Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Veddû: Çok arzuladılar, istediler.
- Sevâ: Eşit, denk olmak.
- Evliyâ: Dostlar, yakınlar, sırdaşlar.
- Hattâ yühâcirû: Hicret edinceye kadar (Allah yolunda).
- İn tevellev: Eğer yüz çevirirlerse (iman ve hicretten).
- Fahuzûhüm: Onları yakalayın (esir alın).
- Veliyyen: Dost, koruyucu.
- Nasîrâ: Yardımcı, destekçi.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların gerçek yüzlerini bizlere haber vermekte ve müminleri onlara karşı dikkatli olmaya çağırmaktadır. Onların en büyük arzusu, sizin de imanınızdan dönmeniz ve kendileri gibi inkârcı olmanızdır. Çünkü onlar, sizin hidayetinizi değil, kendi batıllarında yalnız kalmamayı ve sizinle eşit olmayı istemektedirler. Bu, onların size olan düşmanlıklarının ve hasetlerinin en açık göstergesidir.
Rabbimiz bu sebeple müminlere şu hayatî uyarıyı yapmaktadır: "Onlardan dostlar edinmeyin!" Ancak bu yasak, mutlak değildir; bir istisnası vardır: "Allah yolunda hicret edinceye kadar." Yani onlar, imanlarının samimiyetini göstermek için Allah rızası için yurtlarını, evlerini, mallarını terk edip Müslümanların safına katılırlarsa, o zaman onlarla dostluk kurulabilir. Hicret, o dönemde imanın ve sadakatin en büyük göstergesiydi; kişinin Allah ve Resûlü uğruna her şeyini feda edebileceğinin kanıtıydı.
Peki ya bundan da yüz çevirirlerse? İşte o zaman emir çok nettir: "Onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün!" Bu hüküm, onlarla savaş hâlinde olunduğu zaman geçerlidir; yoksa Müslümanlara zulmetmek veya cana kıymak asla söz konusu değildir. Bu, İslam'ın düşmanlarına karşı takınılması gereken tavizsiz ve kararlı duruşu gösterir. Çünkü bunlar, imanlarını gizleyip Müslümanların arasına sızarak fitne çıkaran, onların birlik ve beraberliğini bozmaya çalışan kimselerdir.
Son olarak Rabbimiz, bu tür insanlardan "ne bir dost ne de bir yardımcı" edinilmemesini emreder. Yani onlarla ne sıcak bir dostluk kurulmalı, ne de onlardan herhangi bir konuda yardım istenmelidir. Çünkü onlar, size yardım edecek değil; aksine sizi zarara sokacaklardır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize, imanımızın kıymetini bilmemizi ve onu korumamızı öğretir. İman, Allah'ın en büyük lütfudur; onu hiçbir dünyevi menfaat karşılığında feda etmemeliyiz. Münafıkların ve inkârcıların tuzaklarına karşı uyanık olmalı, onların dostluk tekliflerine aldanmamalıyız. Unutmayalım ki gerçek dostluk, ancak Allah rızası üzerine kurulan dostluktur. Bizi Allah'a yaklaştıran, dinimizi yaşamamıza yardımcı olan kimseler bizim gerçek dostlarımızdır. Rabbimiz, bizleri imanında sebat eden, dostlarını ve düşmanlarını iyi tanıyan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 87-91 — Nisâ
Meal — Nisâ 89
Sure Ayet 89/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 87–91. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










