Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- El-Emâne (الأمانة): Allah'ın kullarına yüklediği dini sorumluluklar; namaz, oruç, zekât gibi ibadetler, emanetlerin korunması, sırların saklanması ve tüm ilahi emir ile yasaklara riayet etmek.
- Arz (عرض): Teklif etmek, sunmak, göstermek.
- Ebevne (أبين): Kabul etmediler, yanaşmadılar, reddettiler.
- Eşfakne (أشفقن): Korktular, endişe ettiler, çekindiler.
- Zalûm (ظلوم): Çok zalim, kendine zulmeden, hakkıyla taşıyamayan.
- Cehûl (جهول): Çok cahil, sonucunu düşünmeyen, aceleci.
Tefsir:
Yüce Allah, bu ayet-i kerimede insanın üstlendiği büyük sorumluluğu ve emanetin ağırlığını bizlere haber vermektedir. Allah Teâlâ, kullarına yüklediği dini sorumlulukları, ibadetleri ve emanetleri; göklere, yere ve dağlara teklif etmiştir. Bu kâinatın devasa varlıkları, bu emaneti yüklenmekten çekinmişler, onun ağırlığından ve sorumluluğundan korkmuşlardır. Çünkü bu emanet, büyük bir imtihanı ve ağır bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir.
Ancak insan, bu ağır emaneti kabul etmiş ve yüklenmiştir. Bu, insanın şerefini yücelten büyük bir mertebedir; zira Allah, bu emaneti insana layık görmüştür. Fakat ayetin devamında insanın bu emaneti hakkıyla yerine getirememe riskine de işaret edilmektedir. İnsan, bu emaneti yüklenirken kendisine zulmetmiş ve emanetin sonucunu, ağırlığını tam olarak kavrayamamıştır. "Zalûm" ve "cehûl" sıfatları, insanın bu emaneti taşırken aciz kalabileceğini, nefsine haksızlık edebileceğini ve bu büyük sorumluluğun sonucunu tam anlamıyla idrak edemediğini ifade etmektedir.
Sevgili kardeşlerim! Bu emanet, iman emanetidir, ibadet emanetidir, kul hakkı emanetidir, sır saklama emanetidir, adalet emanetidir. Bizler bu emaneti yüklenerek Allah katında büyük bir şerefe nail olduk. Şimdi bize düşen, bu emanetin hakkını vermek, onu layıkıyla taşımaktır. Namazımızı kılarak, orucumuzu tutarak, zekâtımızı vererek, dilimizi, gözümüzü, kalbimizi haramlardan koruyarak bu emaneti muhafaza edelim. Unutmayalım ki emanete sahip çıkanlar, dünyada huzur, ahirette ise büyük bir mükâfat kazanacaklardır. Allah'ın bize verdiği bu büyük sorumluluğun farkında olalım ve O'na karşı olan kulluk vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret edelim. Çünkü bu emanet, bizi diğer varlıklardan üstün kılan en büyük şerefimizdir.
📜 Ayet 70-73 — Ahzâb
Meal — Ahzâb 72
Sure Ahzâb Ayet 72 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar…Sure Ayet 72/73 — Ahzâb الأحزاب (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahzâb Dinle, Ahzâb Meal, Ahzâb mp3, Ahzâb pdf. Ayet 70–73. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










