Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ümmî: Okuma yazma bilmeyen, annesinden doğduğu gibi kalan kimse. Hz. Muhammed (s.a.v.)'in sıfatıdır; o, hiçbir beşerî kaynaktan okumamış, yazmamıştır.
- İsr: Ağır yük, zorlu sorumluluklar; kişiye ağır gelen mükellefiyetler.
- Ağlâl: Boyunduruklar, demir halkalar; mecazî olarak kişiyi bağlayan, hareket alanını daraltan ağır yükler ve engeller.
- Ta'zîr: Saygı göstermek, yüceltmek, desteklemek ve değer vermek.
- Nûr: Aydınlatıcı ışık; burada Kur'an-ı Kerim kastedilmiştir.
Tefsir:
Bu mübarek âyet, Allah'ın rahmetinin kapsamını ve o rahmete nail olacak kulların vasıflarını beyan etmektedir. Cenâb-ı Hak, rahmetini; kendisinden korkan, O'na karşı gelmekten sakınan ve son Peygamber'e tabi olan kullarına tahsis edeceğini haber veriyor. Bu Peygamber, ümmîdir; yani okuma yazması yoktur. Bu durum, onun getirdiği mesajın beşerî bir kaynaktan değil, doğrudan vahiy yoluyla Allah'tan geldiğinin en büyük delilidir. O, öyle bir peygamberdir ki, ismi, vasıfları ve getireceği şeriat, daha önce indirilmiş olan Tevrat ve İncil'de yazılıdır. Ehli kitap, onu kendi kitaplarında açıkça bulmaktadır.
Bu Peygamber'in (s.a.v.) getirdiği dinin özü, insanlığı her türlü iyiliğe ve güzelliğe yöneltmek, kötülüklerden ve çirkinliklerden alıkoymaktır. O, ümmetine akıl ve selim fıtratın güzel gördüğü, dinin de onayladığı her türlü helal ve temiz şeyleri serbest kılmış; pis, zararlı ve iğrenç olan şeyleri ise haram kılmıştır. Bu, İslam'ın kolaylık ve temizlik dini olduğunun en açık göstergesidir.
Dahası, bu din, önceki ümmetlere yüklenmiş olan ağır yükleri ve zorlu mükellefiyetleri kaldırmıştır. Önceki şeriatlarda bulunan, insanın sırtını büken, adeta boynuna demir halkalar gibi geçen ağır cezalar ve zorlu ibadet şekilleri, İslam ile hafifletilmiş ve yerini kolaylık almıştır. Bu, Allah'ın bu ümmete olan büyük bir lütfu ve merhametinin tecellisidir.
İşte bu vasıflara sahip Peygamber'e (s.a.v.) iman edenler, onu tazim edip yüceltenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen Kur'an'ı, o aydınlatıcı nuru kendilerine rehber edinenler, işte asıl kurtuluşa erenler onlardır. Onlar, dünyada hidayete ermiş, ahirette ise cennetle müjdelenmişlerdir. Bu âyet, bizlere, Allah'ın rahmetinin kapılarının sonuna kadar açık olduğunu ve bu rahmete ulaşmanın yolunun da, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e iman etmek, onun sünnetine sarılmak ve Kur'an'ı hayatımıza tatbik etmekten geçtiğini müjdelemektedir. Bu büyük müjdeye nail olabilmek için hepimiz bu çağrıya kulak vermeli ve o Peygamber'in izinden gitmeliyiz.
📜 Ayet 155-159 — A'râf Suresi
Meal — A'râf 157
A'râf Suresi Ayet 157 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz…Sûre Ayet 157/206 — A'râf Suresi الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Suresi Dinle, A'râf Suresi Meal, A'râf Suresi mp3, A'râf Suresi pdf. Ayet 155–159. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










