Sure Kalem
52 Ayet · Mekki · Türkçe
bismillah
ﮉﮊﮋﮌﮍﮎ
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
ﮏﮐﮑﮒﮓﮔ
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
ﮕﮖﮗﮘﮙﮚ
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
ﮛﮜﮝﮞﮟ
Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.
ﮠﮡﮢ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
ﮣﮤﮥ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
ﮦﮧﮨﮩﮪﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱ
Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
ﯓﯔﯕﯖ
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;
ﯗﯘﯙﯚﯛ
(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
ﯜﯝﯞﯟﯠﯡ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
ﯢﯣﯤﯥ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
ﯦﯧﯨﯩﯪ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
ﯫﯬﯭﯮﯯ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
ﯰﯱﯲﯳﯴﯵ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
ﯶﯷﯸﯹﯺﯻﯼﯽ
Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.
ﯾﯿﰀﰁ
Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙﭚﭛ
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
ﭜﭝﭞ
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
ﭟﭠﭡﭢﭣﭤﭥﭦ
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
ﭧﭨﭩ
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
ﭪﭫﭬ
Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
ﭭﭮﭯﭰﭱﭲﭳﭴ
Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
ﭵﭶﭷﭸ
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
ﭹﭺﭻﭼﭽﭾﭿ
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
ﮀﮁﮂﮃﮄ
Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
ﮅﮆﮇﮈﮉﮊ
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
ﮋﮌﮍﮎ
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
ﮏﮐﮑﮒﮓﮔﮕﮖ
Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
ﮗﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
ﮞﮟﮠﮡﮢﮣ
Birbirlerini yermeye başladılar.
ﮤﮥﮦﮧﮨﮩ
Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
ﮪﮫﮬﮭﮮﮯﮰﮱﯓﯔﯕ
"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
ﯖﯗﯘﯙﯚﯛﯜﯝﯞﯟﯠ
İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
ﯡﯢﯣﯤﯥﯦﯧ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
ﯨﯩﯪﯫ
Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
ﯬﯭﯮﯯﯰ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
ﯱﯲﯳﯴﯵﯶ
Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
ﯷﯸﯹﯺﯻﯼ
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
ﯽﯾﯿﰀﰁﰂﰃﰄﰅﰆﰇﰈﰉ
Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?
ﰊﰋﰌﰍﰎ
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
ﰏﰐﰑﰒﰓﰔﰕﰖﰗ
Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.
ﰘﰙﰚﰛﰜﰝﰞﰟﰠﰡ
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖﭗﭘﭙﭚﭛﭜﭝ
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
ﭞﭟﭠﭡﭢﭣﭤﭥﭦﭧﭨﭩ
Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
ﭪﭫﭬﭭﭮﭯﭰ
Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
ﭱﭲﭳﭴﭵﭶﭷﭸ
Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.
ﭹﭺﭻﭼﭽﭾ
Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
ﭿﮀﮁﮂﮃﮄﮅﮆﮇﮈﮉﮊ
Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
ﮋﮌﮍﮎﮏﮐﮑﮒﮓﮔﮕ
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
ﮖﮗﮘﮙﮚﮛ
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
ﮜﮝﮞﮟﮠﮡﮢﮣﮤﮥﮦﮧﮨ
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
ﮩﮪﮫﮬﮭﮮ
Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.

Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler