Hucurât · 13/18
Meal Okunuş — Hucurât
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَىٰ وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا ۚ إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ ۝١٣
Yaaa ayyuhan naasu innaa khalaqnaakum min zakarinw wa unsaa wa ja`alnaakum shu`oobanw wa qabaaa`ila lita`aarafoo inna akramakum `indal laahi atqaakum innal laaha `Aleemun khabeer
📖 Türkçe Anlam
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Şuûb: Milletler, büyük topluluklar (kabilelerden daha geniş topluluklar).
  • Kabâil: Kabileler, boylar (şuûbdan daha alt gruplar).
  • Li teârefû: Birbirinizi tanıyasınız, birbirinizle tanışıp kaynaşasınız.
  • Ekrâm: En değerli, en şerefli olan.
  • Etkâ: Allah'a karşı en çok takva sahibi olan, O'ndan en çok sakınan.

Tefsir:

Ey insanlar! Hepinizi tek bir erkekten (Âdem) ve tek bir dişiden (Havva) yarattık. Yani soyunuz, kökeniniz birdir. Hiç kimsenin başka birine soyu, sopu, rengi, dili veya memleketiyle üstünlük iddia etme hakkı yoktur. Sizi nesiller boyunca çoğaltarak çeşitli milletlere, kabilelere ve topluluklara ayırdık. Bunun hikmeti ve gayesi, birbirinizi tanımanız, birbirinizle tanışıp kaynaşmanız, yardımlaşmanız ve birbirinize haklarını gözetmenizdir. Yoksa birbirinize karşı övünmeniz, böbürlenmeniz veya birbirinizi küçümsemeniz için değildir.

Unutmayın ki Allah katında gerçek üstünlük, makam, mevki, soy veya servetle değil, ancak takva iledir. Yani Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan kimse, Allah katında en değerli ve en şerefli olandır. Şüphesiz Allah, sizin iç dünyanızı, niyetlerinizi ve kalplerinizdekini en iyi bilendir. O, kimin gerçekten takva sahibi olduğunu, kimin sadece gösteriş yaptığını çok iyi haber alandır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Davet ve İkaz:

Bu ayet, insanlık tarihinin en büyük eşitlik ve kardeşlik beyannamesidir. Irkçılığın, kabileciliğin ve ayrımcılığın her türlüsünü kökten reddeder. Müslüman olarak bizler, bu ilahi çağrıya kulak vermeli; insanlar arasında renk, dil, ırk ayrımı yapmadan kardeşçe yaşamalıyız. Asıl değerimizin takvada olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. Rabbimiz bizi birbirimizi tanıyıp sevmeye, iyilikte yarışmaya davet ediyor. Bu çağrıya icabet edenler, hem dünyada huzur bulur hem de ahirette Allah'ın rızasına ve en yüksek derecelere ulaşır. Gelin, hep birlikte bu ilahi mesajı hayatımıza taşıyalım ve üstünlüğün ancak takvada olduğuna gönülden inanıp yaşayalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 11-15 — Hucurât

11يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِّن قَوْمٍ عَسَىٰ أَن يَكُونُوا خَيْرًا مِّنْهُمْ وَلَا نِسَاءٌ مِّن نِّسَاءٍ عَسَىٰ أَن يَكُنَّ خَيْرًا مِّنْهُنَّ ۖ وَلَا تَلْمِزُوا أَنفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْأَلْقَابِ ۖ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْإِيمَانِ ۚ وَمَن لَّمْ يَتُبْ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
12يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ ۖ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا ۚ أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۚ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ
Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tevbeleri daima kabul edendir, acıyandır.
13يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَىٰ وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا ۚ إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.
14۞ قَالَتِ الْأَعْرَابُ آمَنَّا ۖ قُل لَّمْ تُؤْمِنُوا وَلَٰكِن قُولُوا أَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْإِيمَانُ فِي قُلُوبِكُمْ ۖ وَإِن تُطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُم مِّنْ أَعْمَالِكُمْ شَيْئًا ۚ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Bedeviler: "İnandık" dediler, de ki: "İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder."
15إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۚ أُولَٰئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ
"İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır."
HucurâtKuran Fihrist
18Ayet
MedeniRevelation
13Ayet

Meal — Hucurât 13

Sure Hucurât Ayet 13 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık.…

Sure Ayet 13/18 — Hucurât الحجرات (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hucurât Dinle, Hucurât Meal, Hucurât mp3, Hucurât pdf. Ayet 11–15. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler