Tahrîm · 8/12
Meal Okunuş — Tahrîm
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ۝٨
Yaaa ayyuhal lazeena aammano toobooo ilal laahi tawbatan nasoohan `asaa rabbukum any-yukaffira `ankum sayyi aatikum wa yudkhilakum jannaatin tajree min tahtihal anhaaru yawma laa yukhzil laahun nabiyya wallazeena aamanoo ma`ahoo nooruhum yas`aa baina aydeehim wa bi aymaanihim yaqooloona rabbanaaa atmim lanaa nooranaa waghfir lana innaka `alaa kulli shai`in qadeer
📖 Türkçe Anlam
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tevbeten nasûha: İçten, samimi, bir daha günaha dönmemeyi gerektiren ve kişiyi temizleyen tövbe.
  • Yuhzî: Rüsvay etmek, utandırmak, aşağılamak.
  • Nûruhum yes'â: Nurları, onların önünde ve sağ taraflarında koşar/ilerler.
  • Ekmil: Tamamla, eksiksiz kıl.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah'a öyle bir tövbe ile dönün ki, bu tövbe samimi, içten ve kalıcı olsun; günahlardan tamamen arınıp O'na yönelişin en güzel şekli olsun. Bu tövbe, kişiyi günaha dönmekten alıkoyan, pişmanlıkla birlikte istiğfar eden ve hayatı ıslah eden bir tövbedir. İşte böyle bir tövbe ile Rabbinize yöneldiğinizde, O'nun rahmeti üzerinize yağacak ve günahlarınızı örtecektir. Bu, Allah'ın vaadidir; O, tövbe eden kullarını asla boş çevirmez.

Rabbiniz, sizin bu samimi yönelişinize karşılık olarak günahlarınızı bağışlayacak ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. O cennetler ki, köşklerinin altından nehirler akar, ağaçları gölgelik, meyveleri devamlıdır. Bu, Allah'ın kullarına olan büyük lütfunun bir göstergesidir.

O gün, kıyamet günü, Allah, Peygamberini ve onunla birlikte iman edenleri asla utandırmayacak, onları rüsvay etmeyecektir. Bilakis onları yüceltecek, derecelerini yükseltecektir. O gün müminlerin nurları, önlerinde ve sağ taraflarında parlayarak sırat üzerinde onlara yol gösterecektir. Bu nur, onların dünyadaki imanlarının ve salih amellerinin bir karşılığıdır. Onlar, bu nurla cennete doğru ilerlerken, münafıkların nurunun söndüğü bir anda, Allah'a şöyle yalvaracaklardır: "Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bu karanlıkta bırakma. Bizim günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Şüphesiz Sen, her şeye gücü yetensin; nurumuzu tamamlamaya da, günahlarımızı bağışlamaya da kadirsin."

Bu dua, müminlerin Allah'a olan teslimiyetlerinin ve O'na olan güvenlerinin en güzel ifadesidir. Onlar, dünyada iken Allah'a yönelip tövbe ettikleri gibi, ahirette de O'na yalvaracaklar ve O'nun rahmetinden asla ümit kesmeyeceklerdir.

Ey iman edenler! Bu ayet, size tövbenin kapısının her zaman açık olduğunu müjdeliyor. Ne kadar günah işlemiş olursanız olun, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. O, tövbe edenleri sever ve onların günahlarını bağışlar. Öyleyse hemen bugün, bu gece, bu saatte Allah'a yönelin, samimi bir tövbe ile O'na dönün. O'nun affı geniş, rahmeti sonsuzdur. Unutmayın ki, tövbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibi tertemiz olur. Allah'ın size olan sevgisini ve bağışlayıcılığını asla küçümsemeyin. O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için elçisini göndermiş ve size tövbe kapısını açmıştır. Bu fırsatı değerlendirin ve Rabbinizin rahmetine koşun.

🎧 Dinle

📜 Ayet 6-10 — Tahrîm

6يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
7يَا أَيُّهَا الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
"Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.
8يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.
9يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!...
10ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا امْرَأَتَ نُوحٍ وَامْرَأَتَ لُوطٍ ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللَّهِ شَيْئًا وَقِيلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِلِينَ
Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısıyla Lut'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: "Cehenneme girenlerle beraber siz de girin" dendi.
TahrîmKuran Fihrist
12Ayet
MedeniRevelation
8Ayet

Meal — Tahrîm 8

Sure Tahrîm Ayet 8 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi…

Sure Ayet 8/12 — Tahrîm التحريم (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tahrîm Dinle, Tahrîm Meal, Tahrîm mp3, Tahrîm pdf. Ayet 6–10. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler