Bakara · 177/286
Meal Okunuş — Bakara
۞ لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ  ۝١٧٧
Laisal birra an tuwalloo wujoohakum qibalal mashriqi walmaghribi wa laakinnal birra man aamana billaahi wal yawmil aakhiri wal malaaa `ikati wal kitaabi wan nabiyyeena wa aatalmaala `alaa hubbihee zawilqurbaa walyataa maa walmasaakeena wabnas sabeeli wassaaa`ileena wa firriqaabi wa aqaamas salaata wa aataz zakaata walmoofoona bi ahdihim izaa `aahadoo wasaabireena fil baasaaa`i waddarraaa`i wa heenal baas; ulaaa`ikal lazeena sadaqoo wa ulaaa `ika humul muttaqoon
📖 Türkçe Anlam
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitap'a, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Birr (الْبِرّ): İyilik, hayır, takva ve itaat demektir. Kişiyi cennete ulaştıran tüm salih amelleri kapsar.
  • Tevellâ (تُوَلُّوا): Yönelmek, çevirmek.
  • Kıbel (قِبَلَ): Tarafına, yönüne doğru.
  • Âtâ (آتَى): Vermek, ihsan etmek.
  • Alâ hubbihî (عَلَىٰ حُبِّهِ): Malı sevmesine ve ona düşkün olmasına rağmen vermek.
  • Zevi’l-kurbâ (ذَوِي الْقُرْبَىٰ): Yakın akrabalar.
  • İbni’s-sebîl (ابْنَ السَّبِيلِ): Yolcu; memleketinden ve malından uzak kalmış, yolda kalmış kimse.
  • Er-rikâb (الرِّقَابِ): Köleler ve esirler; özgürlüklerine kavuşmaları için yardım edilenler.
  • El-be’sâ (الْبَأْسَاءِ): Şiddetli yoksulluk, darlık ve sıkıntı.
  • Ed-darrâ (الضَّرَّاءِ): Hastalık, bedensel ve ruhsal zarar.
  • Hîne’l-be’s (حِينَ الْبَأْسِ): Savaş anı, düşmanla karşılaşma ve çarpışma vakti.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, Müslümanlara gerçek iyiliğin ve takvanın ne olduğunu öğreten çok kapsamlı ve derin bir mesajdır. Cenâb-ı Hak, burada ibadetlerin şeklinden ziyade, imanın hakikatine ve amellerin ruhuna dikkat çekmektedir. Şöyle ki:

Namazda doğuya veya batıya yönelmek, tek başına bir fazilet değildir. Asıl olan, Allah’ın emrine uyarak O’nun gösterdiği kıbleye yönelmektir. Bu sebeple Allah Teâlâ, “İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir” buyurarak, ibadetlerin sadece şekilden ibaret olmadığını, aksine kalbin imanla, bedenin de salih amellerle dolu olması gerektiğini beyan etmektedir.

Gerçek iyilik ve takva; kişinin Allah’a, ahiret gününe, meleklere, indirilmiş tüm kitaplara ve bütün peygamberlere iman etmesidir. Bu iman, sadece dil ile söylenen bir söz değil; kalbin tasdiki ve hayatın her alanına yansıyan bir hakikattir.

Sonra bu imanın gereği olarak kişi, malını Allah rızası için harcamalıdır. Üstelik bu harcamayı, mala olan sevgisine ve düşkünlüğüne rağmen yapmalıdır. Öncelikle yakın akrabalarına, sonra anne-babasını kaybetmiş yetimlere, ihtiyaç içinde kıvranan yoksullara, memleketinden uzakta kalmış yolculara, ihtiyacından dolayı isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş köle ve esirlerin kurtuluşu için infakta bulunmalıdır.

Bunun yanında namazı hakkıyla ikame etmeli, farz olan zekâtı vermelidir. Verdiği sözleri tutmalı, yaptığı antlaşmalara sadık kalmalıdır. Zorluk ve darlık anlarında, hastalık ve musibet zamanlarında, savaş ve çarpışma anlarında sabır göstermelidir. İşte bu vasıfları taşıyan kimseler, imanlarında sadık olanlardır. Onlar, Allah’ın yasaklarından sakınan gerçek muttakilerdir.

Bu âyet, bizlere İslam’ın sadece bir takım ritüellerden ibaret olmadığını; iman, ibadet, ahlak ve muamelatın bir bütün olduğunu öğretmektedir. Rabbimiz, bizleri bu vasıfları taşıyan, imanında sadık ve takva sahibi kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 175-179 — Bakara

175أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشۡتَرَوُاْ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡعَذَابَ بِٱلۡمَغۡفِرَةِۚ فَمَآ أَصۡبَرَهُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ 
Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı alanlardır.
176ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ نَزَّلَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِي ٱلۡكِتَٰبِ لَفِي شِقَاقِۭ بَعِيدٍ 
Bu da, Allah'ın Kitab'ı doğru olarak indirmesinden ileri geliyor. Kitap hakkında ayrılığa düşenler doğrusu derin bir çıkmazdadırlar.
177۞ لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ 
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitap'a, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.
178يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡقِصَاصُ فِي ٱلۡقَتۡلَىۖ ٱلۡحُرُّ بِٱلۡحُرِّ وَٱلۡعَبۡدُ بِٱلۡعَبۡدِ وَٱلۡأُنثَىٰ بِٱلۡأُنثَىٰۚ فَمَنۡ عُفِيَ لَهُۥ مِنۡ أَخِيهِ شَيۡءٌ فَٱتِّبَاعُۢ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيۡهِ بِإِحۡسَٰنٍۗ ذَٰلِكَ تَخۡفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمۡ وَرَحۡمَةٌۗ فَمَنِ ٱعۡتَدَىٰ بَعۡدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ 
Ey İnananlar! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hür ile hür insan, köle ile köle ve kadın ile kadın. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, kendisine örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbiniz'den bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardır.
179وَلَكُمۡ فِي ٱلۡقِصَاصِ حَيَوٰةٌ يَٰٓأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ 
Ey akıl sahibleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Artık, Allah'a karşı gelmekten sakınırsınız.
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
177Ayet

Meal — Bakara 177

Sure Ayet 177/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 175–179. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler