Kur'an-ı Kerim'de Zekat (farz olan sadaka) ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(43) Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle birlikte rüku edin.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 43  - Cüz: 1 - Sayfa: 7
(110) Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 110  - Cüz: 1 - Sayfa: 17
(177) Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitap'a, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 177  - Cüz: 2 - Sayfa: 27
(254) Ey inananlar! Alışverişin, dostluğun, şefaatin olmayacağı günün gelmesinden önce sizi rızıklandırdığımızdan hayra sarfedin. İnkar edenler ancak yazık edenlerdir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 254  - Cüz: 3 - Sayfa: 42
(263) Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eza gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah müstağnidir, Halim'dir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 263  - Cüz: 3 - Sayfa: 44
(265) Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 265  - Cüz: 3 - Sayfa: 45
(270) Sarfettiğiniz harcı ve adadığınız adağı şüphesiz Allah bilir. Zulmedenlerin hiç yardımcıları yoktur.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 270  - Cüz: 3 - Sayfa: 46
(92) Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 92  - Cüz: 4 - Sayfa: 62
(38) Mallarını insanlara gösteriş için sarfedip, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez. Şeytanın arkadaş olduğu kimsenin ne fena arkadaşı vardır!
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 38  - Cüz: 5 - Sayfa: 85
(156) "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir" dedi.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 156  - Cüz: 9 - Sayfa: 170
(3) İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 3  - Cüz: 9 - Sayfa: 177
(11) Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.
Sure: At-Taubah - Ayet: 11  - Cüz: 10 - Sayfa: 188
(58) Sadakalar hakkında sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar, verilmezse, hemen öfkeleniverirler.
Sure: At-Taubah - Ayet: 58  - Cüz: 10 - Sayfa: 196
(60) Zekatlar; Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu toplayan memurlara, kalbleri Müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir. Allah bilendir, hakimdir.
Sure: At-Taubah - Ayet: 60  - Cüz: 10 - Sayfa: 196
(75) Aralarında: "Allah bize bol nimetinden verecek olursa, and olsun ki sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız" diye O'na and verenler vardır.
Sure: At-Taubah - Ayet: 75  - Cüz: 10 - Sayfa: 199
(79) Sadaka vermekte gönülden davranan müminlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldiği kadar verebilenlerle alay eden kimselere bu davranışlarının cezasını Allah verir; onlara can yakıcı azab vardır.
Sure: At-Taubah - Ayet: 79  - Cüz: 10 - Sayfa: 199
(99) Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, sarfettiğini, Allah katında ibadet ve Peygamberin dualarına nail olmağa vesile sayanlar da vardır. Bilin ki, verdikleri onlar için ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
Sure: At-Taubah - Ayet: 99  - Cüz: 11 - Sayfa: 202
(22) Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.
(23) Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 22-23 - Cüz: 13 - Sayfa: 252
(31) İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 31  - Cüz: 13 - Sayfa: 259
(28) Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 28  - Cüz: 15 - Sayfa: 285
(81) Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik."
Sure: Al-Kahf - Ayet: 81  - Cüz: 16 - Sayfa: 302
(13) "Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Sure: Maryam - Ayet: 13  - Cüz: 16 - Sayfa: 306
(31) Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Sure: Maryam - Ayet: 31  - Cüz: 16 - Sayfa: 307
(55) Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Sure: Maryam - Ayet: 55  - Cüz: 16 - Sayfa: 309
(73) Onları, buyruğumuz altında insanları doğru yola götüren önderler yaptık; onlara, iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 73  - Cüz: 17 - Sayfa: 328
(35) Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı'dır, O'na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah'a gönül vermiş olan kimselere müjde et.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 35  - Cüz: 17 - Sayfa: 336
(4) Onlar zekatlarını verirler.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 4  - Cüz: 18 - Sayfa: 342
(37) Bunları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.
Sure: An-Nūr - Ayet: 37  - Cüz: 18 - Sayfa: 355
(56) Namaz kılın, zekat verin, Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.
Sure: An-Nūr - Ayet: 56  - Cüz: 18 - Sayfa: 357
(67) Onlar, sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 67  - Cüz: 19 - Sayfa: 365
(3) Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.
Sure: An-Naml - Ayet: 3  - Cüz: 19 - Sayfa: 377
(39) İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz Allah katında artmaz; fakat, Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekat) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 39  - Cüz: 21 - Sayfa: 408
(4) O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.
Sure: Luqmān - Ayet: 4  - Cüz: 21 - Sayfa: 411
(16) Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 16  - Cüz: 21 - Sayfa: 416
(39) De ki: "Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Sure: Saba’ - Ayet: 39  - Cüz: 22 - Sayfa: 432
(29) Allah'ın Kitap'ına uyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfedenler, tükenmeyecek bir kazanç umabilirler.
Sure: Fāṭir - Ayet: 29  - Cüz: 22 - Sayfa: 437
(47) Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 47  - Cüz: 23 - Sayfa: 443
(7) Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 7  - Cüz: 24 - Sayfa: 477
(19) Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 19  - Cüz: 26 - Sayfa: 521
(7) Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır
Sure: Al-Ḥadīd - Ayet: 7  - Cüz: 27 - Sayfa: 538
(18) Doğrusu, sadaka veren erkek ve kadınlara, Allah'a güzel bir takdimde bulunanlara kat kat karşılık verilir; onlara cömertçe verilecek bir ecir vardır.
Sure: Al-Ḥadīd - Ayet: 18  - Cüz: 27 - Sayfa: 539
(16) Allah'a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.
(17) Eğer Allah'a güzel bir ödünç takdiminde bulunursanız, onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar; Allah, şükrün karşılığını verendir; Halim'dir.
(18) Görüleni görülmeyeni bilendir, güçlüdür. Hakim'dir.
Sure: At-Taghābun - Ayet: 16-17-18 - Cüz: 28 - Sayfa: 557
(30) İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın."
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 30  - Cüz: 29 - Sayfa: 567
(34) "Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 34  - Cüz: 29 - Sayfa: 567
(24) Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
(25) Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 24-25 - Cüz: 29 - Sayfa: 569
(20) Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 20  - Cüz: 29 - Sayfa: 575
(10) Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;
(11) Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.
Sure: Aḍ-Ḍuḥā - Ayet: 10-11 - Cüz: 30 - Sayfa: 596
(5) Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 5  - Cüz: 30 - Sayfa: 598
(7) Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Sure: Al-Mā‘ūn - Ayet: 7  - Cüz: 30 - Sayfa: 602


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler