Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yasılûne: Ulaşanlar, bağlananlar, sığınanlar.
- Mîsâk: Antlaşma, güvence veren sözleşme.
- Hasırat sudûruhum: Göğüsleri daralmış, içleri sıkılmış; savaşmayı gönüllerinden istemeyenler.
- İlkâü's-selêm: Barışı ve teslimiyeti sunmak, sulh teklif etmek.
- Sebîl: Yol, kendilerine karşı kullanılabilecek bir dayanak veya gerekçe.
Tefsir:
Bu mübarek ayet, müminlere savaş konusunda önemli bir ahlak ve merhamet dersi vermektedir. Allah Teâlâ, düşmanlara karşı sert ve tavizsiz olmayı emrettikten sonra, bu hükmün dışında kalan iki grup insanı istisna tutmuştur. Bunlar:
Birinci grup: Sizinle aranızda antlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar, onlara ulaşanlar ve onların himayesine girenlerdir. Onlarla savaşmanız nasıl helal değilse, onların koruması altına girenlere dokunmanız da helal değildir. Çünkü antlaşma, o topluluğun güvencesi altındaki herkesi kapsar.
İkinci grup: Size gelip de kalpleri daralmış, ne size karşı savaşmayı ne de kendi kavimlerine karşı savaşmayı gönüllerinden geçirmeyen kimselerdir. Bunlar, iki ateş arasında kalmış, tarafsız kalmayı tercih etmiş ve size barış elini uzatmış kimselerdir.
Ayet, bu durumun Allah'ın takdiriyle gerçekleştiğini hatırlatır: "Eğer Allah dileseydi, onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı." Yani onların size karşı savaşmaması, sizin gücünüzden veya onların zayıflığından değil, Allah'ın sizi koruması ve aranıza barışı koymasındandır. Bu büyük bir nimettir ve şükür gerektirir.
Sonra Allah Teâlâ, bu kimselere karşı tutumumuzu netleştirir: "Eğer sizden çekinir, sizinle savaşmaz ve size barış teklif ederlerse, Allah size onların aleyhine bir yol kılmamıştır." Yani onlara karşı savaş açmanız, onları esir almanız veya onlara zarar vermeniz için hiçbir meşru gerekçeniz yoktur. Onlar barışı seçtikleri sürece, siz de barışı seçmekle yükümlüsünüz.
Bu ayet, İslam'ın barışa verdiği önemi ve savaşın ancak zorunlu hallerde meşru olduğunu gösterir. Müminler, barışa açık olmalı, sulh teklif edenlere kapılarını kapatmamalıdır. Zira Allah, barışı sevenleri sever ve kullarına asla zulmetmez. Bu hüküm, Müslüman toplumun ahlakını yücelten, merhamet ve adalet üzerine bina eden ilahi bir rehberliktir. Bizler de bu ayetten, düşmanlarımıza karşı bile adaletli ve merhametli olmamız gerektiğini, barış elini uzatanlara asla kötülük yapmamamız gerektiğini öğreniyoruz. Bu, bizim için dünya ve ahiret saadetinin anahtarıdır.
📜 Ayet 88-92 — Nisâ
Meal — Nisâ 90
Sure Nisâ Ayet 90 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ancak, sizinle kendileri arasında anlaşma olan bir millete sığınanlar yahut…Sure Ayet 90/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 88–92. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










