Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fasala: Ayrıldı, yola çıktı, şehirden çıktı.
- Mübtelîküm: Sizi imtihan edecek, deneyecek.
- Neher: Irmak, akarsu.
- Tama'a: Tatmak, içmek.
- İğterafe: Avuçlamak, eliyle su almak.
- Ğurfe: Bir avuç, avuç dolusu su.
- Câvezahu: Onu (ırmağı) geçti, aştı.
- Tâkat: Güç, kuvvet, dayanma gücü.
- Fie: Topluluk, grup, bölük.
- Zann: Burada kesin bilgi, yakîn anlamındadır.
Tefsir:
Hz. Talut, Allah'ın emriyle İsrailoğulları'nın başına kral olarak getirilmişti. Şimdi ise zalim ve güçlü düşmanları Calut ve ordusuna karşı savaşmak üzere ordusuyla birlikte Kudüs'ten yola çıktı. Yolculuk sırasında şiddetli bir sıcak ve susuzluk baş gösterdi. Askerler suyun kıtlığından şikayet etmeye başladılar. İşte tam bu sırada Talut, Allah'ın kendilerini bir ırmakla imtihan edeceğini bildirdi. Bu, iman ile nifakı, itaat ile isyanı birbirinden ayıracak bir sınavdı. Talut onlara şöyle dedi: "Allah sizi bir ırmakla deneyecek. Kim o ırmaktan içerse benden değildir, yani benim askerim ve yoldaşım değildir. Kim de ondan içmezse, susuzluğa sabrederse işte o bendendir, benimle beraberdir. Ancak eliyle bir avuç su alıp onu içen kimseye bir günah yoktur, bu kadarı affedilmiştir."
Bu emir, askerlerin sabrını ve Allah'a olan bağlılıklarını ölçen bir turnusol kâğıdıydı. Irmak onlara göründüğünde, içlerinden büyük bir çoğunluk dayanamadı ve kana kana sudan içti. Sadece çok az bir kısmı, emre itaat ederek susuzluğa katlandı ve sadece avuçlarıyla birer yudum su almakla yetindi. İşte bu azınlık, gerçek iman sahipleriydi. İçenler ise emre karşı gelmiş oldular ve bu davranışları onların kalplerindeki zayıflığı ortaya çıkardı.
Nihayet Talut, yanındaki bu sadık ve imanlı az sayıdaki askerle birlikte ırmağı geçti. Karşılarında ise devasa ordusuyla Calut duruyordu. İmanlarında zayıflık olanlar, düşmanın sayıca çokluğunu ve gücünü görünce yılgınlığa düştüler ve "Bugün bizim Calut'a ve onun ordusuna karşı dayanacak gücümüz yok" dediler. Ancak Allah'a kavuşacaklarına kesin olarak inananlar, yani gerçek müminler, onlara cesaret vererek dediler ki: "Nice küçük ve az sayıdaki topluluklar vardır ki, Allah'ın izniyle kendilerinden kat kat büyük ve güçlü toplulukları yenmişlerdir. Unutmayın ki zafer, sayı çokluğuyla değil, Allah'ın yardımıyladır. Ve Allah, sabredenlerle beraberdir."
Bu ayet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: Zafer ve başarı, ne maldadır ne de çokluktadır. Asıl olan, Allah'a olan samimi iman, emirlere itaat ve zorluklar karşısında gösterilen sabırdır. Allah, sabreden kullarını asla yalnız bırakmaz. Onların kalplerine cesaret, dillerine hikmet verir ve onları düşmanlarına karşı muzaffer kılar. Bugün de biz Müslümanlar, bu ayetten ilham almalıyız. Karşılaştığımız zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, Allah'a olan güvenimizi ve sabrımızı asla kaybetmemeliyiz. Unutmayalım ki Allah'ın yardımı, sabredenlerle beraberdir.
📜 Ayet 247-251 — Bakara
Meal — Bakara 249
Sure Bakara Ayet 249 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Talut orduyla birlikte ayrıldıktan sonra, "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla…Sure Ayet 249/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 247–251. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










