يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ ٩
🔤 Transliteration
yaaa ayyuuhan nabiyyu jaahidil kuffaara walmunaa-fiqeena waghluz `alaihim; wa maawaahum jahannamu wa bi`sal maseer
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!...
🌐 Additional reference in Azərbaycan
Kelime Anlamları:
- Câhid: Cihad et, mücadele et, gayret göster.
- Küffâr: Kâfirler, inkârını açığa vuranlar.
- Münâfikîn: Münafıklar, kalben inkâr edip Müslüman görünenler.
- Vağluz: Sert ve katı davran, şiddetli ol.
- Me’vâ: Barınak, sığınılacak yer.
- Bî’se: Ne kötüdür, ne çirkindir.
- Masîr: Dönülecek yer, varılacak son durak.
Tefsir:
Ey Peygamber! Allah’ın sana verdiği yetki ve sorumluluk gereği, küfrünü açığa vuran ve sana düşmanlık eden kâfirlere karşı silahla, kılıçla cihad et; onlarla gerektiği şekilde savaş. Kalplerinde inkâr gizledikleri hâlde Müslüman görünen münafıklara karşı ise delil ve hüccetle, ikna edici sözlerle, İslam’ın hükümlerini uygulayarak ve had cezalarını yerine getirerek mücadele et. Onlara karşı sert ve tavizsiz ol; yumuşaklık ve zayıflık gösterme ki senin ciddiyetini ve davasının hakikatini anlasınlar, senden çekinsinler. Çünkü bu iki grubun da sonu, ahirette varıp kalacakları yer cehennemdir. O cehennem ki, ne kötü bir dönüş yeridir! Onlar oraya gidecekler ve orada ebedî kalacaklardır.
Bu emir, Peygamberimize ve onun şahsında tüm ümmetine yönelik bir uyarı ve talimattır. Müminler olarak bizler de kâfirlere karşı gerektiğinde gücümüzle, münafıklara karşı ise hikmet ve delille mücadele etmeli, dinimizin izzetini korumalıyız. Ancak bu mücadelede asıl hedefimiz, insanları cehennemden kurtarmak ve onları Allah’ın rahmetine ulaştırmaktır. Unutmayalım ki bu dünyadaki mücadelemiz, ahiretteki kurtuluşumuzun anahtarıdır. Allah’ın vaadi gerçektir: Kim O’nun yolunda cihad ederse, O da ona en güzel karşılığı verecektir. Cehennem ise, Allah’ın emrine karşı gelenlerin hazırlanmış olduğu acı bir sondur. Rabbimiz bizleri bu kötü sondan uzak eylesin ve cennetine lâyık kullarından eylesin.
📜 Ayet 7-11 — Tahrîm Suresi
7يَا أَيُّهَا الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
"Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.
8يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.
9يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!...
10ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا امْرَأَتَ نُوحٍ وَامْرَأَتَ لُوطٍ ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللَّهِ شَيْئًا وَقِيلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِلِينَ
Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısıyla Lut'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: "Cehenneme girenlerle beraber siz de girin" dendi.
11وَضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ آمَنُوا امْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ لِي عِندَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّنِي مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِ وَنَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Allah, inanlara Firavun'un karısını misal gösterir: O: "Rabbim! Katından bana cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun işlediklerinden kurtar; beni zalim milletten kurtar" demişti.
Meal — Tahrîm 9
Tahrîm Suresi Ayet 9 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran.…
Sûre Ayet 9/12 — Tahrîm Suresi التحريم (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tahrîm Suresi Dinle, Tahrîm Suresi Meal, Tahrîm Suresi mp3, Tahrîm Suresi pdf. Ayet 7–11. Türkçe Anlam: Azərbaycan.