En'âm · 152/165
Meal Okunuş — En'âm
وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلَّا بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُ ۖ وَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ ۖ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَإِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۖ وَبِعَهْدِ اللَّهِ أَوْفُوا ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ۝١٥٢
Wa laa taqraboo maalal yateemi illaa billatee hiyaa ahsanu hattaa yablugha ashuddahoo wa awful kaila walmeezaana bilqisti laa nukallifu nafsan illaa wus`ahaa wa izaa qultum fa`diloo wa law kaana zaa qurbaa wa bi `ahdil laahi awfoo; zaalikum wassaakum bihee la`allakum tazakkarron
📖 Türkçe Anlam
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yetîm: Babası ölmüş, ergenlik çağına ulaşmamış çocuk.
  • Eşudd: Ergenlik çağına ulaşıp akıl ve beden olgunluğuna ermek.
  • Kıst: Adalet, hakkaniyet, doğruluk.
  • Vus': Güç yetirme, takat, imkân dâhilinde olan.
  • Ahd: Allah'ın emir ve yasaklarına dair verilen söz, antlaşma.

Tefsir:

Bu kutlu âyet, Yüce Rabbimizin kullarına verdiği yüce ahlâk ve adalet derslerini içermektedir. Allah Teâlâ, yetimin malına yaklaşmayı yasaklamış, ancak onun iyiliği ve menfaati için olan tasarrufları istisna tutmuştur. Yani bir velî veya vasi, yetimin malını korumak, artırmak ve onu ziyandan uzak tutmak amacıyla kullanabilir; fakat bu maldan kendisine bir pay çıkarmak, onu israf etmek veya haksız yere tüketmek kesinlikle haramdır. Bu yasak, yetim ergenlik çağına ulaşıp olgunlaşıncaya ve kendi malını idare edebilecek rüşde erinceye kadar devam eder. O zaman malı kendisine eksiksiz teslim edilir.

Ardından Allah, ticaret ve günlük hayattaki muamelelerde ölçü ve tartıda adaleti emretmektedir. Alışverişte, alırken de verirken de tam ölçü ve tam tartı yapmak, hile ve eksiklikten kaçınmak müminin şiarıdır. Ancak Yüce Rabbimiz merhametinin bir gereği olarak, insanın elinde olmayan küçük hataları ve takatinin üzerindeki yükümlülükleri affedeceğini bildirmektedir. Çünkü Allah hiç kimseye gücünün yetmeyeceği bir sorumluluk yüklemez.

Âyetin devamında, söz söylerken ve hüküm verirken adaletin korunması emredilir. İster bir şahitlik, ister bir hüküm, ister bir şefaat olsun; sözün doğru ve hakkaniyetli olması esastır. Bu adalet, yakın akraba veya dost lehine bile olsa çiğnenemez. Kimseye yakınlığı sebebiyle haksızlık yapılamaz, doğruluktan sapılamaz.

Son olarak Allah'a verilen söze ve O'nun ahdine vefa gösterilmesi emredilir. Bu, Allah'ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak ve O'na kulluk sözünde durmak demektir. Bütün bu emirler, insanın dünya ve ahiretini mamur eden, toplumda huzur ve güveni sağlayan ilâhî öğütlerdir. Allah bu öğütleri, kullarının düşünüp ibret alması, akıllarını kullanarak doğru yolu bulması için göndermiştir.

Bu âyetler, İslam'ın adalet, merhamet ve emanet konusundaki hassasiyetini gözler önüne serer. Yetimin hakkını gözetmek, ölçüde tartıda dürüst olmak, sözde adaletli davranmak ve ahde vefa göstermek; bir Müslümanın karakterinin temel taşlarıdır. Bu yüce ahlâkî değerleri hayatımıza hâkim kıldığımızda, hem Allah'ın rızasını kazanır hem de toplumda güven ve huzur tesis ederiz. Rabbimiz bizleri bu emirleri hakkıyla yerine getiren kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 150-154 — En'âm

150قُلْ هَلُمَّ شُهَدَاءَكُمُ الَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ اللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَا ۖ فَإِن شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ ۚ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَالَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ
De ki: "Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin". Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.
151۞ قُلْ تَعَالَوْا أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ ۖ أَلَّا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ۖ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا ۖ وَلَا تَقْتُلُوا أَوْلَادَكُم مِّنْ إِمْلَاقٍ ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ ۖ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ ۖ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır."
152وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلَّا بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُ ۖ وَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ ۖ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَإِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۖ وَبِعَهْدِ اللَّهِ أَوْفُوا ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.
153وَأَنَّ هَٰذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ ۖ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
Bu, dosdoğru olan yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları sakınasınız diye buyurmaktadır.
154ثُمَّ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذِي أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ
Sonra, iyilik işleyenlere nimeti tamamlamak, her şeyi uzun uzadıya açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitap'ı verdik. Rablerine kavuşacaklarına belki artık inanırlar.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
152Ayet

Meal — En'âm 152

Sure En'âm Ayet 152 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında…

Sure Ayet 152/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 150–154. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler