Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yetîm (اليتامى): Babası vefat etmiş, ergenlik çağına ulaşmamış çocuklar.
- Islâh (إصلاح): Bir şeyi düzeltmek, iyi ve faydalı hale getirmek; yetimin malını korumak, artırmak ve zayi olmaktan kurtarmak.
- Muhaalata (مخالطت): Birbirine karışmak, iç içe yaşamak; yetimin malını kendi malına katarak ortak yaşam sürmek.
- İhvan (إخوان): Kardeşler; din kardeşliği bağıyla bağlı olanlar.
- Müfsid (مفسد): Bozgunculuk yapan, yetimin malını yiyip tüketen, ona zarar veren.
- Muslih (مصلح): Islah eden, yetimin malını koruyan ve faydasına çalışan.
- A’nete (أعنتم): Size zorluk ve sıkıntı verirdi, sizi güç durumda bırakırdı.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, müminlerin hem dünya hem de âhiret saadetini gözeten ilâhî bir rehberliktir. Yüce Allah, bu âyette önce yetimlerle ilgili sorulan soruya cevap vermektedir. Sahâbe-i kirâm, yetimlerin mallarını koruma emri gelince, onlarla iç içe yaşamaktan çekinmişler, hatta onlarla aynı sofrada yemek yemekten bile sakınmışlardı. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
"Ey Peygamber! Sana yetimlerin durumunu soruyorlar. Onlara de ki: Yetimlerin mallarını ıslah etmek, onları korumak ve artırmak, sizin için en hayırlı ve en faziletli davranıştır. Eğer onlarla bir arada yaşar, mallarınızı onların mallarıyla karıştırırsanız, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü onlar sizin din kardeşlerinizdir. Kardeşler birbirlerinin iyiliğini gözetir, birbirlerine yardımcı olurlar."
Burada Yüce Allah, yetimlere karşı iki türlü davranışı ayırt etmektedir: Birincisi, onların mallarını yiyip tüketen, onlara zulmeden müfsidler; ikincisi ise mallarını koruyan, artıran ve onlara şefkatle yaklaşan muslihlerdir. Allah, kalplerde gizlenen niyetleri en iyi bilendir. Kimin hayır dilediğini, kimin bozgunculuk peşinde olduğunu O’ndan gizlemek mümkün değildir.
Allah Teâlâ, bu hükmü kolaylaştırarak şöyle buyurur: "Eğer Allah dileseydi, size zorluk verir, yetimlerle bir arada yaşamayı size güçleştirirdi. Fakat O, kullarına karşı merhametlidir ve şeriatını kolaylık üzerine bina etmiştir. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, Aziz’dir; O’na hiçbir şey galip gelemez. O, her işi hikmetle yapar, Hakîm’dir; koyduğu her hükümde sayısız hikmetler vardır."
Bu âyet, Müslümanlara yetimlere karşı sorumluluklarını hatırlatmakta ve onlara iyilik etmenin, mallarını korumanın büyük bir ibadet olduğunu öğretmektedir. Yetimler, toplumun en korunmasız bireyleridir; onlara sahip çıkmak, onların haklarını gözetmek, Allah katında en sevimli amellerdendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu konuda şöyle buyurmuştur: "Ben ve yetime bakan kimse, cennette şu iki parmak gibi yan yana olacağız" (Buhârî). Bu müjde, yetimlere hizmet etmenin ne kadar büyük bir fazilet olduğunu göstermektedir.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize gösteriyor ki İslam dini, zorluk değil kolaylık dinidir. Allah, kullarına asla katlanamayacakları yükleri yüklemez. Yetimlerle bir arada yaşamak, onlara yardım etmek ve mallarını korumak, hem dünyada hem âhirette büyük mükâfatlar kazandıran bir ibadettir. Rabbimiz, niyetlerimizi bilir; kalbimizde yetimlere karşı taşıdığımız sevgiyi ve merhameti en iyi O görür. Öyleyse bizler de yetimlerin başını okşayalım, onların ihtiyaçlarını karşılayalım ve mallarını titizlikle koruyalım. Unutmayalım ki, bir yetimin gönlünü almak, kıyamet gününde bize şefaatçi olacaktır. Allah hepimizi yetimlere merhamet eden kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 218-222 — Bakara
Meal — Bakara 220
Sure Bakara Ayet 220 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Sana yetimleri sorarlar, de ki: "Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır". Eğer…Sure Ayet 220/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 218–222. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










