.
ﮤﮥﮦﮧﮨﮩﮪﮫﮬ
Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.
ﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖ
And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
ﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞ
Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.
ﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩﯪﯫ
'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
ﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳﯴﯵ
'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
ﯶﯷﯸﯹﯺ
Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
ﯻﯼﯽﯾﯿﰀﰁﰂ
Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙ
Allah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.
ﭚﭛﭜﭝﭞﭟﭠﭡﭢﭣﭤﭥ
O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
ﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲ
"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
ﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹ
"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.
ﭺﭻﭼﭽﭾ
Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
ﭿﮀﮁﮂﮃ
Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
ﮄﮅﮆﮇﮈﮉﮊﮋﮌﮍﮎ
"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
ﮏﮐﮑﮒﮓ
"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙ
'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
ﮚﮛﮜﮝﮞﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥ
'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
ﮦﮧﮨﮩﮪ
"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
ﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔ
O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.
ﯕﯖﯗﯘﯙﯚ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
ﯛﯜﯝﯞ
"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.
ﯟﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩ
Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲ
Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
ﯳﯴﯵﯶﯷﯸﯹﯺ
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
ﯻﯼﯽﯾﯿﰀ
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
ﰁﰂﰃﰄﰅ
Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙﭚ
İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
ﭛﭜﭝﭞﭟﭠﭡﭢ
İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
ﭣﭤﭥﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
ﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲﭳ
"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
ﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺﭻﭼ
"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
ﭽﭾﭿﮀﮁﮂ
"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
ﮃﮄﮅﮆﮇﮈﮉ
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ﮊﮋﮌﮍﮎﮏﮐ
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ﮑﮒﮓﮔﮕﮖﮗ
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
ﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
ﮞﮟﮠﮡﮢ
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
ﮣﮤﮥﮦﮧﮨﮩﮪ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ﮫﮬﮭﮮﮯ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ﮰﮱﯓﯔﯕﯖﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞﯟ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
ﯠﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧﯨﯩ
Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
ﯪﯫﯬﯭﯮ
Şehir halkı, sevinerek geldiler.
ﯯﯰﯱﯲﯳﯴﯵ
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
ﯶﯷﯸﯹﯺ
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
ﯻﯼﯽﯾﯿﰀ
"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗ
Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.
ﭘﭙﭚﭛﭜﭝ
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
ﭞﭟﭠﭡ
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
ﭢﭣﭤﭥﭦﭧﭨﭩﭪ
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.
ﭫﭬﭭﭮﭯﭰ
Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.
ﭱﭲﭳﭴ
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
ﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
Bunda inananlar için ibret vardır.
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀ
Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.
ﮁﮂﮃﮄﮅﮆ
Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.
ﮇﮈﮉﮊﮋﮌ
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.
ﮍﮎﮏﮐﮑﮒ
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.
ﮓﮔﮕﮖﮗﮘﮙ
Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.
ﮚﮛﮜﮝ
Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.
ﮞﮟﮠﮡﮢﮣﮤ
Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
ﮥﮦﮧﮨﮩﮪﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕﯖ
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.
ﯗﯘﯙﯚﯛﯜ
Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢﯣﯤ
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.
ﯥﯦﯧﯨﯩﯪﯫﯬﯭﯮﯯﯰﯱﯲﯳﯴ
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.
ﯵﯶﯷﯸﯹﯺ
De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."
ﯻﯼﯽﯾﯿ
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ﭑﭒﭓﭔﭕ
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ﭖﭗﭘﭙ
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ﭚﭛﭜﭝ
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
ﭞﭟﭠﭡﭢﭣﭤ
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.
ﭥﭦﭧﭨ
Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
ﭩﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰﭱﭲ
Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
ﭳﭴﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.
ﮂﮃﮄﮅﮆﮇ
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler