En'âm · 151/165
Meal Okunuş — En'âm
۞ قُلۡ تَعَالَوۡاْ أَتۡلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمۡ عَلَيۡكُمۡۖ أَلَّا تُشۡرِكُواْ بِهِۦ شَيۡـًٔاۖ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنًاۖ وَلَا تَقۡتُلُوٓاْ أَوۡلَٰدَكُم مِّنۡ إِمۡلَٰقٍ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكُمۡ وَإِيَّاهُمۡۖ وَلَا تَقۡرَبُواْ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَۖ وَلَا تَقۡتُلُواْ ٱلنَّفۡسَ ٱلَّتِي حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكُمۡ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ  ۝١٥١
Qul ta`aalaw atlu maa harrama Rabbukum `alaikum allaa tushrikoo bihee shai`anw wa bilwaalidaini ihsaananw wa laa taqtulooo aw alaadakum min imlaaq; nahnu narzuqukum wa iyyaahum wa laa taqrabul fawaahisha maa zahara minhaa wa maa batana wa laa taqtulun nafsal latee harramal laahu illaa bilhaqq; zaalikum wassaakum bihee la`allakum ta`qiloon
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tâalav: Gelin, yaklaşın, buraya gelin.
  • Etlû: Okuyayım, bildireyim, açıklayayım.
  • İmlâk: Fakirlik, yoksulluk, darlık.
  • Fevâhiş: Büyük günahlar, çirkin ve iğrenç işler (zina, hırsızlık, iftira vb.).
  • Bâtın: Gizli olan, içte kalan.
  • Vasâ: Vasiyet etti, emretti, tavsiye etti.

Tefsir:

Ey Peygamber! De ki: "Gelin, Rabbinizin size gerçekten neleri haram kıldığını okuyup bildireyim." Bu davet, merhamet ve şefkat dolu bir çağrıdır. Allah Teâlâ, kullarına zorluk çıkarmak için değil, onları korumak ve temiz bir hayata yönlendirmek için sınırlar koymuştur.

Öncelikle Allah, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamayı emreder. İster açıktan ister gizliden, ister büyük ister küçük olsun, ibadetin, duanın, korkunun ve umudun yalnızca O'na yöneltilmesini ister. Çünkü kulluk, yalnızca O'na yakışır.

Ardından anne babaya iyilik ve ihsan etmeyi emreder. Onlara güzel söz söylemek, ihtiyaçlarını karşılamak, dua etmek ve gönüllerini hoş tutmak, Allah'ın rızasına ulaşmanın en önemli yollarındandır.

Cahiliye döneminde olduğu gibi, geçim endişesiyle veya fakirlik korkusuyla çocukları öldürmek de haram kılınmıştır. Allah, "Biz sizi de onları da rızıklandırırız" buyurarak, rızkın yalnızca O'nun elinde olduğunu ve hiçbir endişenin bu büyük günahı işlemeye gerekçe olamayacağını bildirir.

Ayrıca Allah, açık veya gizli, her türlü büyük günaha (fuhuşata) yaklaşmayı yasaklar. Zina, hırsızlık, iftira gibi çirkin işler; ister herkesin gözü önünde işlensin ister gizlice, Allah katında aynı şekilde haramdır ve cezası büyüktür.

Yine Allah'ın haram kıldığı cana kıymak da yasaktır. Hiçbir masum insanın canına kıyılamaz. Ancak kısas (kısas), zina eden evli kişinin cezalandırılması veya dinden dönen kişinin hükmü gibi, Allah'ın belirlediği haklı sebeplerle ve yetkili mercilerin kararıyla bu uygulanabilir.

İşte bunlar, Allah'ın kullarına vasiyet ettiği, akıl sahiplerinin düşünüp anlaması ve hayatlarını bu ilkelere göre düzenlemesi gereken emirlerdir. Bu emirler, insanın dünya ve ahiret mutluluğunu garanti altına alan ilahi birer reçetedir. Ne mutlu bu emirlere uyanlara!

🎧 Dinle

📜 Ayet 149-153 — En'âm

149قُلۡ فَلِلَّهِ ٱلۡحُجَّةُ ٱلۡبَٰلِغَةُۖ فَلَوۡ شَآءَ لَهَدَىٰكُمۡ أَجۡمَعِينَ 
"Üstün delil Allah'ın delilidir. O dileseydi hepinizi doğru yola eriştirirdi" de.
150قُلۡ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشۡهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَاۖ فَإِن شَهِدُواْ فَلَا تَشۡهَدۡ مَعَهُمۡۚ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ 
De ki: "Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin". Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.
151۞ قُلۡ تَعَالَوۡاْ أَتۡلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمۡ عَلَيۡكُمۡۖ أَلَّا تُشۡرِكُواْ بِهِۦ شَيۡـًٔاۖ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنًاۖ وَلَا تَقۡتُلُوٓاْ أَوۡلَٰدَكُم مِّنۡ إِمۡلَٰقٍ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكُمۡ وَإِيَّاهُمۡۖ وَلَا تَقۡرَبُواْ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَۖ وَلَا تَقۡتُلُواْ ٱلنَّفۡسَ ٱلَّتِي حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكُمۡ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ 
De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır."
152وَلَا تَقۡرَبُواْ مَالَ ٱلۡيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ حَتَّىٰ يَبۡلُغَ أَشُدَّهُۥۚ وَأَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَٱلۡمِيزَانَ بِٱلۡقِسۡطِۖ لَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۖ وَإِذَا قُلۡتُمۡ فَٱعۡدِلُواْ وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰۖ وَبِعَهۡدِ ٱللَّهِ أَوۡفُواْۚ ذَٰلِكُمۡ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ 
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.
153وَأَنَّ هَٰذَا صِرَٰطِي مُسۡتَقِيمًا فَٱتَّبِعُوهُۖ وَلَا تَتَّبِعُواْ ٱلسُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمۡ عَن سَبِيلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ 
Bu, dosdoğru olan yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları sakınasınız diye buyurmaktadır.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
151Ayet

Meal — En'âm 151

Sure Ayet 151/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 149–153. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler