Mürselât Suresi Arapça ve Türkçe

Mürselât Suresi'ni Türkçe meali, Arapça okunuşu ve sesli Kuran tilaveti ile okuyun. Ayet ayet Türkçe anlam ve transliterasyonu ile tam sure. (50 Ayet — مكية). Mürselât Dinle, Mürselât Meal, Mürselât mp3, Mürselât pdf.

Mürselât Suresi'ni Oku ve Dinle

🎧 Ayet
M Mishary Rashid Alafasy
M Mahmoud Khalil Al-Husary
A Abdurrahman As-Sudais
M Mohamed Siddiq Al-Minshawi
A Abdul Basit Abdul Samad
A Ali Al-Hudhaify
A Ahmed ibn Ali al-Ajamy
A Abu Bakr Ash-Shaatree
M Muhammad Ayyoub
A Abdullah Basfar
A Abdullah Al-Juhani
M Maher Al Muaiqly
x1
وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًا ۝١
📖 Meal Ayet 1
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًا ۝٢
📖 Meal Ayet 2
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا ۝٣
📖 Meal Ayet 3
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًا ۝٤
📖 Meal Ayet 4
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا ۝٥
📖 Meal Ayet 5
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ۝٦
📖 Meal Ayet 6
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌ ۝٧
📖 Meal Ayet 7
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
فَإِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ ۝٨
📖 Meal Ayet 8
Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
وَإِذَا السَّمَاءُ فُرِجَتْ ۝٩
📖 Meal Ayet 9
Gök yarıldığı zaman,
وَإِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْ ۝١٠
📖 Meal Ayet 10
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
وَإِذَا الرُّسُلُ أُقِّتَتْ ۝١١
📖 Meal Ayet 11
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
لِأَيِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ ۝١٢
📖 Meal Ayet 12
Bu, hangi güne bırakılmıştı?
لِيَوْمِ الْفَصْلِ ۝١٣
📖 Meal Ayet 13
Hüküm gününe bırakılmıştı.
وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ ۝١٤
📖 Meal Ayet 14
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝١٥
📖 Meal Ayet 15
O gün yalanlamış olanların vay haline!
أَلَمْ نُهْلِكِ الْأَوَّلِينَ ۝١٦
📖 Meal Ayet 16
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْآخِرِينَ ۝١٧
📖 Meal Ayet 17
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ ۝١٨
📖 Meal Ayet 18
Suçlulara böyle yaparız.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝١٩
📖 Meal Ayet 19
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّاءٍ مَّهِينٍ ۝٢٠
📖 Meal Ayet 20
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ ۝٢١
📖 Meal Ayet 21
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ ۝٢٢
📖 Meal Ayet 22
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ۝٢٣
📖 Meal Ayet 23
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٢٤
📖 Meal Ayet 24
O gün yalanlamış olanların vay haline!
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ كِفَاتًا ۝٢٥
📖 Meal Ayet 25
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا ۝٢٦
📖 Meal Ayet 26
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُم مَّاءً فُرَاتًا ۝٢٧
📖 Meal Ayet 27
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٢٨
📖 Meal Ayet 28
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
انطَلِقُوا إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ ۝٢٩
📖 Meal Ayet 29
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
انطَلِقُوا إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَاثِ شُعَبٍ ۝٣٠
📖 Meal Ayet 30
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ ۝٣١
📖 Meal Ayet 31
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ ۝٣٢
📖 Meal Ayet 32
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
كَأَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌ ۝٣٣
📖 Meal Ayet 33
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٣٤
📖 Meal Ayet 34
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ۝٣٥
📖 Meal Ayet 35
Bu, onların konuşamayacakları gündür.
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ۝٣٦
📖 Meal Ayet 36
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٣٧
📖 Meal Ayet 37
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
هَٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ ۝٣٨
📖 Meal Ayet 38
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ ۝٣٩
📖 Meal Ayet 39
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٤٠
📖 Meal Ayet 40
Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ ۝٤١
📖 Meal Ayet 41
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ۝٤٢
📖 Meal Ayet 42
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٤٣
📖 Meal Ayet 43
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ ۝٤٤
📖 Meal Ayet 44
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٤٥
📖 Meal Ayet 45
O gün yalanlamış olanların vay haline
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ۝٤٦
📖 Meal Ayet 46
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٤٧
📖 Meal Ayet 47
O gün yalanlamış olanların vay haline!
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ ۝٤٨
📖 Meal Ayet 48
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝٤٩
📖 Meal Ayet 49
O gün yalanlamış olanların vay haline!
فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ ۝٥٠
📖 Meal Ayet 50
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?
← 76 Mürselât (77/114) 78 →
Oku Mürselât Suresi Türkçe Meali – Okunuş ve Dinle

77المرسلات Al-Mursalat 📚 50 Ayet مكية

Mürselât Suresi ayet ayet meali — 50 Ayet




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler