Muhammed · 4/38
Meal Okunuş — Muhammed Suresi
فَإِذَا لَقِيتُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِ حَتَّىٰ إِذَا أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَاءً حَتَّىٰ تَضَعَ الْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ۚ ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَاءُ اللَّهُ لَانتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَ بَعْضَكُم بِبَعْضٍ ۗ وَالَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَالَهُمْ ۝٤
Fa-izaa laqeetumul lazeena kafaroo fadarbar riqaab, hattaaa izaa askhan tumoohum fashuddul wasaaq, fa immaa mannnam ba`du wa immaa fidaaa`an hattaa tada`al harbu awzaarahaa; zaalika wa law yashaaa`ul laahu lantasara minhum wa laakil laiyabluwa ba`dakum biba`d; wallazeena qutiloo fee sabeelil laahi falany yudilla a`maalahum
📖 Türkçe Anlam
Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fażribu'r-rikâb: Boyunları vurun, yani düşmanla karşılaştığınızda onlarla şiddetli bir şekilde savaşın.
  • Eşhantümühüm: Onları iyice kırıp zayıflatıncaya kadar, yani düşmanı etkisiz hale getirip gücünü kırıncaya kadar.
  • El-vesâk: Bağ, kayıt, esirlerin sıkıca bağlanması.
  • Mennen: Esirleri karşılıksız olarak salıvermek, lütufta bulunmak.
  • Fidâen: Esirleri mal veya başka bir şey karşılığında serbest bırakmak, fidye almak.
  • Teda'u'l-harbü evzârahâ: Savaşın ağırlıklarını bırakması, yani savaşın sona ermesi, silahların bırakılması.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah yolunda savaş meydanında kâfirlerle karşılaştığınızda, onlarla cesurca ve kararlılıkla savaşın; boyunlarına vurun, onları etkisiz hale getirin. Bu mücadeleyi, düşmanın gücünü iyice kırıp belini bükünceye kadar sürdürün. İşte o zaman esirleri sıkıca bağlayın, onları kontrol altına alın. Esirlerle ilgili olarak size iki güzel seçenek sunulmuştur: Ya karşılıksız olarak onları salıverir, bu davranışınızla onlara lütufta bulunursunuz; ya da fidye karşılığında serbest bırakırsınız. Bu uygulamayı, savaş sona erip silahlar bırakılıncaya kadar devam ettirin. Bu, Allah'ın size emrettiği hükümdür.

Ey Müslümanlar! Bu emir, Allah'ın sizi imtihan etmesi içindir. Şayet Allah dileseydi, savaşmadan, sizin elinizle olmadan düşmanlarından intikam alır, onları helak ederdi. Fakat O, sizi birbirinizle denemek, müminlerin sadakatini ve fedakârlığını ortaya çıkarmak, kâfirlerin ise hak ettikleri cezayı sizin elinizle tatmasını sağlamak için cihadı meşru kıldı. Bu, sizin için büyük bir şereftir; Allah sizi vesile kılarak dinini yüceltmekte ve size eşsiz bir mükâfat hazırlamaktadır.

Allah yolunda öldürülen, canlarını O'nun rızası için feda eden müminlerin amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. Bilakis, onların dünyadaki işlerini düzeltecek, onları hayırlı amellere yönlendirecek ve ahirette de onları cennetine koyacaktır. Onların şehitlik mertebesine ulaşmaları, Allah katında en büyük başarıdır. Unutmayın ki bu dünya hayatı, imtihan yeridir; asıl yurt ahirettir. Orada Allah'ın rahmetine ve cennetine kavuşanlar, gerçek kurtuluşa erenlerdir. Öyleyse ey müminler, Allah yolunda sebat edin, O'nun emirlerine sımsıkı sarılın; zira Allah, iyilik yapanların ve sabredenlerin mükâfatını asla zayi etmez.



📜 Ayet 2-6 — Muhammed Suresi

2وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَآمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed'e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
3ذَٰلِكَ بِأَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَأَنَّ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ ۚ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ اللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَالَهُمْ
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.
4فَإِذَا لَقِيتُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِ حَتَّىٰ إِذَا أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَاءً حَتَّىٰ تَضَعَ الْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ۚ ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَاءُ اللَّهُ لَانتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَ بَعْضَكُم بِبَعْضٍ ۗ وَالَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَالَهُمْ
Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.
5سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ
Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.
6وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ
Onları, kendilerine anlattığı cennete koyar.
MuhammedKuran Fihrist
38Ayet
MedeniRevelation
4Ayet

Meal — Muhammed 4

Muhammed Suresi Ayet 4 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde…

Sûre Ayet 4/38 — Muhammed Suresi محمد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Muhammed Suresi Dinle, Muhammed Suresi Meal, Muhammed Suresi mp3, Muhammed Suresi pdf. Ayet 2–6. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler