Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Udve (الْعُدْوَةِ): Vadi kenarı, kıyı, taraf.
- Dünya (الدُّنْيَا): Burada "daha yakın olan" anlamında, "ednâ"nın müennesidir.
- Kusvâ (الْقُصْوَىٰ): "En uzak" anlamında, "aksâ"nın müennesidir.
- Rekb (الرَّكْبُ): Kervanla birlikte olan yolcu topluluğu. Burada Ebu Süfyan ve arkadaşlarının bulunduğu ticaret kervanı kastedilmiştir.
- Beyyine (بَيِّنَةٍ): Apaçık delil, kesin hüccet.
Tefsir:
Ey Müminler! Allah'ın size olan büyük lutfunu ve yardımını hatırlayın. O gün siz, Medine'ye daha yakın olan vadi kenarında idiniz. Düşmanınız olan müşrikler ise sizden daha uzakta, Mekke tarafındaki vadi kenarında konaklamıştı. Ticaret kervanı ise sizden daha aşağıda, Kızıldeniz sahiline yakın bir yerde bulunuyordu. Sizler sayıca az ve zayıf, onlar ise sayıca çok ve silahça üstündünüz. Aranızda önceden kararlaştırılmış bir savaş planı da yoktu. Eğer siz ve müşrikler, savaşmak için önceden sözleşip buluşma yeri ve zamanı belirleseydiniz, mutlaka o buluşmada ihtilafa düşer, birbirinize muhalefet ederdiniz. Fakat Allah, sizi hiç beklemediğiniz bir anda, önceden planlanmamış bir şekilde Bedir'de bir araya getirdi. Bu, Allah'ın takdiriyle oldu.
Peki, bunun hikmeti neydi? Allah, müminlere yardım etmeyi, kâfirleri ise zelil kılmayı ve dinini yüceltmeyi takdir etmişti. Bu buluşma, Allah'ın ezelde yazdığı ve mutlaka gerçekleşecek olan bir emrin yerine gelmesi içindi. Bu sayede, helak olan (küfür üzere ölen) apaçık bir delili gördükten sonra helak olsun; hayatta kalan (iman eden) de apaçık bir delile dayanarak yaşasın. Yani hiç kimsenin, "Bizim haberimiz yoktu, bize ulaşmadı" diye bir mazereti kalmasın. Bedir'deki bu olağanüstü durum, az sayıdaki Müslümanın çok sayıdaki müşrike galip gelmesi, Allah'ın varlığının ve birliğinin, Peygamberinin hak olduğunun en büyük delillerinden biri oldu. Artık gözüyle gören, kulağıyla işiten herkes için mazeret kalmamıştı.
Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; sizin de onların da bütün sözlerini işitir. O, her şeyi bilendir; kalplerinizde olanı, niyetlerinizi, samimiyetinizi en iyi bilendir. O halde ey Müminler! Allah'ın size olan bu yardımını ve lütfunu hiç unutmayın. O'nun dinine sarılın, emirlerine uyun. Bilin ki Allah, kendisine tevekkül edenleri, sabredenleri asla yalnız bırakmaz. Bu büyük zafer, sizin için bir ders ve ibret vesilesidir. Allah'ın vaadi haktır; O, dilediğine yardım eder, dilediğini zelil eder. Sizler de bu dinin taşıyıcıları olarak, Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve sakın ayrılığa düşmeyin. Çünkü Allah, kendisine ortak koşanları sevmez, ama ihlasla kendisine kulluk edenleri sever ve onları asla yardımsız bırakmaz.
📜 Ayet 40-44 — Enfâl
Meal — Enfâl 42
Sure Enfâl Ayet 42 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Siz vadiye en yakın ve onlar da en uzak yamaçta…Sure Ayet 42/75 — Enfâl الأنفال (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enfâl Dinle, Enfâl Meal, Enfâl mp3, Enfâl pdf. Ayet 40–44. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










