Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Kezâlike: İşte böyle, tıpkı bunun gibi.
- Nef'al: Yaparız, uygularız.
- Mücrimîn: Suçlular, günahkârlar, inkârcılar.
Tefsir:
Yüce Allah bu âyet-i kerîmede, önceki âyetlerde haber verdiği helâk edici azabın, sadece geçmiş ümmetlere mahsus olmadığını, aynı akıbetin her dönemdeki suçlular için de geçerli olduğunu bildirmektedir. Tıpkı Nûh kavmini, Âd'ı, Semûd'u ve diğer peygamberleri yalanlayan eski toplumları helâk ettiğimiz gibi, aynı şekilde Peygamber Efendimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'i yalanlayan ve ona karşı gelen suçlulara da aynı muameleyi yaparız.
Bu âyet, Allah'ın sünnetinin (kanununun) değişmez olduğunu gösterir. Kim suç işler, peygamberleri yalanlar ve hakka karşı kibirlenirse, geçmişte helâk edilen kavimler gibi cezalandırılır. Bu bir tehdit olduğu kadar, aynı zamanda bir vaaddir de. Müminler için teselli, kâfirler için ise kesin bir uyarıdır.
Ey insan! Bu âyet, Allah'ın adaletinin her çağda ve her toplumda geçerli olduğunu haykırıyor. Sakın ola ki Allah'ın azabından gafil olma! Geçmiş kavimlerin başına gelenler bir ibret levhası olarak önümüzde duruyor. Rabbimiz, suçlulara asla mühlet vermez; onları mutlaka yakalar. Ancak rahmet kapısı tövbe edenlere sonuna kadar açıktır. Öyleyse acele et, henüz fırsat varken Rabbine yönel, O'nun affına sığın. Unutma ki Allah, tövbe edenleri sever ve günahları bağışlar. Suçluların akıbetinden kork, müminlerin kurtuluşuna talip ol!
📜 Ayet 16-20 — Mürselât
Meal — Mürselât 18
Sure Ayet 18/50 — Mürselât المرسلات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mürselât Dinle, Mürselât Meal, Mürselât mp3, Mürselât pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










