En'âm · 99/165
Meal Okunuş — En'âm
وَهُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ النَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ ۗ انظُرُوا إِلَىٰ ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَيَنْعِهِ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكُمْ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ ۝٩٩
Wa Huwal lazeee anzala minas samaaa`i maaa`an fa akhrajnaa bihee nabaata kulli shai`in fa akhrajnaa minhu khadiran nukhriju minhu habbam mutaraakibanw wa minan nakhli min tal`ihaa qinwaanun daaniyatunw wa jannaatim min a`naabinw wazzaitoona warrummaana mushhtabihanw wa ghaira mutashaabih; unzurooo ilaa samariheee izaaa asmars wa yan`ih; inna fee zaalikum la Aayaatil liqawminy yu`minoon
📖 Türkçe Anlam
O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mâ: Yağmur suyu
  • Nebât: Bitki, bitki türü
  • Hâdır: Yaş, taze, yeşil bitki
  • Habb: Tane, tohum
  • Müterâkib: Üst üste binmiş, iç içe geçmiş
  • Tal': Hurma ağacının ilk meyve verdiği yer, tomurcuk
  • Kınvân: Hurma salkımı (kınvan, kınav'ın çoğulu)
  • Dâniye: Yakın, kolayca ulaşılabilen
  • Cennât: Bahçeler, bağlar
  • Müştebih: Birbirine benzeyen
  • Yen': Meyvenin olgunlaşması, olgunluk hali

Tefsir:

Allah Teâlâ, kudretinin ve rahmetinin en büyük delillerinden birini bu âyet-i kerimede bizlere sergiliyor. O, gökten yağmur suyunu indirendir. Bu su, yeryüzüne indiğinde ölü toprağa can verir, ondan her türlü bitkiyi çıkarır. Bu bitkilerin her biri, kendi cinsine göre bir mucizedir; tohumdan yeşeren, topraktan başını çıkaran, büyüyen, gelişen ve nihayet meyve veren sayısız bitki türü...

Allah, bu yeşil bitkiden, üst üste binmiş taneler çıkarır. Mesela buğday başağındaki, arpadaki, mısırdaki taneler gibi; her biri birbiri üzerine dizilmiş, adeta bir sanat harikası olarak dururlar. Hurma ağacının tomurcuğundan ise, aşağıya sarkan, insanın uzanıp kolayca alabileceği yakınlıkta hurma salkımları çıkarır. Üzüm bağları, zeytin ağaçları ve nar ağaçları da O'nun kudretiyle yeşerir. Zeytin ve narın yaprakları birbirine benzer, fakat meyveleri birbirinden farklıdır; tadı, rengi, şekli ve faydası bambaşkadır.

Ey insanlar! Şu meyvelere bir bakın; önce küçük bir çiçek, sonra ham bir meyve, sonra olgunlaşmış, tatlanmış, insanın iştahını kabartan bir nimet haline gelir. Bu değişim, bu olgunlaşma süreci, kendi kendine olabilir mi? Elbette hayır! Bütün bunlar, her şeyi hikmetle yaratan, ölçüyle düzenleyen, rahmetiyle kuşatan Allah'ın varlığına ve kudretine apaçık delillerdir.

Bu deliller, ancak iman eden, kalbi Allah'a bağlı olan, gözüyle gördüğü her şeyde O'nun izini süren kullar için bir ibret vesilesidir. Çünkü iman eden göz, her yerde Rabbini görür; her nimeti O'ndan bilir ve her an O'na şükreder. Bu âyet, bizleri düşünmeye, tefekkür etmeye ve Rabbimizin sayısız nimetlerini idrak etmeye davet ediyor. Ne mutlu o kullara ki, bir damla suda, bir tanede, bir meyvede Rabbini bulur ve O'na olan sevgisini artırır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 97-101 — En'âm

97وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
O, yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
98وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ
O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
99وَهُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ النَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ ۗ انظُرُوا إِلَىٰ ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَيَنْعِهِ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكُمْ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır.
100وَجَعَلُوا لِلَّهِ شُرَكَاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ ۖ وَخَرَقُوا لَهُ بَنِينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يَصِفُونَ
Cinleri O yaratmışken kafirler Allah'a ortak koştular. Körü körüne O'na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.
101بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُن لَّهُ صَاحِبَةٌ ۖ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Zevcesi olmadan nasıl çocuğu olabilir? Oysa her şeyi O yaratmıştır, her şeyi bilir.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
99Ayet

Meal — En'âm 99

Sure En'âm Ayet 99 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz…

Sure Ayet 99/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 97–101. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler