Bakara · 187/286
Meal Okunuş — Bakara Suresi
أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَائِكُمْ ۚ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ ۗ عَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ ۖ فَالْآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ ۚ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ۖ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ ۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ ۗ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ ۝١٨٧
Uhilla lakum laylatas Siyaamir rafasu ilaa nisaaa`ikum; hunna libaasullakum wa antum libaasullahunn; `alimal laahu annakum kuntum takhtaanoona anfusakum fataaba `alaikum wa `afaa `ankum fal`aana baashiroo hunna wabtaghoo maa katabal laahoo lakum; wa kuloo washraboo hattaa yatabaiyana lakumul khaitul abyadu minal khaitil aswadi minal fajri summa atimmus Siyaama ilal layl; wa laa tubaashiroo hunna wa antum `aakifoona fil masaajid; tilka hudoodul laahi falaa taqraboohaa; kazaalika yubaiyinul laahu aayaatihee linnaasi la`allahum yattaqoon
📖 Türkçe Anlam
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Rafes (الرَّفَثُ): Eşler arası cinsel yakınlık ve ona götüren söz ve davranışlar.
  • Libas (لِبَاسٌ): Örtü, elbise; koruyan ve gizleyen şey.
  • Başirûhunne (بَاشِرُوهُنَّ): Eşlerinize yaklaşın, onlarla birleşin.
  • İbtiğa (ابْتَغُوا): Arayın, isteyin, talep edin.
  • Hıyt (خَيْط): İplik; burada fecrin ilk ışıklarının ufukta beliren ince çizgisi.
  • Âkifûn (عَاكِفُونَ): İtikâfa girenler; ibadet niyetiyle mescitte kalanlar.
  • Hudûdullah (حُدُودُ اللَّهِ): Allah'ın koyduğu sınırlar, helal ve haram ölçüleri.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah Teâlâ, oruç gecelerinde eşlerinize yaklaşmanızı helal kıldı. Bu, İslam'ın ilk dönemlerinde yasaklanmıştı; ancak Allah, kullarına merhamet ederek bu hükmü kaldırdı ve size kolaylık sağladı. Eşleriniz sizin için birer örtü ve iffet vesilesidir; siz de onlar için birer örtü ve koruyucusunuz. Birbirinize karşı sevgi, şefkat ve sadakatle bağlısınız; birbirinizin eksiklerini tamamlıyorsunuz.

Allah, sizin bu konuda nefsinize zulmettiğinizi, yani yasağa rağmen kendinizi zor durumda bıraktığınızı bildi de tövbenizi kabul etti ve sizi affetti. İşte şimdi Allah'ın size tanıdığı bu kolaylıktan yararlanın; eşlerinizle birleşin ve Allah'ın sizin için takdir ettiği hayırlı nesli, çocukları dileyin.

Ayrıca oruç gecelerinde yeme-içme de size helal kılınmıştır. Fecrin ilk ışıkları ufukta belirinceye, yani gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı birbirinden ayırt edilinceye kadar yiyin, için. Sonra akşam güneş batıncaya kadar orucu tamamlayın; yeme, içme ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durun.

Bununla birlikte, mescitlerde itikâfa girdiğinizde eşlerinize yaklaşmayın; çünkü bu, itikâfın ruhuna aykırıdır ve onu bozar. İtikâf, Allah'a yakınlaşma niyetiyle mescitte ibadet üzere kalmaktır; bu sürede dünyevi arzulardan uzaklaşmak gerekir.

İşte bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın! Çünkü sınıra yaklaşan, harama düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Allah, ayetlerini size işte böyle açık ve net bir şekilde bildiriyor ki, O'na karşı gelmekten sakınasınız, emirlerine uyup yasaklarından kaçınasınız.

Bu hükümler, Allah'ın kullarına olan merhametinin ve kolaylaştırma iradesinin bir göstergesidir. O, sizin zorluk çekmenizi değil, kolaylık bulmanızı ister. Öyleyse Allah'ın bu lütfuna şükredin, O'nun koyduğu sınırlara riayet edin ve takva ile yaşayın. Unutmayın ki Allah, kendisine sığınanları asla yalnız bırakmaz; tövbe edenleri bağışlar, samimi kullarını dünya ve ahirette mükâfatlandırır.



📜 Ayet 185-189 — Bakara Suresi

185شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَىٰ وَالْفُرْقَانِ ۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ ۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ ۗ يُرِيدُ اللَّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O'nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.
186وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ ۖ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ ۖ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.
187أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَائِكُمْ ۚ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ ۗ عَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ ۖ فَالْآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ ۚ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ۖ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ ۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ ۗ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.
188وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَرِيقًا مِّنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالْإِثْمِ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin; bildiğiniz halde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için onu hakimlere aktarmayın.
189۞ يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَهِلَّةِ ۖ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ ۗ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَن تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقَىٰ ۗ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَابِهَا ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: "Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür". Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin; Allah'tan sakının ki muradınıza erersiniz.
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
187Ayet

Meal — Bakara 187

Bakara Suresi Ayet 187 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar…

Sûre Ayet 187/286 — Bakara Suresi البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Suresi Dinle, Bakara Suresi Meal, Bakara Suresi mp3, Bakara Suresi pdf. Ayet 185–189. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler